Uluslararası Göç Filmleri Festivali Kapanış Töreninde Yaptıkları Konuşma

21.06.2020

Sevgili Sinemaseverler,

Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum, Uluslararası Göç Filmleri Festivali’ne hoş geldiniz.

Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğümüz tarafından göç ve medeniyet temasıyla düzenlenen festivalin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Dünyanın farklı köşelerinden festivale katkı veren sinemacılara şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu anlamlı Film Festivali’ne öncülük eden, icrasında görev alan tüm kurumlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Festivalimizin sinema aracılığıyla göç ve sebepleri üzerine yeniden düşünmeye, göçün sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik boyutları hususunda farkındalık oluşturmaya katkı sağlamasını diliyorum.

Göç meselesi özellikle son dönemlerde küresel bir olgu olarak dünyanın gündeminde yer alıyor. Her sene milyonlarca insan, savaş, istikrarsızlık, terör ve yoksulluk gibi sebeplerle evlerini terk etmek zorunda kalıyor. Bugün dünya genelinde 260 milyona yakın göçmen, 71 milyonun üzerinde yerlerinden edilmiş kişi ve 25 milyonu aşkın mülteci bulunuyor. İnsanlar sadece daha iyi bir iş, daha yüksek bir standardı için değil, çoğu zaman hayatta kalabilmek, karınlarını doyurabilmek için göç ediyor. Güvenli bir gelecek gayesiyle çıkılan bu yolculukların önemli bir kısmının maalesef ölümle, felaketle sonuçlandığını görüyoruz. Geride bıraktığımız son 8 sene içinde çoğu kadın ve çocuk 25 bin insan Akdeniz’in azgın sularında hayatını kaybetti. Avrupa’ya sığınan 10 bin Suriyeli çocuğun akıbeti bilinmiyor.

Türkiye olarak bu tablo karşısında tarihimizden ve kültürümüzden tevarüs ettiğimiz değerlerle farklı bir duruş sergiledik. Paylaşmanın bereketine, dayanışmanın gücüne inanan bir medeniyetin mensupları olarak kimseye ayrımcılık yapmadık. İmkânları bizden katbekat fazla ülkeler mültecilere sayıları onlarla ifade edilen kotalar koyarken, biz, ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık. Kendi vatandaşlarımıza hangi imkânları sunuyorsak, ülkemize sığınan mazlum ve mağdurlara da aynı hassasiyetle davrandık. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal entegrasyona kadar hemen her alanda kapsamlı politikalar yürüttük. Ancak bu süreçte Avrupa Birliği başta olmak üzere, lafa gelince demokrasi ve insan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan ülkelerden herhangi bir destek alamadık. Türkiye’ye verilen sözler tutulmayarak ülkemiz düzensiz göç yükünü tek başına omuzlamak zorunda bırakıldı.

Avrupa’ya gidebilen göçmenler, ırkçı, ayrımcı ve düşmanlaştırıcı politikaların kurbanı oldu. Geçen yıl Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dışı görüntüler kimi Batılı ülkelerin göçmenlere yönelik bakışını göstermesi açısından son derece ibretliktir. Koronavirüs salgını ise göçmenlerin sıkıntılarını artırmış, zaten kırılgan olan durumlarını daha da zorlaştırmıştır.

Kıymeti Dostlarım,

Suriye ve Afrika kaynaklı düzensiz insan hareketleri sebebiyle mülteci ve göç konusu güvenlik parantezine alınmak istense de, bu meselenin pek çok boyutu vardır. Farklı hayatları, farklı hikayeleri biraraya getiren göç olgusu eskiden beri kültürel etkileşimin en etkili vasıtasıdır. Göç, aynı zamanda yeni bir buluşmadır, etnik kimliği, dini, dili, kültürü farklı insanların kucaklaşmasıdır. Bu süreçte yaşananlar dilimizde yeni kelimeler, ağzımızda yeni tatlar, hatırımızda yeni birliktelikler bırakır. Hüznüyle, sevinciyle göç hikayelerinin etkili bir şekilde anlatılması noktasında sinema güçlü bir araçtır. Göçün ihtiva ettiği zenginliğin ve çeşitliliğin Uluslararası Göç Filmleri Festivali’ne de yansıdığını görmekten memnuniyet duyuyorum.

Göçle ilgili önyargılarımızı bir tarafa bırakarak, göçmenlerin gittikleri ülkelere ve toplumlara katkılarını görmemiz gerektiğine inanıyorum.

Dünyanın dört bir yanından göç hikâyeleriyle festivale katılan değerli yönetmenlere, etkinliği destekleyen kurumlara ve sponsorlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Dünyanın ilk sınırsız erişimli film festivali olma özelliğini taşıyan Uluslararası Göç Filmleri Festivali’nin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Kalın sağlıcakla.