Elazığ’da Halka Hitapları

25.01.2021

Elazığ’ın Saygıdeğer Güzel İnsanları,

Gakkoşlar,

Sizleri böyle anlamlı bir günde en kalbi duygularla selamlıyorum. Kardeşlerim; bir yıl önce hüzünlüydük, dertliydik. Zira burada gözyaşı vardı, burada binalarımız depremle birlikte yıkılmıştı. Hemen buradaydık ve geldiğimizde her tarafın yerle yeksan olduğunu gördük. Sağ olsun tüm bakan arkadaşlarım gece demediler, gündüz demediler ve burada kurumlarımızla beraber bir taraftan depremde binaların altında kalan vatandaşlarımızı çıkarmaya gayret ettiler. Sizler ağlıyordunuz, acaba benim yavrum çıkacak mı, diye bekliyordunuz. Nitekim bunlar içerisinde bugün acaba Cumhurbaşkanımız annesini-babasını kaybetmiş, bize de uğrar mı diye bekleyenler de vardı.

Biz size söz verdik, ne dedik? Dedik ki; evvel Allah bunların çok daha iyisini yapacağız. Yıkılan bu binalar yapılır, ama giden can geri gelmez. Fakat sizler öyle bir imani tavır ortaya koydunuz ki bize o ortaya koyduğunuz tavırla güç verdiniz. Sağ olsun arkadaşlarımız, gerek İçişleri Bakanım Süleyman Soylu Bey, gerek Çevre Şehircilik Bakanım Murat Kurum Bey, gerek şu anda Başkan Yardımcım olarak görev yapan Fuat Bey ve Valimiz, Belediye Başkanımız, tüm milletvekillerimiz hep birlikte bu işin takibini yaptılar, çalıştılar, koşturdular ve şimdi şurayı gördüğüm zaman Allah’ıma hamd ediyorum. Ya Rabbi diyorum, şu anda Gakkoşlara yakışan binalar yapıldı.

Şimdi şu binalar gelirken balkonlarda selamlayanlara sordum, kaç oda dedim, 3+1 dediler ve dua ediyorlar. Hamdolsun bütün mesele okullarıyla, camileriyle, şurada oturdukları daireleriyle onlara bir mutlu imkân hazırlamak zaten bizim görevimiz değil mi? Bizim görevimiz. Devlet yük değildir, devlet yük alır yük. Devlet vatandaşının mutluluğuyla mutlu olur. Onun için geçmişte ne demişler devlete? Devlet baba demişler. Ve şimdi bizler de Cumhur İttifakı olarak hamdolsun bu anlayışla bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik ve bu yola devam ediyoruz.

Kardeşlerim,

Biz sizin hizmetçiniziz. Biz Elazığ’a Şehir Hastanesini de yaptık mı? Yaptık. Eğer bu hastaneler olmasaydı biz o geceyi nasıl atlatırdık? Ve hamdolsun bununla birlikte bütün operasyonlar her şey çok süratli oldu, seri oldu. Okullarımızla, her şeyimizle hizmetinizdeyiz. Bundan sonra daha yapacağımız çok işimiz var biliyorum. Şu anda inşallah bundaki etaba Murat Bey ne zaman geleceğiz? Bak şimdi Bakanım diyor ki, 6 ay içinde diyor geri kalanları da bitireceğiz ve böylece Gakkoşlar bizim ki bitmedi demeyecek hepsi bitmiş olacak.

Kardeşlerim,

Benim sizden bir isteğim var, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Onun için bizim Rabia’mız var, ne diyoruz? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu yola böyle yürüyeceğiz, ayrılık yok, gayrılık yok. Makam, mevki için değil, birbirimizi Allah için seveceğiz. Tamam, bu kadar yeter mi? Yeter. Şimdi buradan, burada yalnız ekran yok, nasıl izleyecekler? Şimdi üç yere bağlanacağız ya. Şimdi üç ayrı noktaya bağlanacağız, içeride tabii ekranlar var. Sesi vereceğiz dışarıya, ama görüntü olmayacak, orada bir yanlışlık oldu, keşke o da olsaydı. İki tane ekran da buraya koysaydınız, bak şimdi bu sıkıntı olmazdı. Fakat çok şu anda iç içe duruyorsunuz.

Ben de gelirken size keyif çayı da getirmiştim, Rizeliyim ya. Dolayısıyla, şimdi bu keyif çaylarını sizlere arkadaşlarım buradan dağıtacaklar, tamam.