Ankara Gölbaşı Şehir Geçişi Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

26.12.2020

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Gölbaşı Şehir Geçişi Yolunun ilçemize, Ankara’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

Şehir geçişi bölümünün uzunluğu az önce de ifade edildiği gibi 967 metreyi bulan 352 milyon liralık bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği olan Bakanlığımızı, kurumlarımızı, işçisinden, mühendisine herkesi tebrik ediyorum.

Bu projeyle İstiklal Harbimizin yönetildiği, Cumhuriyetimizin kurulduğu Ankara’ya yeni bir nefes borusu daha açıyoruz. Çünkü Ankara Başkent sıfatıyla ülkemizin idari merkezi olmanın yanında, tüm önemli karayolu ağlarının kavşak noktasında yer alan bir şehrimizdir. Hacı Bayram Veli’nin Ahi Evran’ın emaneti bir bozkır şehrinden, bölgesele ve küresel düzeyde söz sahibi bir Başkent’e geçilirken bu şehrin yeteri kadar imar ve ihya edilemediği bir gerçektir. Çevresi gecekondularla kuşatılmış, temel altyapı ihtiyaçlarının pek çoğu yetersiz bu şehre gerçek bir Başkent görünümü kazandırmak için çok çalıştık.

Geçmiş AK Partili belediye başkanlarımızın emeğini bir kenara koymak mümkün değil. Onların gayretleriyle Başkentimiz belli bir noktaya geldi. Bundan sonraki süreçte de her ne kadar belediye başkanlığı noktasında farklı bir konumdaysak da merkezi yönetim olarak bunları da yine aynen devam ettireceğiz. Tarımdan sanayiye kadar geniş bir alanda üretim merkezi vasfına da sahip Ankara’yı kara, demir ve hava yollarıyla geleceğe hazırlamak için tarihi önemde yatırımlar gerçekleştirdik. Geçtiğimiz günlerde son bölümünün de açılışını yaptığımız Ankara-Niğde Otoyolu bunlardan biridir. Daha önce açtığımız Ankara-İstanbul ve Ankara-Konya Hızlı Tren Hatları, yakında açacağımız Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı, inşası süren Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı bu yatırımlardan bazılarıdır.

Sadece ülkemizin değil, dünyanın en derli toplu, güzel, kullanımı rahat havalimanlarından olan Esenboğa’yı sıfırdan yapmışçasına yeniledik. Ankara’dan hangi istikamete doğru giderseniz gidin vatandaşlarımıza sorunlu tüm noktaları çözülmüş, bölünmüş yollarıyla yeşillendirilmiş çevresiyle hızlı ve konforlu seyahat imkanı sunduk. Şehir içinde de Ulaştırma Bakanlığımız ve mahalli idarelerimiz vasıtasıyla çok sayıda yol ve metro projesini şehrimize kazandırdık. Bu projelere karşı nasıl direnişler sergilendiğini, hangi yalan ve iftira kampanyalarının yürütüldüğünü daha dün gibi hatırlıyoruz. Halkçılık adına halk düşmanlığı, çevrecilik adına vandallık, insan hakları adına sapkınlık peşinde koşanlara rağmen ülkemizin her şehri gibi Ankara’yı da geliştirdik, güzelleştirdik. Yatırımlarımızı engellemek için canhıraş bir şekilde çalışanların şimdi bu hizmetleri büyük bir keyifle kullandıklarını da biliyoruz. Buna rağmen kimi eksikler, hatta yapılan kimi yanlışlar yok mudur? Elbette vardır. Ama akıl ve vicdan sahibi herkes, Ankara’nın şehircilik alanında son çeyrek asırda daha önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak kadar büyük mesafe kat ettiğini kabul edecektir. Ne geçmişlerinde ne de bu günlerinde ülkenin hayrına yaptıkları hiçbir yatırımları, hiçbir başarıları olmayanları milletimiz gayet iyi tanıyor. Ülkeye hizmet edenlerin üzerine her türlü yalan ve iftirayla saldıran, kendi içlerindeki taciz, tecavüz ve hırsızlık furyasını ise görmezden gelen bu zihniyetin ipliğini pazara çıkarmakta kararlıyız. Ne kadar bağırırlarsa bağırsınlar tepeden tırnağa tüm bünyeyi saran bu kokuşmuşluğun milletimizden kaçırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Allah’ın rızasını ve milletimizin desteğini kazanmak için aynı anda birçok cephede verdiğimiz mücadeleyi zafere ulaştırana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, tereddüt göstermeyeceğiz. En büyük şerefin, en büyük payenin, en büyük siyasetin milletimize eser kazandırma, hizmet etme, ülkemizin itibarını yükseltme olduğu inancıyla gece, gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. İnsanlarımızın kalbinden kopup gelen bir Allah razı olsun nidasından daha büyük bir mükafat olmadığını bilerek yönetim ve siyasette gönül seferberliği anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz.

Değerli Arkadaşlar,

Biz Türkiye’yi eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, spordan şehirciliğe kadar her alanda projelerle donatırken birileri çıkıp bunca yatırıma ne gerek var diyordu. Hatta yaptığımız okullara öğrenci, açtığımız hastanelere hasta, inşa ettiğimiz yollara araç bulunamayacağını iddia ediyorlardı. Elektrik üretimimizi artıracak yatırımlara karşı çıkarken toprağa mı vereceksiniz, diye soruyorlardı. İstanbul’daki yeni havalimanımızı inşa ederken zemininin kötülüğünden, kuşların göç güzergahında olduğuna kadar envaı çeşit yalanla ortalığı bulandırmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki şimdi açıp kuşların göç haritasına baktığınızda asıl güzergâhın yeni havalimanı değil, eski havalimanı üzerinden geçtiğini görürsünüz.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün inşaatını engellemek için atmadıkları takla kalmamıştı. Bir mahkeme kararını yanlış yorumlayıp bu proje artık dört kuleden ibarettir, diyerek zil takıp oynamaya kalktıklarını da unutmadık. Bizim yaptığımız yolların ne işe yaradığını öğrenmek istiyorlarsa gitsinler sevdiklerine kavuşmak için direksiyon başına geçen vatandaşlarıma sorsunlar. Bu yolların, tünellerin, köprülerin, viyadüklerin ne işe yaradığını anlamak istiyorlarsa gitsinler ailesini geçindirmek için ömrünü yollarda harcayan kamyoncularımıza sorsunlar. Girsinler rastgele bir kamyoncu kooperatifine veya bir kamyoncu lokantasına oradaki kardeşlerimize bu yollar geçmişte nasıldı, şimdi nasıl bir sorup öğrensinler. Hizmete açtığımız hastanelerin ne işe yaradığını gitsinler orada tedavi gören hastalara, onlar için dua eden yakınlarına, orada görev yapan sağlık personeline sorsunlar. İnşa ettiğimiz her barajı kimi zaman bölge halkını tahrik ederek, kimi zaman uluslararası kampanyalarla engellemeye kalkanlarda bunlardı. Şimdi geçirdiğimiz oldukça kurak dönemleri bu barajlarda tutulan sular sayesinde en az sıkıntıyla geride bırakıyoruz. Bu barajların ne işe yaradığını gitsinler evindeki musluğundan her açtığında tertemiz suyu akan insanımıza, tarlasını sulayarak ekmeğini kazanan çiftçimize sorsunlar. Evet, Karadeniz’de bulduğumuz doğal gaza bile sevinemeyecek kadar ülkesiyle ve milletiyle gönül bağı kopmuş bir sefil zihniyetten söz ediyoruz. Şimdi 2 yıl sonra inşallah altın madenimizi Söğüt’te çıkardığımızı görecekler. Orada da renk körlüğüne filan girebilirler. Ülkemizin büyüklüğünden, milletimizin potansiyelinden, insanımızın azminden habersiz bu anlayışa rağmen Türkiye 2023 hedeflerine ulaşacaktır. Gençlerimize 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü Türkiye’yi miras bırakmak için ne gerekiyorsa yaptık, yapıyoruz, yapacağız.

Geçtiğimiz 18 yılda ülkemize kazandırdığımız eserlerin ve hizmetlerin anlamını salgın döneminde daha iyi görüyoruz. Esasen dünya koronavirüs salgınıyla başlayan sağlık krizinin giderek daha derin, ekonomik ve siyasi sarsıntılara evrildiği bir süreçten geçiyor. Türkiye bu tarihi dönüşüme altyapı bakımından gelişmiş, siyasi olarak güçlü, ekonomide hazırlıklı, sahada ve masada etkin olduğu bir dönemde yakalanmıştır. Ülkemiz artık ne marjinal gruplar öne sürülerek, ne muhalefet kullanılarak, ne dış kaynaklı yönlendirme mekanizmaları harekete geçirilerek, yolundan döndürülebilir. Bunca yıldır devreye sokulan vesayet, darbe, suni kriz senaryolarının her alanda önümüze gizli, açık takoz koyma gayretlerinin hiçbiri işe yaramamıştır. Milletimizle birlikte her engeli aştık, her zorluğun üstesinden geldik, her sınamadan alnımızın akıyla çıktık. İnşallah ok yaydan çıkmıştır ve hedefine doğru ilerlemektedir. Türkiye yeni küresel mimaride siyasi ve ekonomik olarak hak ettiğini mutlaka alacaktır. Biz tüm hesaplarımızı, tüm yatırımlarımızı, tüm projelerimizi buna göre yapıyoruz. Bölgemizde ve dünyada yaşanan her gelişme Türkiye’nin gücünü ve önemini teyit ve tahkim etmektedir.

Bu hakikatler ışığında bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkese gönlümüz de, kollarımız da açık. Ne Avrupa’yla, ne Amerika’yla, ne Rusya’yla, ne Çin’le, ne de bölgemizdeki diğer ülkelerle özel bir sıkıntımız, çözülemeyecek bir sorunumuz bulunuyor. Biz herkesle egemenliğimize, haklarımıza, hukukumuza, potansiyelimize saygı gösterilmesi şartıyla görüşmeye, konuşmaya, anlaşmaya, birlikte hareket etmeye hazırız. Türkiye gerçeğini siyasi ve ekonomik olarak büyük ölçüde kabul ettirdiğimize, kritik eşiği geçtiğimize inanıyorum. İnşallah bundan sonra işimiz çok daha kolay olacaktır.

Değerli Arkadaşlar,

Demokrasi ve kalkınma mücadelesi son durağı olmayan bir yolculuk gibidir. Yapılan her şey önemlidir. Ama daima önünüzde kat etmeniz gereken çok daha fazla mesafe vardır. Ülkemize kazandırdığımız Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonraki bu en büyük atılımları bir sonraki adımların habercisi olarak görüyoruz. Bunun için ulaştırma başta olmak üzere her alanda yatırımlarımıza, projelerimize, icraatlarımıza ara vermeden devam ediyoruz.

Reformları hedeflerimize uygun şekilde, çıtayı sürekli yükselterek sürdürüyoruz. İnşallah 2021 yılı milletimize söz verdiğimiz gibi demokratik ve ekonomik reformlar yılı olacaktır. Bu konuda yapılan hazırlıkları en kısa sürede milletimizin ve Meclis’imizin takdirine sunacağız. Ekonomide maruz kaldığımız saldırılar ve salgın tedbirlerinin yol açtığı sıkıntıları en kısa sürede geride bırakmayı ümit ediyoruz. Yapısal reformları hızlandırarak, içine hapsedilmeye çalışıldığımız faiz, kur, enflasyon şer üçgenini kırarak üretim ve istihdam merkezli bir sistem kurmakta kararlıyız. Demokratik reformları kimse bizi mecbur bıraktığı için değil, milletimizin her bir ferdi bunlara layık olduğu için yapıyoruz. Bu anlayışla hem hazırlıkları tamamlanan paketleri hızla hayata geçireceğiz hem de yeni çalışmaları süratle neticelendireceğiz. Hedeflerimize ulaşabilmemiz için neyi, nasıl, ne şekilde yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız.

Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız Gölbaşı Şehir Geçişinin Ankara’mıza hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Heyet-i Temsiliye üyelerinin şehrimize geliş tarihine denk gelen bu anlamlı açılışın Ankara’ya gerçekten hizmet edenlerle, lafla vakit öğütenlerin farkını ortaya koyduğuna inanıyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla.