Karadeniz’de Bulunan Doğal Gaz Rezervi ile İlgili Düzenlediği Basın Toplantısında Yaptıkları Konuşma

21.08.2020

Aziz Milletim,

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın Kıymetli Mensupları,

Değerli Misafirler,

Değerli Basın Mensupları,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün ülkemiz bakımından tarihi öneme sahip bir müjdeyi paylaşmak üzere sizlerle bir aradayız.

Bilindiği gibi, enerji kalkınmanın temel unsuru olmanın yanında, milli bağımsızlığın gerçek anlamda tesisinde de çok büyük öneme sahiptir. Ülkelerin ortaya koydukları vizyonların hayata geçebilmesi, enerji sektöründeki istikrarla orantılıdır. Dünyada son bir asırdır yaşanan hiçbir karmaşa, kaos, savaş, çatışma, çekişme yoktur ki gerisinde öyle veya böyle enerji hesabı yatmasın.

Petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolü ve güvenliği için yeri geldiğinde milyonlarca insanın canının hiçe sayıldığı vahşi bir düzen kurulmuştur. Eğer bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören bu gayriinsani küresel düzen hâlâ hükümranlığını sürdürmektedir. Suriye’deki son yıllarda yaşananları düşünün, biz mazlumların ve mağdurların bulundukları yerlere giderken, birileri her şeyi bir kenara bırakıp doğrudan petrol üretim tesislerine yönelmiştir. Aynı durumla Libya’da karşılaştık. Biz Libyalı kardeşlerimizin çağrısıyla onları darbecilerden kurtarmanın mücadelesini verirken birileri yine petrol sahalarının dibinde bitivermiştir. Doğu Akdeniz’de oynanan onca oyunun gerisinde de enerji kaynaklarının paylaşımı kavgası vardır. Hamdolsun biz önceliğimizi asla değiştirmedik; hep önce insan dedik, hep önce dostluk, kardeşlik dedik, hep önce mazlumlar ve mağdurlar dedik. Hep önce hak, hukuk, adalet dedik. İnsanlık bizde, petrol onlarda kalmış olabilir. İşte Rabbim bize bambaşka bir yerde hem de görülmedik zenginlikte bir kapı açtı. Yarın benzer kapılar başka yerlerde de önümüze açılacaktır, çünkü artık bu alanda en üst lige çıkmış bir Türkiye var.

Bugünlere elbette kolay gelmedik, ülkemizde çok uzun yıllar boyunca petrol ve doğalgaz arama çalışmaları genellikle kiralama usulüyle yapıldı. Hele derin deniz sondajlarında tamamen dışa bağımlıydık. Yüzlerce milyon dolarlık arama faaliyetleri sonunda elimize 3-5 sayfalık bir rapor dışında hiçbir şey geçmedi. Kimsenin günahını almıyoruz, belki de gerçekten aradılar, ama bulamadılar. Ama sonuçta biz artık bu şekilde yürüyemeyeceğimizi gördük. Bu tür çalışmaların öyle kiralama veya benzeri yöntemlerle değil, doğrudan milli kuruluşlarımız aracılığıyla yürütülmesini kararlaştırdık. Ülkemizin milli enerji ve maden politikasını 2017 senesinde baştan yeniledik. O dönemde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız olan Berat Albayrak ile ardından gelen Fatih Dönmez kardeşimiz ekipleriyle birlikte bu politikayı titizlikle ve kararlılıkla uyguladılar. Bu çerçevede derin deniz sondajlarını bizzat yapmanın arayışlarına girdik. Ardı ardına üç sondaj gemisini ülkemiz derin deniz arama filosuna kattık. Bugünkü sevinci bize yaşatan Fatih’in yanında Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerimizle bu alanda dünyanın en önde gelen ülkeleri arasına dahil olduk. Ayrıca, Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemilerimizle bu filoyu güçlendirdik.

Mülkiyetleri ülkemize ait olan üç sondaj ve iki sismik araştırma gemimiz tamamen kendi ekipmanlarımız ve kendi personelimiz ile çalışmalarını yürütüyor. Dünya fiyatlarının bir hayli altında maliyetle ülkemize kazandırdığımız gemilerimizle yaptığımız sondajların birim maliyeti de oldukça düşüktür. Sondaj ve sismik araştırma çalışmalarımızda en küçük bir dışa bağımlılığımız söz konusu değildir. Zaten öyle bir durum olsa bize nefes bile aldırmayacakları ortadadır. Yerli ve milli imkânlarla hareket ettiğimiz için bu başarıya ulaştık.

Aziz Milletim,

Evet, sevincimizi hep birlikte yaşamak için şimdi müjdemizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfini Karadeniz’de gerçekleştirdi. Fatih Sondaj Gemimiz 20 Temmuz 2020 tarihinde başladığı Tuna-1 Kuyusundaki sondajında hamdolsun 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfetmiş durumda. Kendisini Boğaz’dan uğurladığım günü hatırlıyorum ve o uğurlayışımızla birlikte hamdolsun neticeye de, keşfe de ulaşmış olduk. İstanbul’un Fethi’nin yıldönümünde Karadeniz’e uğurladığımız Fatih Sondaj Gemimiz ismine layık bir başarıyla hepimizi gururlandırdı Allah’a hamdolsun. Daha önce Tuna 1 diye adlandırılan bu alana Sakarya gaz sahası olarak isimlendirdiğimiz bu alanda gereken tüm test, analiz ve mühendislik çalışmaları tamamlandı. Kuyudan elde edilen veriler aynı bölgede yeni doğal gaz keşiflerinin kuvvetle muhtemel olduğuna işaret ediyor. Yani bu ilk kuyuda bulunan rezerv çok daha zengin bir kaynağın sadece bir parçasıdır. İnşallah devamı da en kısa sürede gelecek. Rabbimize bize ve milletimize bugünleri gösterdiği için hamt ediyoruz. Yıllarca enerjide dışa bağımlılığının maddi ve manevi sıkıntılarını çekmiş bir ülke olarak artık geleceğimize daha güvenle bakacağımıza inanıyoruz. Bu operasyonu tamamen milli imkânlarla gerçekleştirdik, şimdi hemen tespit kuyuları açmaya başlayacak, ardından üretim konseptini belirleyip, inşaat ve yapım işlerine geçeceğiz. Doğal gazın yüzeye çıkartılması ve sisteme aktarılması işlemleriyle birlikte bu kaynaktan fiilen istifade etmeye başlayacağız. Şimdi hedefi veriyorum, hedefimiz 2023 yılında Karadeniz gazını milletimizin kullanımına sunmaktır.

Böylece bunca yıl sabırla adeta ilmik ilmik dokuyarak yürüttüğümüz çalışmaların ilk ve en büyük meyvesini almış oluyoruz. Fatih ve Yavuz gemilerimiz vasıtasıyla Akdeniz ve Karadeniz’de bugüne kadar 9 derin deniz sondajı gerçekleştirdik. Nihayet son sondajda milletimize beklediği müjdeyi verme şerefine nail olduk. İnşallah benzer bir müjdeli haberi Akdeniz’den de bekliyoruz. Şu an da bakımda olan Kanuni’nde yılsonunda devreye girmesiyle Akdeniz’deki faaliyetlerimize hız vereceğiz. Keşifler için söylenen o güzel sözü sondaj faaliyetlerimize uyarlayarak tekrarlamak istiyorum. Her arayan bulamaz, ama bulanlar arayanlardır. Evet, biz de arayacağız ve inşallah bulacağız.

Sakarya gaz sahasıyla bismillah dedik, Allah izniyle devamı da gelecek, çünkü Sakarya saf çocuğu masum Anadolu’nun divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun, biz bu yolun divanesiyiz. İnşallah burada da neticeye ulaşacağız. Sadece denizler de değil, kendi topraklarımızdaki aramaları da daha sıkı ve bilinçli şekilde yürütüyoruz. Diğer ülkelerdeki arama ruhsatlarımızı da çoğaltıyoruz.

Aziz Milletim,

Ülkemizin enerji meselesini kökten çözmekte kararlıyız. Türkiye yıllarca bunun sancısını, sıkıntısını çekmiş, bedelini ödemiş bir ülkedir. Cari açığımızın en büyük sebebi de hep enerji olmuştur. Yerli ve yenilenebilir kaynaklara verdiğimiz önem sayesinde bu konuda nispi bir denge sağlasak da hala enerjide ciddi bir ithalatçı durumundayız. Cari açığımızın ana sebebi bu değil mi? Bu. Denizlerde ve karada daha çok arama yapıp neticeye ulaşarak enerjide net ihracatçı konumuna gelene kadar bize durmak, dinlenmek yok. Bir yandan konvansiyonel enerji kaynaklarına yoğunlaşırken, diğer yandan elektrikli motor başta olmak geleceğin teknolojilerine de yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Her kaynağın diğerinin tamamlayıcısı olduğunu unutmadan tüm alanlarda en güçlü şekilde varlığımızı göstermekte kararlıyız. Türkiye artık hiçbir alanda birilerinin gölgesine sığınma ihtiyacı duymadan kendi ayakları üzerinde durabilecek güce iradeye ve kaynağa sahiptir. Kimsenin hakkına gözümüzü dikmeden, ama kimseye de hakkımızı yedirmeden hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz.

Yunanistan başta olmak üzere bu mesele karşımıza dikilenlerin hepsi de haklı olduğumuzu gayet iyi biliyor. Özellikle Avrupa Birliği Yunanistan’ı şımartıp, üzerimize salarken sergilediği çifte standart sebebiyle bir kez daha kendi ilkelerine ihanet ettiğini, Birliği ayakta tutan değerleri yıprattığını görmelidir. Ortada dolaşan ve hiçbir geçerliliği olmayan saçma sapan haritaların yarın, öbür gün en büyük zararı Avrupa Birliğine vereceği unutulmamalıdır. Sırf Türkiye’ye zararı dokunuyor, diye kendi müktesebatına aykırı işlere alet olmak Yunanistan’ı kurtarmaz, ama Avrupa Birliğinin zaten sorunlu olan itibarını iyice düşürür. Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını gerektiğinde bedel ödeme ve ödetme azmini görmek istemeyenler sahada da, masada da cevaplarını alacaklardır.

Sakarya gaz sahasındaki keşiften sonra artık önümüzde çok daha aydınlık bir yol olduğuna inanıyoruz. Bugün gelecek nesillere önemli bir miras bırakacağız. Milletimizin refahı için gece-gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Bir kez daha doğal gaz rezervi keşfimizin ve arkasından gelecek yeni keşiflerin ülkemize, milletimize, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Buradan elde edeceğimiz gelirin milletimize, umudunu bize bağlamış tüm dostlarımıza ve insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.

Ülkemize ve milletimize bu sevinci yaşatan kurumlarımızın tüm mensuplarını, sahada çalışan personelimizi, süreçte emeği ve katkısı olan herkesi tebrik ediyorum. Özellikle bu sürece öncülük eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarımız Berat Albayrak ve Fatih Dönmez’e bir kez daha ekipleriyle beraber teşekkürlerimi sunuyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.