AK Parti İl Başkanları Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

01.04.2020

Değerli İl Başkanlarımız,

Sevgili Yol ve Dava Arkadaşlarım,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretler muhabbetle selamlıyorum. Rabbimden, ülkemiz, milletimiz, partimiz için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Dünyanın geri kalanı ile birlikte ülkemizin de yakın tarihin en büyük sağlık tehditlerinden biri ile karşılaştığı bir dönemden geçiyoruz.

Koronavirüs salgını olarak bilinen kovid-19 hastalığından etkilenenlerin sayısı 900 bine, bu sebeple yaşanan ölümlerin sayısı 45 bine yaklaştı. Türkiye’de de dün akşam itibarıyla vaka sayısı 13 bin 531’i, vefat sayısı 214’ü bulurken, 243 vatandaşımız da iyileşerek taburcu edildi. Bunun üzerinde özellikle de durmak lazım, demek ki bir taraftan olumlu gelişmeler de devam ediyor. Bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabrı cemil diliyorum. Tedavisi süren kardeşlerimize ise acil şifalar temenni ediyorum.

Bu süreçte en büyük avantajımız, sahip olduğumuz güçlü sağlık altyapısı ile hastalıkla mücadeleyi erken başlatmış olmamızdır. Çin’in ardından pek çok ülkede görülen ciddi hasta ve ölüm oranları salgına karşı mücadelede zorlanıldığına işaret ediyor; Türkiye’yi böyle bir duruma düşürmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Gerek şahsım, gerek ilgili bakanlarımız gelişmeleri, alınan tedbirleri milletimizden beklentilerimizi kamuoyuyla paylaşıyor. Kurumlarımız uygulamaları sık bir şekilde takip ediyor, ihmaller ve ihlaller karşısında gereğini yapıyor.

Amacımız, ülkemizin bu sıkıntılı dönemi en kısa sürede en az kayıpla geride bırakmasını temin etmektir. Teşkilatlarımızdan bu kapsamda alınan tedbirlerin çevrelerindeki uygulanasını yakından izlemelerini bekliyorum. Tespit edilen aksaklıklar ve eksiklikler derhal yetkili mercilere bildirilerek önlem alınması sağlanmalıdır. Vatandaşlarımızı da kendilerinin, evlatlarının ve aile büyüklerinin sağlığı için kurallara uymaya davet etmeliyiz. Tedbirlere riayet etme konusunda AK Parti teşkilatlarının ve partimize gönül vermiş tüm kardeşlerimizin örnek ve öncü olması gerekiyor. Sosyal hareketliliği ne kadar azaltır, sosyal mesafeyi ne kadar uzatırsak, hastalığın yayılma hazını o derece çabuk kırarız. Bunun için milletimizden şu sıkıntı günler geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarını rica ediyorum.

Bilim insanlarımızın tavsiye ettiği, yönetim olarak bizim de hayata geçirdiğimiz tedbirlere riayeti en üst düzeye çıkarmalıyız. Her bir vatandaşımız kendini gönüllü karantinada tutarsa daha ileri tedbirlere gerek kalmaz. Evde kalma, sosyal mesafeyi koruma, temizlik gibi hususlara dikkat edilmez ve salgın yaygınlaşırsa çok daha sıkı tedbirler kaçınılmaz hale gelir.

Şimdilik şehirlerarası ulaşımı kısmen sınırlandırdık, ihtiyaç halinde şehir içi ulaşımda da benzer yöntemleri devreye sokabiliriz. Sağlık, gıda, temizlik ve benzeri temel hizmetlerin kesintisiz şekilde yürümesini sağlıyoruz. Eğitimi internet ve televizyon yoluyla uzaktan yürütmeye çalışıyoruz. Kamuda ve özel sektörde mümkün olduğu kadar evden çalışma sistemine geçtik. Üretimin ve ihracatın devam etmesi konusunda da kararlıyız. Alınan tedbirlerden etkilenen tüm kesimlere yönelik çok ciddi destek ve erteleme paketleri açıkladık.

Ayrıca, “Biz bize yeteriz, Türkiye’m” sloganıyla bir yardım kampanyası başlattık. Bu kampanyada toplanan paralar sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımız aracılığıyla gerçek ihtiyaç sahipleri tespit edilerek, onlara dağıtılacaktır. Teşkilatlarımızın tamamını bu kampanyaya katılmaya davet ediyorum. Ümidimiz, acımızdan büyüktür, anlayışıyla bu ülkenin her bir ferdine sahip çıkmakta kararlıyız. Esasen bu tür kampanyalarda toplanan meblağlar devlet olarak bizim verdiğimiz desteklerin yanında çok küçük bir tutarı ifade eder.

Burada özellikle bir konunun üzerine durmak istiyorum; Devlet içinde devlet olmanın anlamı yoktur. Bu bakımdan da şu anda bütün bu kampanyalar sadece devletimizin, yani Cumhurbaşkanlığı makamının açıklamış olduğu birimler tarafından yürütülmektedir ve bunların takibi İçişleri Bakanlığı, valiliklerimiz ve bunun yanında da yine aynı şekilde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, bunlar vasıtasıyla yürütülmektedir. Burada birçok belediyelerimiz, valiliklerimizin izni olmaksızın bu tür kampanyalar açacak olurlarsa, işte o zaman bu devlet içinde devlet olma mantığıdır ki, burada gücü dağıtmış oluruz, bunu da kimsenin hakkı yok ve yasalar da buna zaten müsaade etmiyor.

Tabii burada önemli olan, rakamdan ziyade milletimizin zor günlerinde birliğini, beraberliğini, dayanışmasını göstermektir. Eğer biz bugün bir olmayacaksak, bugün beraber olmayacaksak, bugün dayanışma içerisinde olmayacaksak, bugün hâlâ siyasi mantıkla yaklaşacaksak iktidarmış, Ana Muhalefetmiş, diğerleriymiş böyle bir yaklaşım içerisine gireceksek, biz ne zaman bir ve beraber olacağız? Bu bakımdan biz tabii ki şu anda iktidar olarak gerekli olan uyarıyı yapmak zorundayız ve bunu yapıyoruz. Şahsımın ve kabine üyelerimizin yaptığı, maaşlarla başlayan kampanya hamdolsun iş dünyamız, hayırseverlerimiz ve vatandaşlarımız tarafından sahiplenildi. Birçok spekülasyonlar yapılıyor ve bu spekülasyonlarda devletin para toplamaya, devletin işte af edersiniz dilencilik yapmaya yöneldiği gibi çirkin yaklaşımlar. Şu an da devletimizin ülke genelinde yapmış olduğu yatırımlar, tüm sağlık teşkilatlarımızla, tüm İçişleri teşkilatıyla, jandarmamızla, askerimizle yapmış olduğumuz yatırımlar, atmış olduğumuz adımlar, bunlar rakamlarla ifade edilmez. Onun için muhalefetin ağzından çıkanı kulağının duyması lazım. Eğer ağzından kulağı duymuyorsa, milletimiz vakti, saati geldiğinde bunun da cevabını onlara verir. Ve bizler bu noktada bütün hassasiyetimizle, tüm hastanelerimizi devreye sokarak, dün şehir hastanelerine karşı çıkanlar, şimdi şehir hastanelerinin niye sayısı bu kadar az, diye bunu konuşmaya başladılar, işte bunlar nedenli ufuksuz olduklarını gösteriyor. Biz ise şu an da ardı ardına yeni hastanelerimizi açmanın gayreti içerisindeyiz. Başta İstanbul olmak üzere şu an da şehir hastanelerinin açılışı hamdolsun süratlendi ve bunları da başlattık. Ve Nisan ayının 20’sinde İkitelli’deki Şehir Hastanemizi açacağız, Mayıs ayının sonunda da onun diğer etaplarını da açmak suretiyle inşallah 2 bini aşkın yatak sayısıyla ve 500’ü aşkın ventilatörle orayı devreye sokacağız.

Aynı şekilde milletimize, kurallara riayet edeceği, ikazları harfiyen yerine getireceği hususunda da güveniyoruz. Sokakları olabildiği kadar boşaltıp, zorunlu olmadıkça evimizden çıkmayarak, imanın alametlerinden saydığımız temizliğimize dikkat ederek, inşallah bu musibetin üstesinden geleceğiz. Bu sıkıntı dönemde fedakârca görev yapan sağlık personelimize, güvenlik güçlerimize, gıda ve temizlik üretimiyle tedarik zincirlerinde görev yapan herkese teşekkür ediyorum. Özellikle de maske üretiminde okullarımızdan, Milli Savunma Bakanlığımıza kadar sektörün içerisinde yer alan kurumlarımıza kadar, gerek N95, gerek diğer maske üretimlerinde yoğun bir çalışmanın içerisindeyiz. Hem ülkemizde, hem de birçok dost ülkelerin taleplerine de bu arada yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bununla kalmıyoruz tulum üretiminde, eldiven üretiminde yoğun bir çalışmanın içerisindeyiz. Bu konuda da yine sektörün içerisinde olanları tebrik ediyorum.

Aynı şekilde sınırlarımız içinde ve ötesinde ülkemizi hedef alan hain saldırılara karşı vatan savunması yapan tüm kahramanlarımıza da şükranlarımızı ifade ediyorum. Gerek Irak’ın Kuzeyinde, gerek Barış Pınarı Harekâtı’nda, gerek İdlib’de, gerek Libya’da şu an da kahramanlarımızın verdiği mücadele her türlü takdirin üzerindedir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize şifalar diliyorum. Devlet ve millet olarak tarihe altın harflerle yazılan bu fedakarlıkları asla unutmayacağız.

Değerli Kardeşlerim,

Ülkemiz, son 7 yılda nice saldırıya göğüs gerdi, nice belayı başından def etti, inşallah bugün yaşadığımız sıkıntıyı da atlatacağız. Türkiye’nin sağlıklı, huzurlu, güvenli, müreffeh geleceği için bugün sabredecek, hazırlık yapacak, vakti geldiğinde de atılımımızı gerçekleştireceğiz. Şu an da karşımda 81 vilayetimizin il başkanlarını görüyorum ve sizlerle şu an da Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızı yapıyoruz. Ve sizler de bugün aldığınız bu talimatlar çerçevesinde illerinizde tüm ilçelerimizi hareketlendirmek suretiyle bunu her ilçede yaygınlaştırırsanız, inanıyorum ki bizler en az hasarla bu süreci atlatmış oluruz. Dünya artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme doğru gidiyor. Bu yeni döneme geçtiğimiz 17 yılda ülkemize kazandırdığımız hizmetler sayesinde nitelikli insan ve üretim gücümüzle, altyapımızla, tecrübemizle oldukça hazırlıklı giriyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını inşallah hep birlikte tamamlayacağız. Hükümetlerimiz döneminde ülkemize çağ atlatan AK Parti, yeni dönemde de lokomotiflik görevini sürdürecektir.

Partimizin geçmişin ve bugünün değil, aynı zamanda geleceğin de partisi olduğunu göstermek için önümüzde eşsiz bir fırsat duruyor. Bunun için yapmamız gereken tek şey, milletimizle aramızdaki gönül bağını güçlendirmektir. 81 vilayetimizin tamamında AK Parti olarak ulaşmadığımız ve gönlünü kazanmadığımız tek bir vatandaşımız kalmayana kadar bize durmak, dinlenmek haramdır. Siz il başkanlarımız kendi şehirlerinizde bu hedefi gerçekleştirmek için yürüttüğümüz mücadelenin serdarlarısınız. İl başkanı ne kadar iyi çalışır, ne kadar gayretli ve becerikli olursa, teşkilatlar da o derece şevkle bu hedeflere sarılır. Bunun için sizlere çok büyük görevler düşüyor. İnşallah 7. Olağan Kongre süreci olarak söylüyorum, bu doğrultuda kendimizi ve enerjimizi yenilemenin, milletimizle daha sıkı bağlar kurmanın vesilesi haline dönüştüreceğiz.

Kovit-19 hastalığı sebebiyle ara verdiğimiz ilçe kongrelerimize tehdit ortadan kalkar kalkmaz yeniden başlayacağız. Kongre sürecimizi yetiştirebilirsek, belirlediğimiz takvim dâhilinde yürütür, yetişmeyecek olursa biraz öteleyebiliriz. Gelişmelere göre bunun kararını birlikte veririz. Önemli olan, il teşkilatlarımızın ilçeleri, varsa beldeleri, mahalle ve köy temsilcileri, sandık müşahitleri, tüm üyeleriyle birlikte, tüm kadroyla ve en yüksek motivasyonla çalışmaya devam etmesidir.

Bizler milletimizin kapısını seçimden seçime çalanlardan asla olmadık, olmayacağız. Yılın 365 günü ana kadememizle, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla milletimizin yanında olduğumuzu göstereceğiz ki, sandık ortaya geldiğinde oyunu istemeye yüzümüz olsun. Bizim kültürümüz iyi dost iyi günde çağrıldığında, kötü günde ise çağrılmadan gelendir, bu anlayış üzerine kuruludur. Bunun için vatandaşlarımızın bize gelmesini beklemeden biz onlara gitmeli, gerçek bir dost olduğumuzu göstermeliyiz. Bizler için siyasetin manası davamızı yükseltmek ve yüceltmektir, milletimizin gönlünü kazanmaktır, ülkemize hizmet etmektir. Unutmayalım, insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.

Bugüne kadar hep eser siyasetiyle, hizmet siyasetiyle milletimizin karşısına çıktık, bundan sonra da aynı yolda yürüyeceğiz. Her kriz bize hayattaki önceliklerimizi tekrar tekrar gözden geçirmeye yöneltiyor. Ferdi hayatımızda olduğu gibi, parti olarak da aynı muhasebeyi yapmamız gerekiyor. AK Parti olarak hükümete geldiğimiz günden beri şiarımız olan, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” ifadesinin ne kadar önemli olduğunu bu krizde bir kez daha gördük. Aynı anlayışı partimize de uyarlayabiliriz. Tek tek kendimizin değil, topyekûn partimizin gücü nispetinde davamıza ve ülkemize hizmet imkânına sahip olduğumuzu asla unutmayacağız. Hazreti Mevlana’nın, “Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez” sözüne uygun şekilde birbirimize hep destek olacağız.

İnşallah ülkemizi güzel günler bekliyor. Bu süreci atlatacağız ve bunu başaracağız, birlikte başaracağız. İnşallah milletimiz bu dönemi en az kayıp ve hasarla atlatacaktır. Türkiye’nin önünün aydınlık olduğuna tüm kalbimizle inanıyoruz. Hep birlikte bunun için daha çok çalışacak, daha çok emek verecek, daha çok mücadele edeceğiz.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.