‘Dünya Tütüne Hayır Günü’ Vesilesiyle Gençlerle Buluşma Programı’nda Yaptıkları Konuşma

31.05.2020

Sevgili Gençler,

Kıymetli Sporcularımız,

Çok Değerli Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. 31 Mayıs ‘Dünya Tütüne Hayır Günü’ münasebetiyle sizlerle bir araya gelmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Tütüne ve tütün ürünlerinin zararlarına karşı özellikle gençlerimiz arasında bilinçlenmeyi artıracak bu güzel buluşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Spordan iş hayatına, akademiden siyasete kadar birçok alanda gurur verici başarılara imza atan siz gençlerimizin tütüne karşı mücadelede üstlendiği öncü rolü ayrıca takdir ediyorum.

Koronavirüs salgınıyla mücadele ettiğimiz bir dönemde sizlerin bu gayretleri daha fazla anlam kazanmıştır. Çünkü kovid-19 virüsü tıpkı tütün ürünleri gibi en büyük tahribatı akciğerlere yapıyor, geride telafisi imkânsız hasarlar bırakıyor. Sigara içenler, tütün ürünleri kullananlar, kovid-19 hastalığından içmeyenlere göre daha olumsuz etkileniyor. Ayrıca, bilimsel araştırmalar sigaranın 50 farklı hastalığın sebebi ve tetikleyicisi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Dünya genelinde her yıl 7 milyon, ülkemizde ise 100 bin kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Bu vahim tablo karşısında birçok ülke koronavirüs salgınıyla beraber sigara satışına, sigara içilen mekânlara, tütün kullanımına yönelik sert tedbirlere başvurmuştur. Hatta kimi yerlerde sigara ve tütün ürünlerinin satışı tamamen yasaklanmıştır. Türkiye olarak biz de Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda virüsün yayılmasını engellemek ve insanımızın sağlığını korumak için pek çok önlem aldık. Nargile salonu, kıraathane, eğlence merkezi, gece kulübü, bar gibi tütün ürünlerinin yaygın olarak kullanıldığı mekânları süratle kapattık. 1 Haziran itibariyle uygulanacak normalleşme takvimimizde de vatandaşlarımızın sağlığını gereksiz şekilde riske atacak adımlardan uzak durduk. Dünyada yaklaşık 400 bin insanın hayatına malolan bulaşma gücü ve hızı son derece yüksek bu virüse karşı yürüttüğümüz zorlu mücadelede hata yapma şansımız yoktur. Eğlence mekânlarıyla nargile içilen yerler bir süre daha kapalı kalmaya devam edecektir. Bizim için insan sağlığı her türlü hesabın üzerindedir. Önümüzdeki dönemde de bu konudaki hassasiyetimizi ve kararlılığımızı sürdüreceğiz.

Sevgili Gençler,

Para kazanma hırsının, insani değerlerin, hatta insan hayatının önüne geçtiği tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Libya’dan Yemen’e, Suriye’den Afrika’ya kadar dünyanın birçok bölgesinde rant kavgalarının acı sonuçlarıyla yüzleşiyoruz. Daha fazla kazanma, daha çok maddi çıkar elde etme hevesi bir avuç mutlu azınlık dışında kimseye huzur ve refah getirmiyor. İnsanı, insanın kurdu olarak gören vahşi kapitalizmin en çok sirayet ettiği sektörlerin başında şüphesiz tütün endüstrisi vardır. İnsanların hayatı, sağlığı, huzuru pahasına kendilerine ikbal devşiren, zenginleşen çarpık bir zihniyetle karşı karşıyayız. Tütün endüstrisinin ürettikleri zehre yeni müşteriler bulmak için çok farklı yollar denediğini de biliyoruz. Propaganda ve manipülasyon en yaygın satış yöntemleri olarak özellikle öne çıkmaktadır. Sinema sektörünün de katkısıyla sigara uzun yıllar özgürlük, zarafet, zenginlik ve güç aracı olarak sunulmuştur. Sigaranın kilo kontrolüne yardımcı olduğunu, zayıflattığını iddia eden reklamlar yapılmıştır. Çizgi film karakterleri kullanılarak, gençler ve çocuklar çok erken yaşlarda sigaraya özendirilmiştir. Tütün endüstrisinin görünürlüğünü ve kullanımını sınırlayarak ve tütünün zararları hakkında farkındalığı yükselterek, bireylerin özgür karar verebilmeleri için yapılan her düzenlemeye özel hayata müdahale ve özgürlük kavramları üzerinden savaş açılmıştır. Devasa bir ekonomik güce hükmeden bu sektör pek çok ülkede kendine taşeronlar bulmakta da zorluk çekmemiştir.

Türkiye 1970’lerde inşallah bol bol içki ve sigara içilir temennisiyle meyhane açan, Gümrük ve Tekel Bakanları dahi görmüştür. Son 18 yıldır sigara, alkol ve uyuşturucuya karşı verdiğimiz mücadelede biz de hem tütün endüstrisinin hem de onların gönüllü avukatlarının ithamlarına maruz kaldık. Ülkemiz genelinde dumansız hava sahasını genişletmeye, bütün bunlara yönelik tüm adımlarımızda belli çevrelerin tepkisiyle karşılaştık. Alkol düzenlemesinden uyuşturucuyla mücadele kadar her adımımız engellenmeye çalışıldı. Batılı ülkelerde de benzerleri olan düzenlemeleri hayata geçirerek, bu ülkenin gençlerini reklam bütçesi milyarlarca doları bulan tütün endüstrisinin sinsi tuzaklarından koruma çabalarımız baltalandı. Bu yöndeki gayretlerimizi özgürlüklere müdahale ithamıyla yasakçılık, baskıcılık iftirasıyla yaftaladılar, böylece gençlerimizle aramızı açmaya çalıştılar. Oysa genç olmak özgür olmaktır. Genç olmak kendi kararlarını alabilmektir. Genç olmak bağımsız düşünmektir. Genç olmak yeri geldiğinde küresel hegemonların özellikle medya, sinema ve müzik sektörü vasıtasıyla yürüttükleri bilinçli algı kampanyalarına kafa tutmaktır. İşte tütün endüstrisi on yıllardır kendi kasalarını doldururken milyonlarca genci dünya genelinde özgürlüğünden etmiş, bağımlı bir hayata hapis etmiştir. Genç olmak bu gerçeği görüp teslim olmamaktır.

Bu açıdan ‘Dünya Tütüne Hayır Günü’ temasının gençleri sektörünün ayak oyunlarından korumak, sigara ve tütün ürünleri kullanmalarını engellemek olarak belirlenmesini son derece anlamlı buluyorum.

Gençlerimizi sigara, içki ve uyuşturucunun zararlarına karşı ne kadar bilinçlendirirsek geleceğimize o denli güvenle bakabiliriz. Hep söylediğim gibi milletimizin parlak geleceği, teslimiyetçi ve bağımlı olmayı reddeden, bilgi ve teknolojinin bütün imkânlarını etkin şekilde kullanarak, üretmeyi seçen gençlerimizin elindedir. Bu büyük özgürleşme mücadelesini sadece devletin ve Yeşilay gibi kurumlarımızın vazifesi olarak göremeyiz. Akademiden medyaya, öğretmenlerden aileye, mahalleye kadar herkesin bu sürece omuz vermesi gerekiyor. Hayatın farklı farklı kulvarlarında başka başka zorluklarla mücadele ede ede yakaladığımız başarılarla göz dolduran sizin gibi gençlerimizin bu alanda sorumluluk üstlenmesi, akranlarıyla tecrübelerini paylaşmaları elbette takdire şayandır. Türkiye’nin tütün ürünleriyle mücadelesine yaptığınız katkılar dolayısıyla her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyor, şimdi sizleri dinlemek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.