Ilısu Barajı'nda Enerji Üretimi Başlama Töreninde Yaptıkları Konuşma

19.05.2020

Aziz Milletim,

Kıymetli Mardinli, Şırnaklı, Batmanlı Kardeşlerim,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santralimizin ülkemize, milletimize, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserin projesinden inşasına tüm safhalarında emeği geçen başta eski yine özellikle Tarım Orman Bakanımız Veysel Eroğlu Bey’e özellikle çok çok şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum ve yine bu süreç içerisinde yüklenici firmalara çok çok teşekkür ediyorum. Mühendisinden işçisine, herkesi kutluyorum.

Yapımına başladığımız 2008 yılından beri kredisinden inşasına her aşamasında pek çok engellemeyle karşılaştığımız bu eseri kararlılığımız sayesinde ülkemize kazandırdık. Terör örgütlerinden yurt dışındaki finans kuruluşlarına kadar yıllarca bu barajın yapımına engel olmak isteyen herkesin bugün karşımızdaki eserin ihtişamı karşısında ezildiğine inanıyorum.

Türkiye için, Güneydoğu Anadolu Bölgemiz için ve bilhassa bu tesisten doğrudan faydalanacak şehirlerimiz için bugün bayram günüdür. Özellikle başta Ana Muhalefet olmak üzere diğer muhalifler, hele hele aşırı uç muhalifler özellikle buranın yapımı karşısında merak ediyorum acaba ne diyecekler? Zira şu anda bölgenin çiftçisi için, toprakları için en önemli sulama imkânlarından tutunuz içme suyuna varıncaya kadar her şey burada, enerji imkânlarına varıncaya kadar her şey burada. Karşımızda 18 yıldır tavizsiz uyguladığımız laf değil, eser üretme siyasetimizin somut bir örneği duruyor. Ve kendi ülkesini yabancılara şikâyet edenlere, kendi halkına silah çekenlere, kendi insanının kanını dökenlere verdiğimiz en güzel cevap işte bu muhteşem eserdir. Ilısu Barajı’ndan esecek barış, kardeşlik, refah ve huzur rüzgârı inanıyorum ki asırlar boyunca bu topraklarda dalga-dalga kendini hissettirecektir.

 Toplam yıllık enerji üretim kapasitesi 4,1 milyar kilovat/saat olan hidroelektrik santralimizin ilk etapta 200 megavat gücündeki birinci ünitesini hizmete alıyoruz. Her ay bir türbini hizmete vermek suretiyle yılsonuna kadar Ilısu’yu tam kapasite faaliyete geçireceğiz. Ilısu’nun maliyeti yeniden yerleşim, tarihi ve kültürel varlıkların korunması, inşaatı ve diğer harcamalarıyla birlikte toplamda 18 milyar lirayı buldu. Barajın inşası konusunda en çok istismar edilen Hasankeyf başta olmak üzere tüm tarihi ve kültürel varlıklar özenle korunmuştur. Sadece bu tür çalışmalar için 200 milyon liralık bir kaynak kullanılmıştır. Bu tesisin ekonomimize yıllık katkısının ise 2,8 milyar lira olmasını bekliyoruz. Temelden yüksekliği 135 metre, toplam su depolama hacmi 10,6 milyar metreküp olan Dicle nehrine taktığımız bu nadide gerdanlık GAP Projemizin de en önemli unsurlarından biridir. Bu dev eser 1200 megavatlık toplam kurulu gücüyle ülkemizin en büyük dördüncü ve dolgu hacmi bakımından da ikinci barajıdır. Beton kaplı kaya dolgu baraj tipinde ise Ilısu dünyada 1 numaradır. Burada toplanan suları yakında inşa edeceğimiz Cizre barajına bırakarak hem 1,1 milyar kilovatsaat enerji üretecek, hem de 765 bin dekar araziyi sulayabileceğiz.

Şimdi buradan sesleniyorum; çiftçilere ne yaptınız? İşte bütün bu arazileri sulamak suretiyle o suya hasret topraklar çiftçinin gönlüne su serpmiştir, ne yaptığımızı anladın mı Bay Kemal? Ilısu Barajı’ndan en büyük faydayı görecek olan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerindeki vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olsun diyorum.

Herhalde terör örgütleri bu sudan da nasibini almazlar diye düşünüyorum, çünkü onların bu barajları kullanım emelleri farklıydı. 

Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca hep siyasi ve sosyal tartışmaların içinde kaybolup giderken çağın temel hizmetlerinden mahrum kalan milletimiz çok büyük acılar çekmiştir. Biz 18 yıl önce Türkiye’yi demokraside ve ekonomide dünyanın en iyi ülkeleri arasına yükseltme azmi ile yola çıktığımızda birileri birkaç yıl iktidarda kalıp gideceğimizi düşünüyordu. Ama biz planlarımızı, programlarımızı, hedeflerimizi çeyrek asırlık, yarım asırlık, 1 asırlık dilimlere göre yaparak, geçmişten beri tüm siyasetçilerin teslim olduğu kısır döngüyü kırdık. Ve dedik ki; eğitim, sağlık, adalet, emniyet, bu dört temel taş üzerinde Türkiye yükselteceğiz. Ve buna daha sonra ulaşımı ilave ettik, tarımı ilave ettik ve bunlarla beraber güçlenen bir Türkiye’yi inşa ettik. Milletimiz de her seçimde artan oranda destek vererek bize doğru istikamette yürüdüğümüzü gösterdi. Hamdolsun sadece 18 yılda bizden önceki 79 yılda yapılanların tamamının kimi alanlarda 5 katı, kimi alanlarda 10 katı ve daha fazlası hizmet üretmeyi başardık. Demokrasimizi güçlendirirken ekonomimizin altyapısını da makro düzeyde dünyanın en üst ligine çıkma hedefimize uygun seviyelere getirdik. Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelinde ülkemizi kalkındırırken ulaşımdan tarıma, enerjiden turizme hiçbir alanı ihmal etmedik. Bunun en somut örneklerini sulama ve enerji yatırımlarında görmek mümkündür. Geçtiğimiz 18 yılda toplam 8 bin 362 tesisi ülkemize kazandırdık. Türkiye 2002 yılında 276 baraja sahipti, biz buna 585 baraj daha ekledik. Ana Muhalefetin başı konuşuyor, israftan bahsediyor. Bu yatırımlar mı israf? 79 yılda bunların nesi vardı, bunların üzerine inşa ettiklerimiz ortada.

Şunu bir defa unutmayalım: Gözünüz vardır görmezsiniz, o ayrı mesele, diliniz vardır gerçekleri, hakikati konuşmazsınız, o da ayrı mesele, ama bileseniz ki bu millet bu gerçeklerin hepsini görüyor ve benim çiftçi kardeşim bu inşa ettiğimiz barajları görüyor. Önümüzde inşallah peyderpey onları da göreceksin Bay Kemal ve diğer muhalifler, ama Cumhur İttifakı’nı burada bir kenara koyuyorum, biz Cumhur İttifakı olarak dimdik bu yolda yürüyeceğiz, 17 baraj açılışını daha yapacağız. Ve bunları belki bir ay arayla, belki daha kısa, ama süratle bunların da açılışını yapıp inşallah bu yaz özellikle bu konularda bir zenginlik dönemi olacak enerjide, suda.

Türkiye’de 2002 yılında 97 hidroelektrik santraline sahipti, şimdi buna dikkat edin, biz buna 584 hidroelektrik santrali daha ekledik. Bu ne demektir biliyor musunuz? Yenilenebilir enerjide Türkiye dünyada devrim gerçekleştiren ülkelerin başında gelen ülkelerden bir tanesidir.

2002 yılında 228 sulama göledine sahipti, biz buna 385 gölet daha ekledik.

Türkiye 2002 yılında 84 içme suyu tesisine sahipti, biz buna 247 tesis daha ekleyerek ülkemize 4,5 milyar metreküpe yakın sağlıklı içme suyu kazandırdık.

Türkiye 18 yılda 18 milyon dekar araziyi daha sulamaya açarak üretimini katladı, bereketlendir.

Aynı başarılı fotoğrafı tüm hizmet ve yatırım alanlarına teşmil etmek mümkündür. Bitenlerin yanı sıra halen inşası süren, tamamlanmak üzere olan, proje aşamasında olan pek çok yatırımımız bulunuyor. Sadece 2020 yılında inşası tamamlanan 403 tesisi hizmete sunmayı planlıyoruz. Hizmete alacağımız bu yatırımların ülkemize katkısı zirai gelirde 14 milyar lira, enerjide 28,5 megavat kurulu güç, taşkın korumada 4,5 milyon dekar, içme suyunda 4,5 milyon metreküp, toplulaştırmada 4,2 milyar hektardır, hepsinin de resmi açılışlarını önümüzdeki haftalar ve aylar içerisinde peyderpey gerçekleştireceğiz. Ülkeye ve millete hizmet yolunda durmak yok, yola devam anlayışıyla gece-gündüz eser ürütmeye devam edeceğiz.

Bu vesileyle, sokağa çıkma sınırlamalarını ülkede hayatı tümüyle durdurmak değil, insan hareketliliğini azaltarak salgının yayılmasını engellemek için getirdiğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum.

İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde temel ihtiyaçlar ve üretimlerle ilgili sektörler başta olmak üzere sokağa çıkma sınırlamasının dışında tutulan kesimler teker teker sayılmıştır. Bunlar arasında tarım ve hayvancılık kesimi de vardır. 23 Mayıs’ta başlayıp bayramın son günü olan 26 Mayıs gecesine kadar uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasının dışında kalanlar arasında bitki ve hayvan üretimiyle iştigal eden vatandaşlarımız da bulunuyor. Örneğin ne Isparta’daki gül yetiştiren, ne Karadeniz’in Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun’daki çay toplayan, ne ülkemizin dört bir yanında hububatını eken, tarlasını sulayan, hayvanını otlatan üreticilerimiz için herhangi bir kısıtlama yoktur. Hep söylediğim gibi, ülkemizde ekilmemiş tek karış toprak, harekete geçirilmemiş en küçük bir potansiyel bırakmadan hep birlikte çok çalışarak yeni döneme hazırlanacağız.

Ve özellikle de koronavirüs döneminde tabii ki ölenler oldu, Allah’tan rahmet diliyorum, şu anda yaralılarımız var, hastalarımız var, onlara da şifalar diliyorum.

Ve biz bu süreçte inşallah arka arkaya bazı hastanelerimizin malum açılışlarını yapıyoruz. İşte bunlardan bir tanesi Perşembe günü inşallah Başakşehir’deki açacağımız Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’dir. Ve 2 bin 500 yataklı bu hastanemiz hakikaten çok önemli bir çekim alanı oluşturacaktır.

Yine bunun yanında Yeşilköy’de acil bir hastane ki bu da yine Profesör Doktor Murat Dilmener Hastanesi olacaktır. Ve bunun yanında aynı gün bir açılış daha yapacağız o da Hadımköy’de Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş ki bu hastanenin aslında geçmişi Sultan Abdülhamid’in askerlerimiz için yaptırdığı bir hastaneydi, ama maalesef harabeydi. Biz bu hastaneyi gayet güzel, muhteşem bir şekilde restorasyonunu yaptık ve Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş olarak bu hastanenin de açılışını yapacağız.

Bir diğeri, evet o da Sancaktepe’de. Sancantepe’de de yine Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılışını yapacağız o da bin yataklı, bin odalı. Peki, bunları niye yaptık? Özellikle bu hastaneler bizim uluslararası alanda bir sağlık merkezi haline getirdiğimiz Türkiye’mizin Sancaktepe eskiden orada malum askeri havaalanı vardı, şimdi bu havaalanından inecek ve hemen hastaneye geçecek. Yeşilköy’de yine aynı şekilde havaalanımız vardı inecek ve oradan hastaneye geçecek ve böylece ulaşım noktasında en ufak bir sıkıntı yaşamadan uluslararası camiaya biz sağlık hizmetini de verme fırsatını yakalayacağız. Bunlar dışında da Başakşehir’e de oralardan süratle geçme imkânı olacak.

Sevgili Vatandaşlarım,

Bu duygularla bir kez daha Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin ülkemize, bölgemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen başta Profesör Doktor Veysel Eroğlu Bey’e çok teşekkür ediyorum, ekibine, DSİ’de görev yapan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bunun dışında katkısı olan tüm mimarından mühendisine, işçisine kadar herkesi tekrar tekrar tebrik ediyorum. Santralde üretilecek elektriği ve barajda depolanacak suyu kullanacak vatandaşlarımıza afiyetler diliyorum, bereketler diliyorum.

Sözlerime son vermeden önce tüm İslam aleminin Leyle-i Kadri’ni tebrik ediyorum. Ve inşallah erişeceğimiz Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Rabbimden Bayramın tüm insanlığa sağlık, huzur, esenlik getirmesini diliyorum. Dünyayı adeta yakıp kavuran salgının bir an önce sona ermesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Şimdi elektrik üretmeye başlayacak tribünümüzün açılışına geçiyoruz. Hadi bismillah.