Kabine Toplantısının Ardından Yaptıkları Konuşma

28.05.2020

Aziz Milletim,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Geride bıraktığımız Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum. Rabbimden tüm insanlıkla beraber bizleri de ailelerimiz ve dostlarımızla birlikte huzurla, sağlıkla geçireceğimiz nice bayramlara ulaştırmasını diliyorum.

Salgın sebebiyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması bizi gönlümüzce bir bayram yapmaktan mahrum bırakmış olsa da, kalbimizdeki sevgiyi ve umudu hep koruduk, hatta güçlendirdik. Yaklaşık 2,5 aydır yaşadığımız bu musibetin bize, hayatımıza, elimizdekilere, hayallerimize dair bir muhasebe yapma imkânı verdiğine inanıyorum. Hepimizin de geleceğimize dün olduğundan çok daha berrak, çok daha olgun şekilde bakabildiğimiz bir gönül ve zihin dinliği kazandığımızı düşünüyorum. Hele hele salgının çok büyük kıyımlara yol açtığı ülkelerle kendimizi mukayese ettiğimizde hep birlikte elimizdeki nimetlere şükrettiğimiz gayet yakından biliyorum.

Elbette alınan tedbirler sebebiyle işin ara verdiği, işi yavaşladığı, geliri azaldığı için sakıntı çeken vatandaşlarımız olmuştur. Özellikle de devletin tüm imkânlarını bu vatandaşlarımızın hizmetine sunarak, zor zamanlarında yanlarında olduğumuzu gösterdik. Ülke genelinde 5,5 milyon insanımıza karşılıksız biner lira dağıtarak sıkıntılarını hafifletmeye çalıştık. Yine 4,5 milyon vatandaşımızın istihdamını kısa çalışma ödeneği, asgari ücret desteği, nakit desteği gibi yöntemlerle destekledik. Vergi ve sigorta primi ertelemeleriyle, düşük maliyetli kredi desteğiyle daha pek çok yöntemle büyüklü-küçüklü tüm işletmelerimizin ayakta kalmasını temin ettik. Önümüzdeki dönemde de vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın yanında olmayı sürdüreceğiz.

Türkiye’nin salgının önlenmesinde ve can kaybında dünyada örnek alınan bir konuma gelmesi, 83 milyon olarak hepimizin ortak başarısıdır. Bu süreçte fedakârca görev yapan sağlık personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Aldığımız tedbirlerin uygulamaları 81 il ve 922 ilçede valilerimiz, kaymakamlarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımız tarafından yürütüldü. Sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaklaşık, 8 milyon 65 yaş üstü vatandaşımız ile 25 milyondan fazla 20 yaş altı gencimizin her türlü ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek Grupları tarafından karşılandı. Bugüne kadar Vefa Sosyal Destek Grupları toplam 6 milyon 240 binin üzerinde talebe cevap verdi. Burada tek tek sayamayacağım pek çok hizmeti gerçekleştiren görevlilerimize teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Halkımız yaptığı hiçbir fedakârlığın boşa gitmediğinden emin olsun. Allah’ın izni, milletimizin gayreti, devletimizin katkısıyla son 2,5 aydaki kayıplarımızın hepsini de hem de çok kısa bir sürede ziyadesiyle geri alacağımızdan en küçük bir şüphemiz yoktur. Ülke ve millet olarak birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı güçlü tuttuğumuz müddetçe Rabbim bizlerin önünde nice kapılar açacaktır.

Nitekim siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden yapılanma sürecinde olan küresel sistemde Türkiye’nin gerçekten çok iyi bir yere geleceğinin işaretlerini şimdiden almaya başladık. Sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, enerjide, ulaşımda, sağlıkta, eğitimde, sporda, savunma sanayinde, velhasıl hayatın her alanında Türkiye parlayan bir yıldız olarak öne çıkıyor. İnşallah daha önce İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş sonrası yapılan hataları tekrarlamayacak, bu defa ülkemizin önüne gelen fırsatı değerlendirmeyi sağlayacağız.

Son 18 yılda demokraside ve ekonomide kat ettiğimiz büyük mesafe geleceğimize güvenle bakmamızda en önemli güç ve moral kaynağımızdır. Bu süreçte milletimiz önüne kurulan tüm tuzakları birer birer bozarak 2023 hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını göstermiştir. Vesayetin ayak oyunlarından darbe teşebbüsüne, terör örgütlerinin saldırılarından ekonomik tetikçiliğe kadar her yol denenmiş, ama büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuz engellenememiştir. Rabbimizin sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir emri ilahisine inşallah bir kez daha mazhar olacağımız bir süreç yaşıyoruz.

Bir asır önce hasta adam yaftasıyla tarihten silinmeye çalışılan Türk milletinin bugün hastaların ümidi olarak öne çıkması dahi başlı başına bir ibret vesikasıdır. İnşallah bundan sonrası daha kolaydır. Kendimize güveniyoruz, halkımıza ve devletimize güveniyoruz, aydınlık bir geleceğin bizi beklediğine yürekten inanıyoruz.

Yarın İstanbul Fethi’nin 567. Yıldönümünde milletimizle birlikte çok güzel programlara şahitlik edeceğiz. Önce Sancaktepe’de 2 ayda inşa ettiğimiz 1008 yataklı Profesör Doktor Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılışını yapacağız. Akşam saatlerinde Okçular Vakfı’nın Fetih Kupası yarışmaları gerçekleştirilecek. Bunun ardından ise Kültür ve Turizm Bakanlığımızın düzenlediği Fetih Şöleni kapsamında Ayasofya’da Fetih Suresi okunacak ve dualar edilecek. Milletimizin fetih sevincini bu programlarla hep birlikte yaşamaya çalışacağız. Bu vesileyle, Fatih Sultan Mehmet Han başta olmak üzere bu toprakları bize vatan kıtan tüm gazilerimizi, şehitlerimizi, kahramanlarımızı hürmetle yâd ediyorum.

Aziz Milletim,

Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığı önemli dönem noktaları vardır. Bunların bir kısmını üzüntüyle, bir kısmını mutlulukla hatırlıyoruz. 27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında yaşananlar üzüntüyle hatırladığımız dönemlerden biridir. Dün açılışını yaptığımız eski adıyla Yassıada, milletimizi verdiği isimle yaslı ada, yeni haliyle ise 2013 yılında bizim verdiğimiz adıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası bu dönemin adeta sembolüdür.

27 Mayıs Türkiye’ye darbe virüsünün ilk girdiği tarihtir. Maalesef bu tarihten sonra darbe, cunta, muhtıra, bildiri veya darbe girişimi şeklinde demokrasimize yönelik pek çok saldırıyla karşı karşıya kaldık. En son 15 Temmuz’da darbe girişimini hep birlikte yaşadık. Milli iradeyi esir alma amacı taşıyan bu tür darbelerin veya girişimlerin ülkemize çok ağır maliyeti olmuştur. Daha da çarpıcı olanı, milli iradeye yönelik hemen her saldırının Türkiye’nin büyük kalkınma hamleleri başlattığı dönemlerin ardından gelmesidir. İlk darbenin ardından geçen 60 yıla baktığımızda bu durumu inkarı mümkün olmayan bir gerçek olarak görüyoruz. Cumhuriyetin ilk yıllarında çok zor şartlarda başlatılan kalkınma hamlesinin kazanımları Gazi Mustafa Kemal’in sağlığını kaybetmesi ve vefatının akabinde tek parti CHP’si döneminde tamamen heba edilmişti. Milletin baskısıyla geçinen çok partili siyasi hayatın ardından Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Menderes ve arkadaşları yeni bir kalkınma hamlesi başlattı. Türkiye daha önce birer, ikişer tanesine sahip olduğu hidroelektrik barajlarına 18 tane, sulama barajlarına 8 tane, limanlarına 11 tane, havalimanlarına 5 tane, rafinelerine 3 tane ilave etti. Ayrıca, ülkemizin dört bir yanında 13 şeker fabrikası, 19 çimento fabrikası, 82 hububat silosu, 88 büyük ölçekli fabrika kuruldu. Milli geliri 3 kat artan Türkiye İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden yapılanan küresel ekonomide hak ettiği yeri alma yolunda ilerliyordu. 27 Mayıs darbesiyle işte bu süreç kesintiye uğratılmış, Türkiye yeniden uzun yıllar boyunca sürecek siyasi ve ekonomik istikrarsızlık bataklığına sürüklenmiştir.

Menderes ve arkadaşları ülkemize ve milletimize yaptıkları hizmetlerin bedelini ağır işkencelerle, hakaretlerle hapis yatarak ve idam sehpasına yürüyerek ödemiştir. Yassıada da kurulan ve tam bir hukuk katliamı örneği olan düzmece mahkemelerde aylar süren yargılamalar yapıldı. Sonuçta, Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edilirken, yüzlerce kişi de uzun yıllar hapis yattı.

İdam sehpasına yiğitçe yürüyen Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın milletimizin yüreğinde bıraktığı acı hala tazedir. Rahmetli Özal bu kahramanın mezarlarını İstanbul’a taşıyarak ilk adımı atmıştı. Biz de Türkiye’nin 60 yıl önceki kara günlerine şahitlik eden Yassıada’yı istiklalimizin ve istikbalimizin sembolü haline dönüştürmeyi istedik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizle birlikte burayı Demokrasi ve Özgürlükler Adası haline getirecek yatırımları 5 yılda tamamlayarak, Milliyetçi Hareket Partisi Sayın Devlet Bahçeliyle birlikte dün resmen hizmete açtık. Oteli, kongre salonu, müzesi, camisi ve diğer tesisleriyle Demokrasi ve Özgürlükler Adasını rahmetli Menderes ve arkadaşlarının hatıralarını yaşatacak bir mekan haline getirdik. Tabii burası ulusal, uluslararası her türlü toplantıya ev sahipliği yapacak olan böyle bir ada. Rabbime bize 60 yıl sonra böyle bir dönüşümü gerçekleştirme imkanı sağladığı için hamt ediyorum. Menderes ve arkadaşlarını bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Ülkemizin yeniden aynı acıları yaşamaması konusundaki kararlılığımızın altını da tekrar çizmek istiyorum. Milletimizin 15 Temmuz’da ortaya koyduğu güçlü irade ve cesaret Türkiye’de darbeler, cuntalar, vesayet dönemlerinin inşallah artık kapandığının işaretidir. Milli iradeden güç alarak yönetime gelmek yerine hala darbelerden, terörden, kaostan, sokak olaylarından medet umanlara milletimiz asla fırsat vermeyecektir. Rahmetli Menderes’le bizim fotoğrafımızı yan yana koyarak akıbetlerimizi hatırlatan faşistlere bugün de rastlanması teyakkuzu elden bırakmamamız gerektiğini gösteriyor. Bu ülkede ezanları susturmayı, bayrakları indirmeye, milletin vermediği gücü gasp etmeye, halkın hizmet edenleri idama göndermeye artık kimsenin gücü yetmeyecektir.

Bu yıl 949. yıl dönümüne ulaştığımız Malazgirt Zaferi’ndeki yarın 567. yıl dönümünü kutlayacağımız, İstanbul’un Fethi’ndeki ruh, heyecan ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023’ü milletimiz için yepyeni bir şahlanış vesilesi haline getirmek için gece-gündüz çalışmaktan bir an bile geri durmayacağız. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine doğru demokrasimizi ve ekonomimizi sürekli daha ileriye taşıyarak yürümeyi son nefesimize kadar sürdüreceğiz.

Aziz Milletim,

Ülkemizde yaşadığımız sınamaların bir kısmı kendi iç dinamiklerimizle ilgili olmakla birlikte, bazıları da küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin yansımasıdır. Koronavirüs salgını küresel düzeydeki işte bu sınamalardan biridir. Hamt olsun milletimizin verdiği destekle bu süreci hem sağlık hizmetlerimizle hem diğer tedbirlerimizle en az sıkıntıyla geçiren ülkelerin başında geliyoruz. Sadece ülke içindeki insanımıza sahip çıkmakla kalmadık, 126 farklı devletten 75 bin vatandaşımızı 365 uçak, 34 kara yolu ve 10 deniz yolu seferiyle ülkemize getirdik. Moritanya’dan Bolivya’ya kadar nerede olursa olsun hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmadık. Bunun yanında ülkemizden yardım veya ürün talep eden 135 ülkeden 100’üne cevap vermeyi başardık. Salgın sürecinde dünya genelindeki 246 misyonumuzla yurt dışındaki vatandaşlarımız ve muhatap ülkeler nezdinde çok güçlü bir koordinasyon sağladık. Ülkemiz içinde ise 65 yaş üstü büyüklerimiz ile 20 yaş altı evlatlarımız başta olmak üzere getirdiğimiz kısıtlamalara hassasiyetle riayet eden tüm vatandaşlarımıza şahsım, ailem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Aldığımız tedbirler sayesinde yeni hasta sayımız ile yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayımız sürekli azalıyor. Testleri yaygınlaştırarak, takipleri tavizsiz sürdürerek salgını kontrol altında tutuyoruz. Hastalığın tedavisinde ihtiyaç duyulan ilaçların ve cihazların üretimi konusunda da epeyce mesafe kat ettik. Yurt dışı teminin ve özel sektörün desteğinin yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı İlaç Fabrikaları da üretime başladı. Aynı şekilde solunum cihazı üretimini de hem özel sektör hem Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumumuz vasıtasıyla sürdürüyoruz. Şu ana kadar ürettiğimiz 3 bin 626 solunum cihazının bin adedini de ihraç ettik. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumumuz üretim kapasitemizin artmasına büyük katkı sağlayan maske cihazı ile termal kamera imalatına da başladı. Dikkatle takip ettiğimiz tüm bu gelişmeler bize yeni normal dediğimiz süreçte gereken adımları atma imkanı sağladı.

Yaklaşık bir aydır normalleşme takvimimizde yer alan hususları, gelişmeleri yakından takip ederek her hafta peyderpey açıklıyoruz. Bu hafta itibariyle aldığımız yeni kararlar şunlardır: Şehirlerarası seyahat sınırlaması 1 Haziran’dan itibaren tamamıyla kaldırılmıştır. Gelişmeleri takip ederek, olumsuz bir durum görmemiz halinde bazı illerimiz için bu kısıtlamayı yeniden getirebiliriz. İdari izinde bulunan veya esnek çalışma sistemine dahil olan kamu personeli 1 Haziran tarihi itibariyle normal mesaiye başlayacaklar. Kreşler ve gündüz bakım evlerinin tamamı da buna uygun şekilde 1 Haziran’da açılacak. Sağlık Bakanlığı tarafından tanımlanan ve takibi yapılan kronik hastalığı olan kamu personelinin durumları kurumlarınca değerlendirilecek.

Sokağa çıkma kısıtlamalarının bazılarını bir müddet daha sürdürmekte fayda görüyoruz. 65 yaş üstünün sokağa çıkma sınırlaması ve Pazar günleri 14-20 saatleri arasında istisna kapsamında olma uygulaması devam edecek. Esnaf ve sanatkâr olarak işletme sahibi 65 yaş üstü vatandaşlarımız maske, mesafe, temizlik şartına riayet şartıyla işinin başında bulunabilecek. Şu üç kavram çok önemli; maske, mesafe ve temizlik.

20 yaş altıyla ilgili sokağa çıkma uygulamasını da 18 yaşa indiriyoruz ve 0-18 yaş grubunun tamamı Çarşamba ve Cuma günleri 14-20 saatleri arasında sokağa çıkma sınırlamasına tabi olmayacak. Yani ikili sistem yok, artık bunu teke indiriyoruz.

Önümüzdeki Pazartesi, yani 1 Haziran tarihi itibariyle restoran, kafe, hastane, kıraathane, çay bahçeleri, dernek lokali, yüzme havuzu, kaplıca türü işletmeler belirlenen kurallar dahilinde saat 22:00’ye kadar hizmet vermeye başlayacak. Eğlence mekânları ile nargile satışı bu kapsamının dışındadır.  Sadece kendi müşterilerine hizmet veren turizm tesislerinin bünyesindeki işletmeler saat sınırlamasına tabi değildir.

Yol güzergâhlarındaki dinlenme tesisleri de 1 Haziran’da hizmet vermeye devam edecek. Gelişmelere göre hem kapsamı, hem saati ayrıca değerlendireceğiz. Plajlar, milli parklar ve bahçeler belirlenen kurallar dâhilinde 1 Haziran’dan itibaren faaliyete geçebilecek. Müze ve ören yerleri 1 Haziran’da onlar da açılıyor. Hayvan satış yerleri 1 Haziran’dan, hipodromlar 10 Haziran’dan itibaren yeniden faaliyete geçebilecek. Bireysel sporlarla ilgili sınırlamalar kaldırılmıştır. Spor tesisleriyle içlerindeki tesisler gece 24:00’e kadar hizmet verebilecektir. Deniz turizmi, balıkçılığı ve taşımacılığı ile ilgili sınırlamalar da belirlenen kurallar dâhilinde kaldırılmıştır. Sürücü kursları benzeri kurslar 1 Haziran’dan itibaren hizmet verebilecek. Kütüphaneler, millet kıraathaneleri, gençlik merkezleri, gençlik kampları 1 Haziran’dan itibaren belirlenen şartlar dâhilinde faaliyetlerini sürdürebilecek. Yani bağlı oldukları kurumlar onların kendi iç şartlarını belirleyecektir. Açık havada oturma yeri olan yerlerdeki konserler yine saat 24.00 ile sınırlı olmak üzere başlayabilecek. Tüm bu hususlarla ilgili ayrıntılı açıklamaları ilgili kurumlarımız kamuoyuyla paylaşacaktır.

Aldığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yeni normal düzeninde yine bu üç kavramı söylüyorum; maske, mesafe, temizlik, bu hususları aman ihmal etmeyelim. Muhakkak maskeyle dolaşalım, muhakkak fiziki mesafeye dikkat edelim, muhakkak temizliğe dikkat edelim ki bunlar bizim üç vazgeçilmezimizdir, bunu bir kez daha tekrarlamak istedim.

Bu duygularla sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.