Okçular Vakfı Fetih Kupası Ödül Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

29.05.2020

Sevgili İstanbullular,

Okçular Vakfımızın Kıymetli Mensupları,

Çok Değerli Sporcularımız,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. İstanbul’un Fethinin 567. Sene-i Devriyesinin ülkemiz ve milletimiz için mübarek olmasını diliyorum. Rabbimize bizi kutlu fethin bir yıldönümüne daha kavuşturduğu için hamdüsenalar ediyorum.

Buradan sizlerin aracılığıyla 81 vilayetimizin tamamındaki genç kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum. Fethin yıldönümünde Peygamber Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam müjdesine mazhar olan, siyasi dehasıyla İstanbul’un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmet Han’ı, ilmi, irfanı ve hikmetiyle fethin manevi komutanı Akşemsettin Hazretleri’ni, son nefesini sancağı surlara dikerek veren kahramanlık abidesi Ulubatlı Hasan’ı, vatan semalarında ezanımız dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Rabbim şehitlerimizin ruhlarını şad, makamlarını âli, mekânlarını Cennet eylesin. Rabbim bizleri de son nefesimize kadar şehitlerimizin yolundan, sıratı müstakimden ayırmasın. 

Bu güzel programa öncülük eden Okçular Vakfımızın yöneticilerini, programın icrasına destek veren tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Fetih Kupası’nın sekizincisine katılan sporcularımıza, “Ya Hak” diyerek attıkları oklarıyla fetih ruhunu günümüze taşıyan tüm okçularımıza da şükranlarımı sunuyorum.

Malumunuz bu sene hem dini bayramlarımızı, hem de milli günlerimizi alışılmışın dışında kutluyoruz. Ülkemizle beraber tüm dünyayı da etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle buruk bir Ramazan ve bayram geçirdik. Her sene meydanları hınca hınç doldurarak kutladığımız İstanbul’un fethini de daha mütevazi etkinliklerle idrak etmeye çalışıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz olağanüstü durumun bizim fetih coşkumuzu gölgelemesine de müsaade etmiyoruz.

Ata sporlarımızdan olan okçuluk ve atıcılık salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer alıyor. Sekizinci fetih kupası ise salgın sonrasında yapılan ilk spor müsabakası özelliğini taşıyor.

Ülkemizle beraber dünyada da ilgiyle takip edilen bu etkinliğin yeni dönemin müjdecisi olmasını temenni ediyorum.

Sevgili Gençler,

Değerli Sporcularımız,

Kültürümüzde ok ve yay, savaş ve avlanma aracı olmanın ötesinde siyasetten sosyal hayata birçok manayı uhdesinde barındırır. Siyaset geleneğimizde yay merkezi, ok ise uç beyliklerini ve akıncıları temsil eder. Ok ile yay, devlet idaresinde hakimiyet nişanesi olarak sembolik değere de sahiptir. Ayrıca ok, gönderilen kişinin gönderenden emin olması anlamına gelir. Ecdat için okçuluk, sadece savaşa hazırlık talimi değil, sosyal ve beşeri hayatı tanzim eden bir değerler manzumesidir. Bunun için Okmeydanı’na abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaklanmıştı. Aslında buraya bir parantez açıyorum; çocukluk yıllarımın, gençlik yıllarımın hemen hemen tamamı şu anda bulunduğunuz mekanda geçmiştir. Ve bu mekanın gerçekten benim gençlik yıllarımda çok ama çok önemli hatıraları var. Kabza sınavında okçuların yeteneklerinin yanı sıra ahlak ve şahsiyetlerine de bakılırdı. Sporcuların her birine kin gütmesi asla hoş karşılanmazdı. Spor müsabakaları öncesinde muhakkak besmele çekilir, Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam’a salavat gönderilirdi. Sporda rekabetle beraber dayanışma, mücadeleyle birlikte çelebilik de teşvik edilirdi. Pehlivanların özel hayatlarında da tıpkı er meydanındaki gibi yiğit olmaları, civanmert olmaları beklenirdi.

Ata sporlarımızın ihyası, bize özgü işte bu değerlerin de yeniden ayağa kaldırılması anlamına geliyor. Özellikle spor alanında hırsın, bencilliğin, maddiyatın, haksız rekabetin arttığı bir dönemde gençlerimizin yeni bir spor ahlakıyla ahlaklanmasını istiyoruz. Evlatlarımızı okçuluğa, biniciliğe, atıcılığa yönlendirirken, aynı zamanda onları kendi kültürel kodlarımızla da tanıştırıyoruz. Kökleriyle bağı kopmuş bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa, kültüründen habersiz bir neslin de hayata tutunması mümkün değildir.

Devlet olarak ana önceliğimiz, kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, özgüveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir. Bu hedefimizi gerçekleştirmede milli değerlerimizin taşıyıcısı olan ata sporlarımız bizim en büyük yardımcımızdır. Maziden atiye kurulan birer köprü olarak görmüş olduğumuz tüm ata sporlarımızı teşvik ediyor, önemli destekler veriyoruz.

Okçular Vakfımız ve Dünya Etnospor Konfederasyonunun da gayretleriyle Türk okçuluğuna ilgi günden güne artıyor. Tarihimizi hakkıyla anlatan diziler, filmler ise ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtıyor. Bu dizilerin etkisiyle genç kuşaklar okçuluk, atlı binicilik, cirit gibi ata sporlarımızı öğrenmeye daha fazla merak sarıyor.

Ayrıca, diğer spor dallarında olduğu gibi ata sporlarımızda da devletimizin gençlerimize sunduğu imkanlar genişliyor. Daha önce ferdi ya da hobi olarak yapılan, adeta unutulmaya yüz tutan ata sporlarımızı son derece modern tesislere kavuşturduk. Ülkemizde düzenlediğimiz uluslararası organizasyonlarla hem başarılı sporcularımızın yetişmesine, hem de bu spor dallarının dünya çapında tanımına katkı sağladık. İnşallah Türkiye’nin diğer alanlarla birlikte geleneksel spor dallarında da yeni bir şahlanışın eşiğinde olduğuna inanıyorum.

 Farabi’nin şu hikmetli sözünün sizler başta olmak üzere tüm gençlerimize ilham kaynağı olmasını diliyorum: “Bedenini iyi idare eden evini, evini iyi idare eden ülkesini iyi irade eder.”

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken fethin 567. Yıldönümünde İstanbul’un askeri ve manevi fatihlerini kemali edeple yad ediyorum. Vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin istiklali uğruna can veren aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Mevla’ya bize Fatih’in emanetine sahip çıkma, bu güzel şehre hizmet etme şerefini bahşettiği için hamd ediyorum.

Bu anlamlı etkinlik dolayısıyla Okçular Vakfımızı tekrar kutluyor, sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum; kalın sağlıcakla.

Haydar Başkan, ben öncelikle başarılı olan tüm sporcularımızı şahsım, milletim adına tebrik ediyorum, kutluyorum ve bundan sonraki süreçte de başarılarının artarak devamını diliyorum.

İnanıyorum ki, bu tür müsabakalar, hele hele Dünya Etnospor olarak yapılan hazırlıklar, müsabakalar bizim heyecanımızı, coşkumuzu, gençliğimizin buraya olan ilgisini daha da artıracaktır.

Ben kendilerini tebrik ediyorum, tekrar başarılarının artarak, devamını diliyorum.

Kalın sağlıcakla, hayırlı akşamlar diliyorum.