Elazığ Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

25.01.2021

Değerli Elazığlılar,

Gakkoşlar,

Kıymetli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.  Bugün anahtar teslim töreni için bir araya geldiğimiz konutlarımızın hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bu vesileyle bir yıl önce Elazığ ve Malatya başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgemizi etkileyen depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimize ve bu kardeşlerimizin yakınlarına başsağlığı dileklerimi tekrar ediyorum. Deprem anından itibaren devlet olarak tüm imkânlarımızla vatandaşlarımızın yanında yer aldık. Bir yandan enkaz altında kalan insanlarımızı kurtarmaya çalışırken, diğer yandan da acil ihtiyaçları karşılayacak mekanizmaları süratle oluşturduk. Enkaz kaldırma faaliyetlerinin hemen ardından da evleri yıkılan vatandaşlarımıza yeni konutlar inşa etmek için kolları sıvadık. Elazığ’da depremin ardından 77 bin bina incelendi ve toplam 4 bin 764 binanın yıkımı gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmeler sonunda Elazığ’da 20 bin ve Malatya’da 6 bin olmak üzere toplam 26 bin yeni konutun inşasına karar verdik. Elazığ’daki inşaat çalışmalarına depremden en çok zarar gören Sürsürü, Bizmişen, Yazıkonak, Akçakiraz, Aksaray, Karşıyaka, Abdullahpaşa ve Gümüşkavak Mahallerinden başladık. Depremden sonraki 6 ayda 2 bin 517 konutu bu mahallelerde hak sahiplerine teslim ettik. Halen 136 derslikli 8 okulun inşaatı sürüyor. Malatya’da da 100’ü köy evi olmak üzere bin 195 konutu vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bugün Elazığ’da 5 bin 500 konutu daha teslim ederek toplamda 8 bin ailemizi yeni evlerine kavuşturmuş oluyoruz.

Özellikle köylerimiz için tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak çok özel projeleri hayata geçirdik. Kalan 12 bin konutu da yeşil alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, camileri, okulları, spor sahaları ile hep birlikte yaza kadar tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Böylece 5 milyar lirayı aşan bir yatırımla Elazığ’da yaklaşık 100 bin insanımız için modern, güvenli ve her türlü sosyal donatıya sahip yepyeni bir şehir inşa etmiş oluyoruz.

Hamdolsun Türkiye artık bu kadar kısa sürede bu kadar çok sayıda konutu, üstelik de en kaliteli şekilde inşa ederek yaraları hızla saracak, mağduriyetlerini giderecek bir kapasiteye ulaşmıştır. Bir kez daha bu konutların hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Depremler, seller, heyelanlar, bütün bunlar, afetlerin önüne geçmek elbette insan iradesini aşan hususlardır. Kadim çağlardan beri dünyanın en önemli deprem kuşaklarının üzerinde yer alan bir ülkede yaşıyoruz. Aynı şekilde ülkemizin özellikle Karadeniz tarafı, coğrafi yapısı sebebiyle sel ve heyelan felaketlerinin sıkça görüldüğü yerlerin başında geliyor. Tarih boyunca hep olduğu gibi bugün de sık sık depremlerle, sellerle karşılaşıyoruz. Bu afetlerin belki önüne geçemeyiz, ama yol açacağı zararları en aza indirecek tedbirleri alabiliriz.

Bugün dünyada imar planlamasından mimariye ve malzeme kalitesine kadar tavizsiz uyguladığı yüksek standartlar sayesinde afetlerin etkilerini en aza indiren pek çok ülke vardır.

Türkiye, özellikle Cumhuriyet dönemindeki plansızlıkların, ihmallerin, rant hırsının neticesi olarak afetlere karşı güvenli bir altyapı kuramamıştır. Tek katlı veya çok katlı, ama hepsi de düşük standartlı binalar şehirlerimizi zehirli bir sarmaşık gibi istila etmiştir. Köylerimizde insanlarımızın hiçbir destek almadan kendi imkânlarıyla yaptıkları evler de afetlere karşı gereken donanıma sahip değildir. Netice itibariyle ülkemizin yapı stokunun önemli bir bölümü depreme dayanıksız olarak inşa edilmiştir. Marmara depreminin ardından bu gerçek tüm çıplaklığıyla kendini göstermiştir. Bu depremin ardından yapılan hukuki düzenlemelerin fiili uygulama haline dönüşmesi de kolay olmamıştır. Tabii bu arada sık sık ciddi can ve mal kayıplarına yol açan yeni depremler yaşamaya da devam ediyoruz. Şöyle geriye doğru bir bakacak olursak geçtiğimiz yılın başında Elazığ, Malatya, ardından Ekim’de İzmir depremini yaşadık. Van’da 2011 yılında yaşadığımız depremi de çok iyi hatırlıyoruz. Aynı şekilde 2010’da yine Elazığ’da, 2004’te Ağrı ve Erzurum’da, 2003’te Bingöl’de yaşanan depremleri de unutmadık. Bilim insanları ülkemizin üzerinde bulunduğu fay hatlarındaki hareketleri inceleyerek yeni ve daha büyük depremlere hazırlıklı olmamız hususunda sık sık bizleri ikaz ediyor. Tabii bu hazırlığın bir boyutunu yeni yapılan binaların kontrolü, diğer boyutunu ise mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi oluşturuyor. Milyonlarca yapının dönüşümünün öyle kolay olmadığını sanıyorum. Vicdan ve izan sahibi herkes kabul edecektir, karşımızda her şeyi bir kenara bırakıp Türkiye’nin tüm mali gücünü bu alana sarf etsek bile yıllarca bitmeyecek bir iş yükü bulunuyor. Elbette işin büyüklüğü bizi harekete geçmekte alıkoymadı. Belirlediğimiz öncelikler çerçevesinde var gücümüzle çalışıyoruz.

Değerli Kardeşlerim,

Hükümete geldikten sonra Toplu Konut İdaremiz vasıtasıyla öncülüğünü yaptığımız depreme dayanıklı yapı inşasında çok büyük mesafe kat ettik. Türkiye sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyona yakın depreme dayanıklı, kaliteli işlevsel konuta ve kamu binasına kavuşmuştur. Özel sektör de her kesimden vatandaşımıza ve uluslararası yatırımcılara hitap eden yapı inşasına yönelerek bu sürece destek vermiştir. Kentsel dönüşüm çalışmalarına öncülük ederek yapı stokumuzu güvenli hale getirmenin gayreti içindeyiz.

Ülke genelinde 59 ilimizdeki 268 riskli alanda ve 67 ilimizdeki yeni yerleşim alanında faaliyetlerimiz sürüyor. Sadece son 8-9 yılda 1,5 milyon konutun geri dönüşümünü tamamlayarak 6 milyon insanımızın can ve mal güvenliklerini teminat altına aldık. Halen ülke genelinde 272 bin toplu konutun ve kentsel dönüşüm konutunun inşası sürüyor. Riskli yapı statüsünde yenilemesi devam eden konut ve iş yeri sayısı 688 bini geçti. Bu alanlardaki 677 bin bağımsız birimin tahliye ve yıkım işlemlerini tamamladık. Toplamda 5 milyon insanımızı ilgilendiren tüm çalışmaların yalnızca kira yardımı, proje ve kamulaştırma giderleri gibi maliyetleri 15,5 milyar lirayı geçti. Sadece İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmaları 10 milyon metrekare büyüklüğü bulan bir alana yayılmış bulunuyor. Hedefimiz, acil dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutu önümüzdeki 5 yılda tamamlamaktadır.

Ekim’deki İzmir depreminin ardından bu şehirde de 5 bin konutun inşasına hemen başladık.

Sel ve heyelan afetlerinin ardından Trabzon Araklı’da 118, Giresun Bulancak’ta 570, Giresun Dereli’de 612 konutun yapımı sürüyor. Devlet ve vatandaş olarak el birliği içinde ülkemizin önündeki afet tehditlerine karşı hazırlıklarımızı hızlandıracağız. Rabbimden ülkemizi her türlü felaketten muhafaza eylemesini diliyorum. Bize düşen hep birlikte tedbirlerimizi alıp takdire rıza göstermektir.

Tabii afetlere hazırlık yanında ülkemizin şehirleşme kalitesini yükseltmeyi de önemsiyoruz. Bu amaçla artık yeni projelerimizin tamamını yatay mimari stratejisiyle hazırlıyoruz. Elazığ ve Malatya’daki deprem konutlarımız bu yaklaşımla inşa edilmiştir. Bundan dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanıma özellikle teşekkür ediyorum. İnşallah budan sonra tüm projeleri de aynı anlayışla hayata geçireceğiz. Dikey mimari hele hele böyle deprem bölgesinde bizim için bir intihardır.

Değerli Kardeşlerim,

Türkiye son 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve hizmet altyapısı sayesinde bir süredir ardı ardına yaşadığımız nice saldırıların, maruz bırakıldığımız nice tuzakların küresel düzeyde yaşanan nice krizlerin üstesinden başarıyla gelmektedir. Daha önce maruz kaldığımız terör saldırılarını, sınırlarımızın kuşatılma girişimini, uluslararası alanda köşeye sıkıştırılma gayretlerini bir kenara bırakıyorum, sadece koronavirüs salgını döneminde karşılaştığımız fotoğraf dahi tek başına Türkiye’nin gücünü, kapasitesini ve potansiyelini göstermeye yeterlidir. Ülkemizin tüm illerini eser ve hizmet siyasetimizin ürünü yatırımlarla donatırken, her bir insanımızın hayat kalitesini yükselttik, geleceğe umutla bakmasını sağladık.

Mesela Elazığ’a son 18 yılda toplam 16 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Bu çerçevede eğitimde 2518 adet yeni derslik yaptık Elazığ’a. Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 6 bin 304 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettik.

Farklı branşlarda 14 adet spor tesisi açtık. 20 bin seyirci kapasiteli Elazığ Stadyumumuzun inşası devam ediyor. İpek Yolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezinin resmi açılışını da biraz sonra gerçekleştireceğiz.

Eski Emniyet Müdürlüğü alanına 26 bin metrekarelik bir millet bahçesi inşa ettik.  Şehrimize son 18 yılda 1038 yataklı şehir hastanemizle birlikte toplam 37 sağlık tesisi kazandırdık. Deprem konutları dışında 7500 konutu daha sizlerin hizmetine sunduk.

Bölünmüş yol uzunluğumuzu 33 kilometreden 329 kilometre ilaveyle 362 kilometreye çıkarttık. Bu ay içinde hem Elazığ için, hem de bölgemiz için ehemmiyet arz eden iki ulaştırma projesinin açılışını gerçekleştirdik, bunlardan birisi, bakalım bilecek misiniz? Bunlardan birisi Kömürhan Köprüsü, tüneli ve bağlantı yolları, diğeri de Diyarbakır Ergani-Devegeçidi Köprüsü ve bağlantı yollarıdır; durmak yok yola devam. İnşası devam eden Elazığ-Malatya Ayrımı Kuşsarayı Yolunu, Hazar Yolunu ve Elazığ-Sivrice Ayrımı Yolunu, bu yıl onları da bitiriyoruz. Yapımı süren Elazığ-Harput Yolunu, Elazığ-Bingöl Yolunu ve Elazığ-Malatya Yolundaki muhtelif çeşitli bölümleri de yakında inşallah tamamlıyoruz.

Demir yollarında Yurt-Muratbağı hattını, Yolçatı-Tatvan arasını, Kuşsaray-Baskil kesimini her şeyiyle yeniledik. Yolçatı-Tatvan hattı, Muratbağı istasyonuna iki adet yeni yol ilave ettik. Palu-Genç-Muş demir yolunu deplase ederek tamamlayıp hizmetinize sunduk. Malatya-Elazığ ve Elazığ-Diyarbakır hızlı tren projelerimizle ilgili çalışmalar devam ediyor.

Elazığ’a son 18 yılda 14 baraj inşa ettik dile kolay 14 baraj Elazığ’a inşa ettik. Tamamladığımız tesislerle 40 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Elazığ’a, Karakoçan’a, Kovancılara, Palu’ya, Akçakiraz ve Sarıcan beldelerimize doğal gazı da getirdik. Akçakiraz içme suyu tesisini de bu yıl hizmete veriyoruz. Bin 400 yıllık medeniyet birikimimizin tescillerinden biri olan Harput’taki ata yadigârı eserlerimizi restore ederek ihyasını sağladık. İnşallah önümüzdeki dönem de Elazığ her alanda çok daha büyük hizmetlerle, eserlerle, yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alan Elazığ’a, tüm Gakkoşlara şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum.

Bu duygularla bir kez daha anahtar teslimini yapacağımız konutların ve sosyal tesislerin hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum. Deprem anından bugüne kadar Elazığ’ın yaralarını sarmak için çalışan tüm kurumlarımıza, özellikle de İçişleri Bakanlığımıza ve AFAD’a, Çevre Şehircilik Bakanlığımıza, hasar tespitlerini yapmak suretiyle konutların inşasını sağlayan Bakanımıza ve TOKİ’ye teşekkür ediyorum.

Salgının tamamen ortadan kalkmasının ardından sizlerle çok daha yakından kucaklaşacağımız günlerde buluşmak üzere hepinize; sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.