1915 Çanakkale Köprüsü'nün Çelik Kulelerinin Son Blokunun Yerleştirme Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

16.05.2020

Aziz Milletim,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün çelik kulelerindeki son bloğun yerleştirme töreninin ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.

Bu işlemle dört kulenin de tüm blokları tamamlanıyor ve köprünün inşaatındaki önemli bir aşama artık geride bırakılıyor. Projenin en başından bugünkü seviyesine kadar tüm safhalarında emeği geçen başbakan, bakanlarımızı, yüklenici firmalarını, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Özellikle Binali Yıldırım Beyi, Ahmet Arslan Beyi, Cahit Turhan Beyi bu konuda emekleri sebebiyle ayrıca kutluyorum, kendilerine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.

Bilindiği gibi bu köprü Marmara Denizi’ni her iki taraftan kuşatan büyük otoyol ağımızın en kritik geçiş noktasıdır. Esasen Çanakkale Boğazı’na köprü inşaatı asırların hayalidir. Ülkemizde pek çok hayal gibi bunu da gerçeğe dönüştürmek hamdolsun bize nasip oldu.

Köprünün 2023 metrelik orta açıklığı 2023 hedeflerimizin de ifadesidir. Rastgele bu konulmuş bir hedef değildir. Kendi alanında dünyanın en uzununa sahip bu köprü, asırlar boyunca 1915 Çanakkale zaferimizin sembolü olarak boğazı süsleyecektir. Feribotla 1,5 saat süren boğaz yolculuğunu köprüyle 6 dakikada tamamlayacak, her vatandaşımızın bu eseri ülkemize kazandıranları şükranla, Çanakkale’de destan yazan ecdadı da rahmetle yâd edeceğine inanıyorum. Tabii bu sayede elde edilecek vakit ve yakıt tasarrufu da ülkemizin kazanç hanesine yazılacaktır.

Her zaman söylediğimiz gibi, yaygın ve hızlı ulaşım altyapısı bir ülkenin kalkınmasının, gelişmesinin, büyümesinin temel şartıdır. Bu anlayışla gece-gündüz yürüttüğümüz çalışmalarla bugüne kadar 18 bin kilometreyi aşkın bölünmüş yol inşa ederek, toplam bölünmüş yol uzunluğunu 27 bin kilometrenin üzerine çıkardık. Otoyol uzunluğunda 3 bin 100 kilometreye, ülkemizde daha önce olmayan hızlı tren hatlarında ise bin 213 kilometreye ulaştık.

Havayolu ulaşımını herkesin erişebileceği seviyeye getirirken, bu seviyeye gelmede de hedefimiz hep şu oldu: Havayolu halkın yolu. 30 yeni havalimanı yaparak ülkemizin dört bir yanında 56 havalimanını milletimizin hizmetin sunduk.

Halen inşası devam eden pek çok kara yolu, demir yolu, hava yolu ve deniz yolu projemiz var, bunlar da tamamlandığında Türkiye kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde ulaşımda bölgesel merkez konumuna gelecektir. Geçtiğimiz haftalarda Çin’den yola çıkan bir yük treninin Marmaray üzerinden Boğazı aşıp Avrupa’ya gitmesi, bu stratejik konumunun örneklerinden biridir. Koronavirüs sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden şekillenecek dünyada ülkemizin diğer alanlarla birlikte ulaşımdaki bu güçlü altyapısı en büyük avantajımız olacaktır.

Bu süreçte sağlık alanında 18 yıldır büyük çabalar ve mücadeleler sonucunda ülkemizi getirdiğimiz yerin önemini hep birlikte çok daha iyi görüyoruz. Yurdun dört bir köşesine binlerce hastane inşa ettik, bunların içlerini en modern cihazlarla donattık. Sağlık çalışanlarımızın sayısını bir milyonun üzerine çıkarttık. Dünyada eşi benzeri olmayan genel sağlık sigortası sistemiyle tüm vatandaşlarımızı 88 liradan başlayan katkılarla sağlık hizmeti güvencesine kavuşturduk. Biz tüm bunları yaparken, CHP’nin başını çektiği bir kesim hep işlerimizi engellemenin, yalan ve iftira ile önümüzü kesmenin gayreti içindeydi. Şehir hastaneleri projelerimize demediklerini bırakmadılar, ama onlara rağmen ülkemizi şehir hastaneleriyle donatmayı sürdürüyoruz. Son olarak İkitelli’de ilk bölümünü daha önce açtığımız Başakşehir Şehir Hastanemizin ikinci kısmını 21 Mayıs’ta Japonya Başbakanı Sayın Abe ile video konferans vasıtasıyla birlikte hizmete sunacağız.

Maalesef bu zihniyet salgın sürecinde ortaya çıkabilecek acil ihtiyaçları karşılamak ve daha sonra da kaliteli sağlık hizmeti vermek için başlattığımız hastane inşaatlarına dahi tahammül edemiyor. Şurada Yeşilköy ve Sancaktepe yapımını tamamlamak üzere olduğumuz hastanelerimize israf diyebilecek kadar ufku dar, vizyonu sığ bir kafa bulunuyor.

İçişleri Bakanlığımızın sokağa çıkma sınırlandırmasından etkilenen 65 yaş üzeri ve kronik hastalığı olan vatandaşlarımıza hizmet için oluşturduğu Vefa Sosyal Destek Gruplarına yönelik saldırılar da aynı alçak zihniyetin ürünüdür. Önce Van’ın Özalp ilçesinde PKK’nın yaptığı ve ipini bu örgüte teslim etmiş olan HDP’lilerin de işin içinde olduğu anlaşılan bir terör eylemi yaşandı. Özalp’ın bir mahallesindeki vatandaşlarımıza yardım götüren Vefa Sosyal Destek Grubu aracına dönüş yolunda PKK’lı teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtılar. Bu saldırıda Vefa Sosyal Destek Grubu görevlisiyle yoldan ilçeye götürmek üzere araca aldıkları bir vatandaşımız şehit oldu. Her iki şehidimize de Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Daha Özalp’taki şehitlerimizin kanı kurumadan bu defa Adana’da Yüreğir Kaymakamlığı bünyesindeki Vefa Sosyal Destek Grubu saldırıya uğradı. Bu saldırı kaymakamlık önünde vatandaşlarımıza yardım dağılırken gerçekleşti. Devletin kaymakamına, polisine ve Vefa Sosyal Destek Grubu görevlilerine hem hakaret edip, hem fiili saldırıda bulunan güruhun CHP Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanı ve beraberindekiler olduğu anlaşılmıştır.

PKK’nın Van’da uzun namlulu silahlarla gerçekleştirdiği saldırıyı CHP’liler Adana’da hakaret ve yumrukla yapmıştır. Yöntem farklı, zihniyet ve amaç aynıdır. Devletin halkına hizmet götürmesine tahammülü olmayan bu iki kirli yapının bir süredir gizli saklı yürüttükleri siyasi ittifakı benzer eylemlerle sahada bir ileri aşamaya taşıdıkları anlaşılıyor. Hâlâ bu partilerin riyakâr siyasetlerini görememiş olanlar için sadece bu iki hadise dahi başlı başına bir ibret vesikasıdır. Türkiye bu devlet ve millet düşmanlarına evvel Allah biz bu toprakları bırakmayacağız. Devletin askerine, polisine, vatandaşlarımıza hizmet için canla, başla çalışan görevlilerine saldıran herkes bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir. Sınırlarımız içinde ve dışında PKK’sından FETÖ’süne kadar tüm terör örgütlerine hayatı zindan edeceğiz. PKK’nın kafasını nasıl dağlarda eziyorsak, milletimize verdiğimiz hizmetlere tahammülü olmayan, siyasi uzantılarını da sandıkta Cumhur İttifakı olarak hep birlikte hezimete uğratmayı sürdüreceğiz.

Bu duygularla vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif’ini, Salı gecesi idrak edeceğimiz Leyle-i Kadrini, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum. Bir kez daha köprümüzün çelik kulelerine yerleştirilecek son blokların hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum. Köprümüzün en kısa sürede 2022 hedefiyle hizmete açılması temennisiyle projenin bu aşamaya gelmesinde emeği geçen arkadaşlarımı gerek Binali Yıldırım Bey, gerek Ahmet Arslan Bey, gerekse Cahit Turan Bey’e teşekkür ediyorum. Mimarından mühendisine kadar tüm işçi kardeşlerime şükranlarımı şahsım ve milletim adına ifade ediyorum, yüklenici firmaları kutluyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.