Yusufeli Barajı Üç Milyonuncu Beton Dökümü, Bayburt Demirözü Sulaması, Rize Merkez ve Güneysu İlçeleri ile Taşlıdere Vadisi Islahı 5. Kısım Hizmete Alma Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

06.06.2020

Aziz Milletim,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada pek çok sevinci birlikte yaşıyoruz. Az sonra kendi alanında dünyanın üçüncü, Türkiye’nin en büyük eseri olacak Yusufeli Barajının gövde betonunun dörtte üçünün tamamlanmasına şahitlik edeceğiz. Bayburt Demirözü sulaması ile Rize Merkez ve Güneysu ilçeleri, Taşlıdere Vadisi ıslahı beşinci kesiminin hizmete açılmasının sevincini paylaşacağız. Rabbime ülkeme ve milletime bu tür eserler kazandırmayı nasip ettiği için binlerce kez hamd ediyorum.

Türkiye’nin son 18 yılında bu gök kubbede hoş sedalar bırakmak için aldığımız her nefes, attığımız her adım, sarf ettiğimiz her kelam, geçirdiğimiz her an bizim için şereflerin en büyüğüdür. Ülkemizi kavgada, dövüşte, polemikte, küçük hesaplarda değil, hizmet siyasetinde yarışılan bir iklime taşımış olmayı en önemli başarımız olarak görüyoruz. Bu büyük değişimi kavrayamadığı için hâlâ hizmet, eser, proje siyasetiyle değil milletin ortak değerlerini istismarla ayakta kalmaya çalışanları tebessümle seyrediyoruz. Bunların da kem aletle kemâlât olmayacağı gerçeğini bir an önce görmelerini diliyoruz.

Her şey gibi milletin hayır duasını alacak eserler bırakmak da nasip işidir. Dünya koronavirüs salgınının pençesinde kıvranırken biz, her biri kendi alanında çığır açacak eserlerin yükselişinin sevincini yaşıyoruz. Çanakkale’de 2023 metre orta açıklığıyla dünyanın en büyüklerinden biri olacak köprümüzün 18 Mart zaferini temsil eden 318 metrelik kulesinin son bloğunu yerleştirdik. GAP’ın en büyük projelerinden Ilısu Barajı’nı ki, yeni adı aynı zamanda temel atmasından şu ana gelişine kadar çok emeği geçmiş olan Profesör Doktor Veysel Eroğlu olan bu barajı tamamlamak da yine bizlere nasip oldu. İstanbul’da Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi, Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, Profesör Doktor Feriha Öz Acil Durum Hastanesi, Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi gibi çok önemli sağlık tesislerini bu süre içinde, hele hele son acil durum hastanelerini üçünü 45’er gün sürede tamamladık. Adı 27 Mayıs darbesiyle anılan Yaslıada’yı milletimizin verdiği isimle, yaptığımız yatırımlarla Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak hizmete sunduk. Dün Ankara’da 9 ayrı şehrimizdeki 10 millet bahçesinin açılışını gerçekleştirdik. İşte bugün de burada Yusufeli Barajındaki ilerlemenin ve diğer tesislerin açılışının gururunu yaşıyoruz.

Görüldüğü gibi salgın dönemini sağlıkta, gıda ve temizlik ürünleri tedarikinde, kamu düzeninde başarıyla yöneten Türkiye kutlu yürüyüşüne de asla ara vermemiştir. Planladığımız normalleşme takvimini sağlığımızdan ve ülkemizin önceliklerinden taviz vermeden dengeli bir şekilde adım adım hayata geçiriyoruz. Ekonominin çarkları yeniden tam güç dönmeye başladı. Maske, mesafe, temizlik kurallarına uygun şekilde hayatı hızla her alanda normal ritmine kavuşturuyoruz. Onun için de işte Cumartesi-Pazar günlerini de şu anda artık kısıtlama noktasında serbest olarak ilan ettik ve vatandaşlarımızın rahatlıkla artık sokağa çıkabilmelerinin yolunu da açtık. Ama maske, mesafe, temizlik; buna çok dikkat edeceğiz.

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki normalleşme adımlarına uygun şekilde ihracatta, turizmde, ticarette çok güçlü gelişmeler bekliyoruz. Son aylarda salgına karşı alınan tedbirler nedeniyle yaşadığımız kayıpları telafi etmenin çok ötesinde hedeflere sahibiz. Geleceğimize ümitle bakmamız için pek çok sebebimiz var. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmaya dünden daha yakın ve daha kararlıyız. Bizim büyüklüğümüz, nüfusumuzun çokluğundan, ekonomimizin rakamlarından, silahlarımızın menzilinden, şehirlerimizin şatafatından ibaret asla değildir ve olmayacaktır.

Türkiye, sanayisi, teknolojisi, tarımı, ticareti, hizmet altyapısı yanında asıl insani duruşuyla büyük bir devlet olduğunu salgın sürecinde tüm dünyaya göstermiştir, göstermeyi de sürdürecektir. En önemli gücümüz olan birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıktığımız müddetçe Allah’ın izniyle bizi yolumuzdan alıkoyacak hiçbir engel görmüyoruz.

Değerli Kardeşlerim,

Ülkemizin kalkınma mücadelesinde barajların sembolik bir önemi vardır. Bu ülke yıllarca Allah’ın bir lütfu olan sularının kontrolsüzce topraklarından akıp gitmesini seyretmiştir. Tarım arazileri susuzluktan çatlarken, şehirlerde yaşayan insanlar susuzluktan kavrulurken, yağış dönemlerinde seller önüne gelen her şeyi alıp götürürken, velhasıl Türkiye’nin bileklerine geri kalmışlık prangası vurulmuşken biz kendi insanımızın değerlerine savaş açanlarla uğraşıyorduk. Baraj inşası işte bu geri kalmışlıktan özellikle kurtuluş mücadelesinin adeta sembolüydü.

Rahmetli Adnan Menderes’in iktidara gelir gelmez önem ve öncelik verdiği konulardan birisi baraj inşası olmuştur. Aynı şekilde rahmetli Demirel de yıllarca siyasetini baraj teması üzerine kurmuştur. Ağır sanayi mücadelesiyle gönüllerde taht kuran Erbakan Hocamızın gündeminde de bu konunun özel bir yeri vardır. Buna rağmen 2003 yılına geldiğinde Türkiye toplam 276 baraja ancak sahip olabilmişti. Biz 18 yılda bunun üzerine 585 yeni baraj ilave ettik. Yine 2003’ten önce ülkemiz toplam 105 adet suyun gücünü elektriğe dönüştüren hidroelektrik santrali inşa edebilmişti. Biz 18 yılda 576 hidroelektrik santralini daha ülkemize kazandırdık. Göletlerimizin sayısı 228 iken bunun üzerine 329 gölet daha ilave ettik. İçme suyu tesislerinin sayısı 84 iken biz 247 ilave tesisi daha insanımızın hizmetine sunduk. Sulama ve taşkın koruma tesislerinin sayılarını da iki kat artırdık. Böylece Türkiye’nin su potansiyelini en verimli şekilde kullanmasını sağlayacak büyük bir yatırım seferberliğini hayata geçirdik.

Ülkemizin en büyük bölgesel kalkınma projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi bünyesindeki projelerin çok önemli bir bölümü bizim dönemimizde inşa edildi. GAP kapsamındaki sulanan arazi büyüklüğünü yüzde 19’dan yüzde 53’e çıkartarak Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki mümbit toprakların verimliliğini artırdık. Bugün de bir başka iftihar projesi Yusufeli Barajı’nın 3 milyonuncu metreküp beton dökümüne şahitlik ediyoruz. Toplam 4 milyon metreküp betonla inşa edilecek Yusufeli Barajı’nda böylece dörtte üçlük gerçekleşmeyi geride bırakmış oluyoruz. Çoruh Nehri ve yan kolları su bakımından gerçekten çok hareketli bir havzadır. Halen bu havzada 2 bin 500 megavat kurulu güce sahip 50 elektrik üretim tesisi faaliyet gösteriyor.

Çoruh Nehri üzerinde gerdanlık gibi dizili olan Muratlı, Borçka, Deriner gibi her biri devasa büyüklükteki baraj ve elektrik santralleri ülkemize hizmet veriyor. Önümüzdeki yılın Nisan ayında tamamlamayı planladığımız 540 megavat kurulu güce sahip olacak Yusufeli Barajı bu gerdanlığın adeta imamesi durumundadır. Barajımız toplamda 275 metreyi bulacak gövdesiyle 100 katlı bir binanın yüksekliğine eşdeğerdir. Yusufeli Barajının tutacağı suların kontrollü salınımıyla havza üzerindeki diğer barajların elektrik üretimi de yüzde 10 artacaktır. Tamamen kendi mühendislerimizin ürünü olan bu eser ekonomimize yılda değerli kardeşlerim, sevgili vatandaşlarım; 1,5 milyar lira katkı sağlamanın yanında Çoruh Vadisi’ni taşkınlardan da koruyacaktır.

Barajla birlikte yollar, köprüler, menfezler, tüneller ve elbette yeni Yusufeli ilçemiz de inşa edildi, inşası devam ediyor. Bir başka ifadeyle, burada adeta yepyeni bir hayat alanı kuruluyor. Ve gerçekten kontrolüne gittiğimizde bu eser nadide bir eser, dev bir eser ve inşallah açılışını yaptığımızda da ne kadar iftihar etsek o kadar önemli, o kadar gerçekten dünyaya onunla beraber hakikaten gelin görün, bak hidroelektrik santral nedir, sulama nedir, bunu gördüklerinde ben bunların şaşıracaklarına inanıyorum. Ve bu dağların arasında böyle bir eserin yapılmış olması, bunu Türk firmalarının, bunu Türk mühendislerinin, Türk mimarının, Türk işçilerinin yapmış olması bizim için ayrı bir elhamdülillah gerçekten övünç kaynağıdır. Ülkemize bu iftihar verici eserin kazandırılmasında emeği geçen ter döken bakanlarımızı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz personelini, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum, yüklenici firmayı tebrik ediyorum.

Ve Rize Merkez, Güneysu ilçesi -ki benim ilçemdir aynı zamanda- Taşlıdere Vadisi Islahı Projesi’nin beşinci etabının da şehrimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Bugüne kadar 58 ıslah projesini hayata geçirdiğimiz Rize’mizde açılışı yapılan tesisle 9 meskûn mahal ve bin dekar tarım alanı daha taşkın riskinden korunmuş oluyor.

Bayburt Demirözü Sulaması ise, 18 yerleşim yerindeki 113 bin dekara yakın arazinin verimini artıracaktır.

Her iki projenin de hayata geçirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum. Bir kez daha ülkemize eser kazandırma mücadelemizde yanımızda olan, bize destek veren milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.