Gaziantep TEKNOFEST Programı’nda Yaptıkları Konuşma

26.09.2020

TEKNOFEST’in Kıymetli Katılımcıları,

Sevgili Gençler,

Değerli Gaziantepliler,

Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in şehrimize, ülkemize, milletimize ve özellikle gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkemizi bu güzel etkinlikle buluşturan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın tüm mensuplarına şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Gazianteplilere de bu güzel programa ev sahipliği yaptıkları için ayrıca teşekkür ediyorum.

İlk iki TEKNOFEST bu alana ilgi duyan gençlerimiz yanında çocuklarıyla beraber ailelerden oluşan milyonların iştirakiyle İstanbul’da yapılmıştı. İstanbul’da alevlenen teknoloji heyecanı dalga dalga tüm Anadolu’yu kuşattı ve neredeyse her ilimizden TEKNOFEST’e ev sahipliği yapma talebi geldi. Bunun üzerine TEKNOFEST’in tek rakamlı yıllarda İstanbul’da, çift rakamlı yıllarda ise diğer şehirlerimizden birinde yapılmasına karar verildi. TEKNOFEST’in Anadolu’daki ilk durağı da ülkemizin insani ve ekonomik tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran Gaziantep oldu. Biz de bugün buraya gelerek, teknoloji güneşi doğudan yükseliyor temasıyla Gaziantep’ten yükselen heyecana ortak olmak istedik.

Öncelikle tüm alanlarda dereceye giren takımları ve yarışmacıları gönülden tebrik ediyor, azim ve başarılarının devamını diliyorum.

Salgın sebebiyle bu festival alışık olduğumuz büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildi. Ancak bu durum TEKNOFEST heyecanının ülkemizi ve gençlerimizi sarmasına engel teşkil etmedi. Şu karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlılığı hiçbir virüsün, hiçbir engelin, hiçbir tehdidin durduramayacağını gösteriyor.

Sevgili gençler;

TEKNOFEST’te bu yıl ülkemizin 81’in ilinin tamamının yanı sıra 84 farklı ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvurusu yapıldı. Festivalin paydaş sayısının 14’ten 63’e yükselmesi bu heyecanın çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ülkemizdeki her kesimi sardığının ispatıdır.

Gençlerimize duyulan güvenin ifadesi olan bu tablo, bize özgün fikirler geliştiren, çalışan, üreten, azmeden herkesin ihtiyacı olan mecrayı bulabileceğini söylüyor. Esasen bu Türkiye’nin son 18 yıldaki hikayesinin de bir özetidir. Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkemizin her köşesini kaldırırken, aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduk. Türkiye’nin altyapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yer, bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işaretidir. TEKNOFEST de bu hizmeti kendi alanında yapıyor.

Edirne’de Lagari Hasan Çelebi’nin izinden gidip roket bilimine merak saran gencimizin kendini ifade edip, kabiliyetini ortaya koyabileceği yer işte burasıdır. Şırnak’ta Cezeri’nin birikimini yaşatma hayali kuran evladımızın robotik alanındaki becerilerini gösterebileceği yer işte burasıdır. Trabzon’da Hezarfen Ahmed Çelebi’nin gayretiyle havacılığa yönelen çocuğumuzun tutkusunu gerçeğe dönüştürebileceği yer işte burasıdır. Sahip olduğumuz medeniyet miraslarını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese aradığı fırsatı sağlayan yer işte burasıdır. Amerika’daki yarışmada başarılı olup yaptıkları uydu Aralık ayında uzaya fırlatılacak olan Grizu Takımı T-3 Vakfı’nın desteklediği takımlardan biriydi. İnsansız sualtı sistemleri yarışmasında ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibi şimdi uluslararası alanda rekabet edecek özgün sistemler geliştiriyor. İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerimiz, bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ girişimi kurarak dünya çapında başarılar için kolları sıvayan gençlerimiz TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileriydi. Bu yılki yarışmacılarımızdan da önümüzdeki dönemde benzer başarılara imza atacaklar elbette çıkacaktır. Evet, yapay zekâdan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler işte burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır.

Sevgili Gençler;

Tüm bu söylediklerimiz sadece temenniden ibaret değildir. Sizler gibi gençlerin kurduğu ve kısa sürede dünya çapında başarıya ulaşıp, milyar dolarlık değerlere ulaştırdığı girişimler olduğunu biliyoruz. Yapay zekâ, blok zincir, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni gelişen alanlar başta olmak üzere, teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep yoktur. Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir, diğer her şey bunun ardından gelir.

Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık, bugün ise yaptığı işe inanan, gece-gündüz çalışarak, hedeflerine yürüyen bir avuç insan sayesinde aynı alanda dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdik. İnşallah benzer bir başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda yakalayacağız.

Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir. Sizlerin potansiyelini, azim ve kararlılığını ülkemizin en büyük avantajı olarak görüyoruz. Dene-yap atölyelerinden TEKNOFEST’e, bütün bunlara kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Bu karşılık ülkemizde bazılarının hala milli teknoloji hamlemizi küçümsediklerini, hatta ellerinden gelse yok etmeye niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Halbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinden geçiyor, teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil, mecburiyet halini almıştır. Daha önemlisi, yaşadıklarımız bize bu değişimi yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın ve gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe var. Cumhurbaşkanlığımızın bünyesinde faaliyet geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere pek çok yapıyı bu amaçla kurduk veya dönüştürdük. Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik bir şekilde hayata geçirme anlayışımızın, evet, bir kaynağıdır, buradan kaynaklanıyor. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız, geleceğin teknolojilerinin Türk malı damgasıyla tasarlanıp üretileceğine inanıyorum.

Gençlerimizin dinamizmini altı da, üstü de boş sloganlarla heba etmeye isteyenler verdiğimiz en güzel cevap işte buradaki manzaradır. Bugüne kadar gençlerimiz onlara güvendiğimiz hiçbir konuda hamdolsun bizi mahcup etmedi, inşallah bundan sonra da sizler başarılarınızla bizi gururlandırmayı sürdüreceksiniz.

Sevgili Gençler,

Bizim medeniyetimiz insan medeniyetidir, ilim medeniyetidir, irfan medeniyetidir, hikmet medeniyetidir, bu kavramların ifade ettiği ruhtan koptuğumuz dönemlerde teknoloji çıktıları başta olmak üzere her alanda geriledik. Dikkatinizi çekmiştir, sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Bu, öylesine söylenen bir belagat cümlesi değildir. Geçmişini bilmeyen bugün nerede durduğunu ve gelecekte nereye yönelmesi gerektiğini de bilemez. Mesela İslam bilim ve teknoloji tarihini bilmeyen, en azından İstanbul’daki aynı isimli müzeyi gezmemiş olan hiç kimse bizim şu anda yaptığımız ve yapmaya çalıştığımız işlerin ilhamını nereden aldığımızı anlayamaz.

Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın havacılıktaki gayretlerini ve akıbetlerini bilmeyene bugün sahip olduğumuz insansız hava aracı teknolojilerinin, kendi uçağımızı, kendi helikopterimizi yapma gayretlerimizin önemini izah edemeyiz.

Nuri Killigil başta olmak üzere yerli ve milli savunma sanayimizi geliştirme yolunda hayatlarını feda eden isimlerin mücadelesini bilmeyen, kendi tankımızı, topumuzu, silahımızı üretme ısrarımızın manasını çözemez. Geleceğin teknolojilerini üretmek için ter dökerken, işte böyle bir tarihe ve birikime sahip olduğunuzu hatırlarsanız, emin olun kendinize olan güveniniz de, şevkiniz de, azminiz de katlanarak artacaktır.

İnsan olarak kendimizi tanımadan tüm maddi unsurlarıyla dünyanın da, evrenin de, onların incelenmesiyle elde edilen bilginin de sırrına vakıf olamaz, sonuçlarından istifade edemeyiz.

Kardeşlerim,

Bilim araştırmadır, araştırma kavramının da tam tercümesi yeniden keşfetmedir. Bu gerçek bize araştırmanın ve gelişmenin sınırının bulunmadığını, kıyamete kadar devam edecek bir sürecin içinde olduğumuzu ifade eder. Teknolojiye gönül veren gençlerimiz bu mümbit ve geniş alanın neresinden ilerlerse ilerlesinler önleri ve ufukları açıktır.

TEKNOFEST’te yarışmalar bu yıl 21 farklı alanda düzenlendi, belki ileride bu sayı çok daha artacaktır, çünkü teknoloji dediğimiz alan giderek genişleyen, giderek çeşitlenen, giderek daha alt dallara ve onların bölümlerine ayrılan devasa bir dünyadır. Unutmayınız, bu dünyada herkese yer var, yeter ki hayal edin, hayalinizi gerçekleştirmek için harekete geçin, çok çalışın ve azminizi asla kaybetmeyin. Şairin dediği gibi: “Hep denedin, hep yenildin, olsun, gene dene, gene yenil, daha iyi yenil.” Bu azmin, çabanın, bu emeğin sonu mutlaka başarıya çıkar, mutlaka zafere çıkar. Hayat denen içi fırsatlarla dolu, ama zemini de taşlı, dikenli, çamurlu, inişli-çıkışlı yolda küçük engellere takılıp kalırsanız hem kendinize yazı ketmiş, hem bu ülkeye ve millete haksızlık yapmış olursunuz.

Türkiye’nin hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor. Daha açık bir ifadeyle, Türkiye’nin size, gayretlerinize, çabalarınıza, enerjinize, vizyonunuza ihtiyacı var. Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak uğrunda canlarını ortaya koyan ecdadımız onca fedakarlığı sizin bugün ve gelecekte göstereceğiniz başarılar için yapmıştır. Her birinizden bu anlayışla eğitiminize, çalışmalarınıza, geleceğinize dört elle sarılmanızı istiyorum.

Stantları gezerken ilköğretimdeki yavrularımızı gördüm, birikimlerini gördüm, üniversiteli gençlerimizi gördüm ve ürettikleri hamdolsun füzeleri gördüm ve şu anda menzillerin ötesine, menzillerin menziline ulaşacaklarına inanıyorum, Rabbim yardımcıları olsun. Bütün mesele azmetmek. Bizim gençliğimiz bunları yapar mı? Evvel Allah bizim gençliğimiz bunları yapar ve yapacaktır.

Biz kurduğumuz güçlü altyapıyla, verdiğimiz desteklerle, sağladığımız fırsatlarla, TEKNOFEST gibi platformlarla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hiç şüphesiz her şeyin ideal olduğunu da söyleyebilecek durumda da değiliz, ama sizlere destek olmakta kararlıyız. Eksikler varsa tamamlarız, hatalar varsa düzeltiriz, ihtiyaçlar varsa gideririz, engeller varsa kaldırırız, yeter ki siz hayallerinizi gerçeği dönüştürmek için mücadele etmekten, gayret göstermekten, emek vermekten vazgeçmeyin. İçinizden kendi şehrinden başlayıp Türkiye’ye ve tüm dünyaya uzanacak başarılarıyla adını insanlık tarihine altın harflerle yazdıracak nice yıldızlar çıkacağına yürekten inanıyorum.

Bu duygularla bir kez daha TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren gençlerimizi tebrik ediyorum.

TEKNOFEST’in kurulmasında, bugünlere gelmesinde, icrasında emeği geçen, katkısı olanlara tekrar şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.