Sosyal Atama Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

26.01.2021

Değerli Misafirler,

Sevgili Gençler,

Hanımefendiler Beyefendiler,

Şehitlerimizin kıymetli emanetleri,

Değerli gazilerimiz ve gazi yakınlarımız,

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Bugün devlet korumasında yetişmiş gençlerimizden 193’ünün, engellilerimizden 2 bin 140’ının, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarımızdan da 370’inin atamasını yapmak üzere biraradayız. Çeşitli kamu kuruluşlarına atamasını yapacağımız bu 3 bin 603 kardeşimize atamalarının hayırlı olmasını diliyorum. Bu kardeşlerimize görev yerlerinde başarılar temenni ediyorum.

Türkiye’nin anayasamızda belirtilen sosyal devlet niteliğinin tezahürü olarak gördüğüm bu uygulamanın fiiliyata dönüştürülmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Değerli Misafirler,

Bizim geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de kimsedir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip çıkmak, onlara analık-babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur. Osmanlı döneminde Eytam Nizamnamesi’nden hâlâ faaliyet gösteren Darüşşafaka’nın kuruluşuna kadar bu amaçla oluşturulmuş pek çok yapı vardır. Ayrıca, tarihimizin en önemli kurumları olan ve tüm dünyaya da ülkemizden yayılan vakıfların hemen tamamının senedinde öksüzlere ve yetimlere sahip çıkma maddesi yer almaktadır.

Rahmetli Kazım Karabekir Paşa’nın Doğu Anadolu’da Birinci Dünya Savaşı yıllarında yetim ve öksüz kalmış çocuklara sahip çıkarak gösterdiği alicenaplık bugün hafızalarımızda hâlâ canlıdır. Himayesine aldığı 4 bin erkek ve 2 bin kız çocuğunu her türlü ihtiyaçlarını ve temel eğitimlerini karşılamanın yanında meslek sahibi de yapan Kazım Karabekir Paşa’nın modeli maalesef devam ettirilememiştir. Hükümete geldiğimizde devlet korumasındaki çocukların yüzlerce kişinin kaldığı büyük yurtlarda adeta balık istifi şeklinde barındırıldığını gördüm. Maalesef topluma uyum sağlayabilecekleri iklimden yoksun çocuklarımız bu ortamda ne doğru dürüst eğitim alabiliyor, ne de meslek sahibi olabiliyorlardı. Sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yaparak devlet korumasındaki çocuklarımızın yetiştirilme modelini baştan sona değiştirdik. Çocuklarımızı çok büyük yurtlarda koğuş sisteminde barındırmak yerine ev düzenine geçtik. Bu evleri de daha ziyade mahalle içlerinde açarak çocuklarımızın diğer ailelerin çocuklarıyla aynı okula gitmesini, aynı sokakta oynamasını, aynı atmosferi teneffüs etmesini sağlamaya çalıştık. Bugüne kadar 111 çocuk evi sitesi, bin 193 çocuk evi ve 65 çocuk destek merkezi oluşturduk. Buralarda görev yapacak personelimizi özel eğitime tabi tuttuk. Halihazırda 13 bin 524 çocuğumuzun bakımını aile ortamına en yakın şekilde hazırladığımız bu evlerde sürdürüyoruz. Daha önemlisi, ailelere destek vermek suretiyle çocuklarımızı mümkün olduğu kadar kendi anneleri, babaları veya yakınlarıyla yaşamasını sağladık. Geçtiğimiz 18 yılda bu çerçevede verdiğimiz desteklerle 652 bine yakın çocuğumuzun ailelerinin yanında hayatını sürdürmesini temin ettik. Sadece son 8 yılda yüzde 86’sı doğrudan annelere olmak üzere bu amaçla verdiğimiz destek miktarı 6,9 milyar liradır.

Son dönemde ihtimam gösterdiğimiz ve geliştirmeye çalıştığımız bir diğer uygulama da koruyucu aile sistemidir. Şu anda 7 bin 864 çocuğumuz çok hassas bir şekilde tespit edilen ve sıkı şekilde denetlenen koruyucu ailelerin yanında hayatlarına devam ediyor, üstelik bunların 795’i de özel gereksinimi olan çocuklardır. Kimsesiz çocukları evlat edinen ailelere de ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Devlet korumasındaki çocukların kamuda istihdamı 1988 yılından beri sürüyor. Biz 2014 yılında bu çocuklarımızın kamudaki istihdamını merkezi yerleştirmeye dönüştürerek işlerini kolaylaştırdık. Ayrıca, istihdamın eğitim düzeylerine göre kendi branşlarında olmasını da temin ettik. Hükümete geldiğimizde kamuda işe yerleştirilen devlet korumasındaki çocuk sayımız 21 bin 300’dü, bugün bu sayı 55 bini aşmıştır. Sadece son 2,5 yılda 7 bine yakın evladımızı kamuya yerleştirdik. Hayata geçirdiğimiz teşvik uygulamasıyla 4 bin 600’e yakın gencimizin de özel sektörde istihdamını sağladık. Kimsesiz çocuklarımız için kamudan yaptığımız her kuruş harcamayı bu devletin başının, gözünün sadakası olarak görüyoruz.

İnşallah, aile yanında destek ve koruyucu aile gibi uygulamaları daha da yaygınlaştırarak hem hiçbir evladımızın sahipsiz kalmamasını, hem de toplumdan kopmamasını temin etmekte kararlıyız.

Değerli Misafirler,

Bir toplumun vicdanını ölçmenin en kestirme yolu, engellilere olan davranışa bakmaktır. Engellilerine sahip çıkan toplum yıkılmaz bir bünyeye sahip demektir. Ülkemizde yıllarca bu konuda doğru politikalar geliştirilemediği için vicdanları sızlatan görüntüler yaşanmıştır. Engelli kardeşlerimiz toplumdan izole bir şekilde evlerinin dört duvarı arasında yaşamaya mahkum edilmiştir. Hükümete geldikten sonra üzerinde en çok durduğumuz ve yakın takibini yaptığımız hususlardan biri de engellilerimizin topluma kazandırılması faaliyetleridir. Bu amaçla 2005 yılında Engelliler Kanunu’nu çıkarttık, hemen ardından da Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzalayan ülkeler arasına girdik. Günlük hayatını idame ettirmek için başka bir kişinin desteğine ihtiyaç duyan engellilerimize bakım hizmeti sunmaya veya bakımlarına destek olmaya başladık. Bugün 536 bine yakın engellimize aileleri yanında bakım desteği sağlıyoruz. Ayrıca, resmi ve özel 541 merkezde 29 bine yakın engelliye yatılı bakım hizmeti veriyoruz.

Engellilerimizin ihtiyaç duydukları tüm sağlık hizmetleri genel sağlık sigortası kapsamında karşılanıyor. Geçmişte her kurum için ayrı ayrı alınması sebebiyle ciddi sıkıntı kaynağı olan engelli raporlarının elektronik ortamda tüm kurumlar tarafından görülebilmesini de bu arada temin ettik. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın sosyal hayata katılmaları bakımından önemli olan erişilebilirlik konusunda çok ciddi düzenlemeler yaptık. Bugün de bir kısmına şahitlik ettiğimiz istihdam meselesinde de devrim niteliğinde adımlar attık. Kamu kurumlarındaki memur kadrolarının engellilere tahsiste olan yüzde 3’ünün etkin şekilde kullanılabilmesi için merkezi yerleştirmeye dayalı bir sistem kurduk. Aynı şeklide kamu işçi kadroları için de merkezi yerleştirme yöntemine geçtik, böylece 2002 yılında yalnızda 5 bin 777 olan engelli memur sayımızı, burası önemli, 58 bin 319’a yükselttik. Böylece kamudaki engelli kontenjanlarının doluluk oranını yüzde 82 seviyesine kadar çıkardık.

Ayrıca, tayinden yer değiştirmeye iş yerindeki görev dağılımından mesai düzenine kadar her konuda engellilerimize pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Tüm bu gayretlerimiz sayesinde engellerimizin her alanda aktif şekilde hayatın içinde yer aldıklarına şahit oluyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de engellilerimize hizmet vermeye daima yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Değerli Misafirler,

Şehitlerimizin bizlere emaneti olan yakınlarıyla, gazilikle şereflenen kardeşlerimizin kalbimizde ayrı bir yere vardır. Bir insanın hiçbir mecburiyeti olmadığı halde bilerek ve isteyerek inancı ve vazifesi uğrunda ölümünü üzerine yürümesi kadar büyük bir fedakârlık yoktur. Bunun için şehit yakınlarımız ve gazilerimiz daima başımızın tacı olmuştur. Rabbimizin müjdesi olan bu payelerin vakarına, onuruna, hassasiyetine uygun davranan her kardeşimizle son nefesimize kadar yoldaşlık yapmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Milletimiz tarihi boyunca şehit yakınlarına ve gazilere sahip çıkmıştır. Devletimiz de geçmişten bugüne çeşitli düzenlemelerle bu insanlarımıza çeşitli imkânlar sağlamıştır. Biz de hükümete geldikten sonra şehit yakınları ve gazilerimizin hep üzerine titredik. İstiklal Harbi’nden Kore’ye ve Kıbrıs’a kadar geçmişten miras aldığımız gazilerimizin hak ve imkânlarını genişlettik. Terörle mücadelede sınır ötesi harekatlarımızda 15 Temmuz’da şehit olan ve gazilikle şereflenen her kardeşimize pek çok farklı kalemde ciddi destekler verdik. Tazminattan maaşa, sağlık ve eğitim desteğinden istihdama kadar her konuda bu kardeşlerimizin kalbini mutmain edecek uygulamalara imza attık. Hükümete geldiğimizde bu kapsamda kamuda istihdam edilen kişi sayısı 6 bin 315’ti. Bugün ise aynı kapsamda istihdam edilenlerin sayısı 45 bine yaklaştı. Elbette ne yaparsak yapalım şehitlerimizin ve gazilerimizin haklarını ödemeyeceğimizi, en büyük şerefin bizatihi Rabbimizin ve milletimizin nezdinde bu unvanlara sahip olmak olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte devlet olarak elimizdeki tüm imkânları şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin emrine sunmak suretiyle kendilerine şükranlarımızı ifade etmeye çalışıyoruz. Bu vesileyle bir kez daha tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Hadislerde cennetin sekiz kapısından birinden yalnızca şehitlerin ve gazilerin gireceği müjdeleniyor. Rabbim inşallah bizlere onlara layık olabilen zümreler arasına girebilmeyi nasip eyler.

Değerli Kardeşlerim,

Türkiye’nin sahip olduğu hizmet altyapısının gücü ve sosyal devlet vasfının genişliği kriz dönemlerinde çok daha iyi ortaya çıkıyor. Salgın döneminde sadece sağlık altyapımızın ve genel sağlık sigortamızın gücünü görmekle kalmadık, aynı zamanda sosyal destek sistemimizin kapsayıcılığını da test ettik. Neredeyse bir yıla yaklaşan salgın döneminde hamdolsun yüreklerimizi yakacak ne sağlık krizi, ne de sosyal çöküntü görüntülerine şahit olduk. Tam tersine 46 milyar lirayı geçen sosyal koruma kalkanı ödemelerimiz ve geniş bir alanda verdiğimiz desteklerle ülkemizin ayakta kalmasını sağladık.

Bakın dünyanın en gelişmiş ülkelerinde şu anda aşı sıkıntısı var, aşı bulamıyorlar. Biz ise hamdolsun şu anda aşı konusunda attığımız adımlarla, yaptığımız ödemeyle süratle aşılarımızı aldırmaya başladık ve ilk etapta inşallah 50 milyon doz aşı ülkemize gelecek ve süratle de aşılamayı başlattık, şu anda devam ediyor. Dünyanın en müreffeh ülkelerinden dahi yürek burkan sahnelerin görüldüğü bir süreci ülke olarak biz en az sıkıntıyla geride bırakmayı başardık. Bu yılın bütçesinde sosyal destek harcamaları için ayırdığımız rakam 81 milyar lirayı geçiyor. İnşallah her kesimden vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu, her an yanında olmayı sürdüreceğiz.

Bu duygularla bir kez daha atamasını yapacağımız 3 bin 603 gencimize, engellimize, şehit yakınımıza, gazimize ve gazi yakınımıza kadrolarının hayırlı olmasını diliyorum. Görev yerlerinizde her birinize başarılar diliyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.