Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

27.06.2020

Aziz Milletim,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Tünelimizin Trakya Bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu projenin ve tünelin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi gönülden tebrik ediyorum.

Bilindiği gibi ülkemizin 25 nehir havzasından biri olan Ergene Havzası, 1,5 milyon vatandaşımıza ev sahipliği yapıyor. Bu havzada pek çok tarım ürünü yetişiyor. Aynı şekilde bölge çok sayıda sanayi tesisini barındırıyor. Havzanın korunmasıyla ilgili yatırımlar öncelikle yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Bölgedeki yerel yönetimler maalesef senelerce bu havzanın korunması konusunda gereken hassasiyeti göstermedi. Plansız şehirleşme ve sanayileşmenin sonucu olan yetersiz altyapı ve endüstriyel atık suların arıtılmadan nehre verilmesi gibi sıkıntılar sebebiyle Ergene’nin su kalitesi bozuldu.

2003 yılına gelindiğinde nehirdeki kirlenme artık çok ciddi boyutlara ulaştı. Sonuçta karşımıza insan sağlığı başta olmak üzere bütün canlılar için tehlike oluşturan vahim bir tablo çıktı. Biz bu kötü gidişatı durdurmak için Ergene Havzası Eylem Planı’nı devreye aldık. İlgili tüm kamu kurumlarının dahil olduğu bu planı yaklaşık 2,5 milyar liralık bir harcamayla ve kararlılıkla hayata geçirdik. Plan kapsamında bugüne kadar 395 kilometrelik dere yatağı temizlendi. Nüfusu 10 binin üzerindeki 12 yerleşim yerinde ileri biyolojik atık su arıtma tesisi, 38 yerleşim yerinde ise kanalizasyon sistemi inşa edildi. Taşkınlara yönelik tedbirler alındı. Toplam 1 milyon 238 bin dekar alanı sulayacak 25 sulama projesinden 24’ü hizmete girdi. Şu anda ekranda bunları izliyoruz, bunları görüyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Sanayicilerin de üzerlerine düşen görevlerini yerine getirmesi, planın başarısı için kritik öneme sahipti. Islah organize sanayi bölgelerinin yapılması ve organize sanayi bölgelerine ortak atık su arıtma tesisi kurulması için harekete geçtik. Çevreyi kirleten sanayi tesislerini inşa ettiğimiz 10 ıslah organize sanayi bölgesi çatısı altında topladık. Tekirdağ’da yer alan 5 adet müşterek arıtma tesisinden Muratlı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki devreye aldık. Ergene-1 ve Çorlu-1 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisleri de önümüzdeki Ağustos ayında faaliyete başlayacak. Ergene-2 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisini de inşallah bu sene içinde tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl ise Velimeşe’yi hizmete alacak ve böylece 350’ye yakın münferit atık su arıtma tesisini devre dışı bırakmış olacağız.

Arıtılarak temiz hale gelmiş suların Marmara Denizine deşarj edilmesi için derin deşarj projesini başlattık. Projenin deniz kısmı için denizin 4,5 kilometre tabanına döşenen hattı tamamladık. Kara boru hattı mevcut organize sanayi bölgelerinin yeraltı tünelleriyle bağlantısını sağlıyor ve arıtılmış sanayi suyunu denize taşıyor. Ağustos ayında arıtılmış suların bu hattan denize ilk deşarjı yapılacak.

Derin deniz deşarjı projesinin bir diğer önemli ayağı da tünel kısmıdır. Hattın geçtiği şehirlerde yaşayan vatandaşlarımıza rahatsızlık vermemek için yerin altından tüneller kazdık. Vadileri ve tepeleri, her biri 10 kilometrelik iki tünel hattıyla aşarak atık su hatlarını denizde buluşturduk. Bugün işte bu tünellerden birini tamamlıyoruz.

Tünelin içinde yerli ve milli tünel açma makinemiz Lale var. Biraz sonra tünelimizde gün ışığını göreceğiz. Türkiye, dünyada bu makineleri üretebilen 8 ülkeden biridir. Rakiplerimizin hepsi de gelişmiş ülkeler. Çapı 3,25 metre olan 12 bin parçalık bu devasa makineyi Türk mühendisleri tasarladı ve Türk firması üretti. Devletimiz sunduğu desteklerle firmanın yanında yer aldı. Eğer biz bu makineye geçmişte sahip olsaydık, Bolu Tüneli belki de birkaç yıl içinde tamamlanmış olacaktı.

Bugün inşasını bitirdiğimiz tünele atık suyu Aralık ayında vereceğiz. Projenin diğer tüneli de inşallah Ekim ortası gibi tamamlanacak. Bu tünele de Mart 2021’de su verilecek. Böylece ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden birini hayata geçireceğiz. Projeyi bitirdiğimizde bin 300’ün üzerinde fabrika sisteme dâhil olacak. Yaptığımız bu yatırımlarla Ergene nehrinin su kalitesini önemli ölçüde iyileştirecek ve suyun temiz akmasını sağlayacağız. Sanayicilerimiz de arıtma tesisi işletmenin yükünden kurtulacak ve sadece üretime odaklanabilecek. Hepsinden önemlisi, Ergene hayata dönecek.

Burada edindiğimiz tecrübe ve birikimi diğer havzalarda da kullanacağımıza inanıyorum.

Sevgili Vatandaşlarım,

Değerli Arkadaşlar,

Türkiye salgın döneminde sağlık alanında mücadele verirken kalkınma altyapısının önemli yatırımlarını da ihmal etmemiştir. Barajlardan tünellere, atık su arıtma tesislerinden havalimanı pistlerine kadar pek çok yatırımı salgına rağmen tamamladık. Sanayi tesislerimizin önemli bir kısmı salgın döneminde de üretimini sürdürdü. Şimdi tüm sanayi tesislerimiz hem yurt içi talebe, hem ihracata yönelik ciddi bir atılım hazırlığı içindedir.

Türkiye, 2018 yılında maruz kaldığı kur-faiz-enflasyon saldırısını püskürtüp yeniden yükselişe geçtiği bir dönemde salgına yakalandı. Mart ayında başlayan, Nisan’da tüm ağırlığıyla süren, Mayıs’tan itibaren yavaşlayan bu salgın sürecindeki kayıplarımızı kısa sürede telafi edebileceğimize inanıyorum. Nitekim tüm öncü göstergeler ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız. Ülkesini ve milletini seven herkesi bu büyük yatırım ve istihdam seferberliğine katkıda bulunmaya davet ediyorum. Devletimiz tüm imkânlarıyla bu seferberliği destekleyecektir.

Salgın sonrası yeniden şekilleneceği anlaşılan siyasi ve ekonomik düzende Türkiye’nin önü açık görünüyor. Salgına rağmen hamdolsun ilk beş ayda sadece organize sanayi bölgelerimizde 520 yeni fabrika açıldı. Gıdadan kimyaya, mobilyadan makine imalatına varıncaya dek farklı sektörlere odaklanan bu fabrikalar için özel sektörümüz 8 milyar liralık yatırım yaptı. Yine ilk beş ayda özel sektörü yatırımlarını desteklemek üzere 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi düzenledik. Bu yatırımların hayata geçmesiyle 110 bin vatandaşımıza yeni iş imkânları doğacaktır.

Haziran’ın ilk üç haftasında organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketimi Mayıs ayına göre yüzde 26 artmıştır. İmalat sanayinde siparişler ve kapasite kullanım oranları da günden güne yükseliyor. Yine Haziran’ın ilk üç haftalık ihracat verileri Mayıs’a göre yüzde 25 daha fazladır. Yurt dışı piyasaların da toparlanmaya başladığını görüyoruz. Avrupa’dan ve başlıca ihracat piyasalarımızdan gelen veriler olumlu yöndedir. Dış piyasalardaki toparlanma inşallah bize sipariş artışı ve talep artışı olarak dönecektir. Dış konjonktürdeki toparlanma ile ekonomik canlanmanın daha da hızlanmasını ve yılın son iki çeyreğinde güçlü büyüme oranlarına ulaşmayı bekliyoruz.

Kıymetli Dostlar,

Fırsatlar şimşek gibidir, çakar ve kaybolur, derler. Ayağımıza gelen fırsatı değerlendirmek için ülkemize gelen potansiyelin tamamını harekete geçirmek mecburiyetindeyiz. Bunun yolu ise, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmaktan geçiyor. Türkiye’nin son yılında, özellikle 7 yılında yaşadığı tüm saldırıların birliğini, beraberliğini, kardeşliğini hedef alması bu yüzdendir. Bugünlerde yine birileri çeşitli bahanelerle aynı senaryoyu tedavüle sokmaya çalışıyor. Mesela son dönemde işçiden işverene tüm kesimleri huzursuz edecek asılsız dedikodular yayılıyor. Biz ülkemizin sanayisini, ticaretini, üretimini, ihracatını artırma çabası içindeyken, aynı zamanda işverenlerin ve çalışanların sorunlarına köklü çözümler getirmeye çalışıyoruz, kıdem tazminatı konusu da bunlardan biridir. Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak en başta gelen görevimizdir. Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır. Hep söylerim; işveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya, bu konuyu kendi aranızda halledin. Kendi aranızda halledemeyip bunu eğer Kabine halletsin diyorsanız, burada art niyet vardır. Kusura bakmayın, böyle bir art niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım, ne de Kabinemiz alet olamayız. Niye kendi aranızda bu işi çözmüyorsunuz, niye kendi aranızda bunu halledemiyorsunuz? Kendi aranızda halledemeyip ondan sonra bizleri işçimizin ve işverenin karşısında zor duruma düşürmek veya kötü durumda bırakmak mı istiyorsunuz? Bugüne kadar attığımız her adımda nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer almışsak, bu konuda da aynı anlayışla hareket edeceğiz.

Avrupa ve Asya arasındaki stratejik konumumuzu kullanarak ülkemizi küresel düzeyde bir üretim üssü haline dönüştürmek istiyoruz. Sanayicilerimizin de üretim çarklarını daha hızlı döndürmelerini sağlamak amacıyla krediden teşvike kadar tüm mekanizmaları devreye alıyoruz. Çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını almasını temin edecek destekleme politikalarını genişleterek sürdürüyoruz. Yüksek teknolojili ürünler geliştirmekten, yazılıma ve yapay zekâya kadar dünyanın geleceği olarak bakılan her alanda en ileri ülkeler arasında yer almak amacındayız. Hiç kimsenin ve hiçbir engelin bizi bu hedeflerden uzaklaştırmasına izin vermeyeceğiz. Yıllarca çevreciliği ülkemizin kalkınmasını engellemenin bir aracı olarak kullandılar. Hâlbuki dünyayı ve çevreyi Allah’ın emaneti olarak gören anlayışımız sebebiyle bizim Batının vahşi kalkınma yöntemlerini kullanmamız zaten mümkün değildir. Yaptığımı yatırımların meyvelerini aldıkça, çevreyi gerçekten koruyanların kimler olduğunu artık herkes görmeye başladı. Bugün açılışını yaptığımız Ergene Havzası Tüneli de işte bu hassasiyetin tezahürlerinden biridir.

Bu duygularla bir kez daha tünelimizin Trakya’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ergene Havzası Projesinin ve bu tünelin inşasında emeği geçen herkesi tekrar tebrik ediyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Evet, şimdi tünele bağlanıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız orada, Gıda Tarım Hayvancılık Bakanımız orada, Valimiz orada, yüklenici firmamızın sahipleri orada.

Evet değerli arkadaşlar, her şeyden önce burada tabii bugün çok büyük önem arz eden konu, yani halk arasında köstebek olarak ifade edilen, ama sektörün içerisinde TBM olarak ifade edilen ve 3 metre 25 santim çapındaki dev bir burada tünel açma makinesini yerli ve milli olarak tabii üretmiş olmak hakikaten bizler için çok çok her türlü takdirin üstünde bir başarıdır. Ben üretici firmamızı özellikle şahsım, milletim adına tebrik ediyorum, kutluyorum. Ve sadece ülkemiz için değil inanıyorum ki dünyanın değişik ülkelerinde de bu TBM artık kendisi için hakikaten alıcı bulacaktır.

Tabii burada bundan sonraki süreçte gerek ayçiçeği üretiminde, gerek buğday, çeltik, birçok tarım ürünü noktasında çok daha sağlıklı, çok daha yoğun bir şekilde bu tarım ürünlerimizi üretme imkânını da Trakya Ovası’nda yakalayacağız, bu da bizim için ayrı bir fırsat. Ve tabii Ergene’nin de nehrin hakikaten dört dörtlük kullanılabilir hale gelmesi bizi ayrıca mutlu edecektir. Ben bundan dolayı tüm emeği geçen geçmiş dönemdeki bakanlarımızdan şu andaki bakanlarımıza kadar, bütün teknokrat, bürokratlarımıza kadar hepsini kutluyorum, tebrik ediyorum. Ve bu 12 bin parçalık devasa makineyle yolumuza devam edeceğiz, çünkü bugün işimiz bitmiş değil yola yine devam ediyoruz.

Ve şu anda eğer hazırsak ben arkadaşlara hemen butona basmalarını özellikle istiyorum. Sayın Varank, Sayın Pakdemirli ve tüm arkadaşlar hep birlikte hazır olalım.

Bismillahirrahmanirrahim, hayırlı olsun.