Kahramanmaraş’ın Kurtuluşu’nun 100. Yıl Dönümü Kutlama Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

12.02.2020

 

Değerli Kahramanmaraşlılar,

Türkiye’nin kalem kaşı, köşe taşı, tarihler inşa ettiren ustabaşı Kahramanmaraş’ı özlemişiz. Kahramanmaraş da her zamanki gibi sevgiyle, coşkuyla bizleri bağrına bastı. Buradan Kahramanmaraş’ın her bir ilçesindeki, mahallesindeki, hanesindeki kardeşlerime muhabbetlerimi gönderiyorum.

Kahramanmaraş’ı ziyaret için bugünü, yani 12 Şubat tarihini özellikle seçtik. Son gelişimizde sizlerden bugünü büyük bir coşkuyla kutlamanızı beklediğimi söylemiştim. Çünkü 12 Şubat tam yüz yıl önce Maraşlıların milli mücadele tarihimizde çok önemli yeri olan bir destanı tarihe armağan ettikleri gündür. Maraş’ı Kahramanmaraş yapan bu büyük mücadele Anadolu’nun topyekun kurtuluşuna giden yolu da açmıştır. Meclisimiz tarafından İstiklal Madalyası ve “kahraman” unvanıyla onurlandırılan Maraşlıların bu gurur gününü kutluyorum.

Rabbimden sizler ve tüm milletimiz için büyük bir anlam ifade eden bu tarihi günün hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.

Bu vesileyle, Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ile birlikte Maraş kıyamının kahramanları Sütçü İmam’ı, Arslan Bey’i, Rıdvan Hoca’yı, Senem Ayşe’yi, Çuhadar Ali’yi ve tüm istiklal sevdalılarını tazimle yâd ediyorum. Bin yıldır vatanımızın ve milletimizin bekası için canını esirgemeyen bütün şehitlerimize, gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemizin kalkınması, milletimizin güçlenmesi için emek veren, çalışma, üreten herkesi şükranla anıyorum.

Kardeşlerim,

Biz, istiklalini korumak için nice çetin imtihanlardan geçmiş bir milletimiz. Milli mücadele yılları bu imtihanı en zor şartlarda verdiğimiz bir dönemdir. Maraşlıların 12 Şubat 1920 tarihinde kazandıkları zaferle işgalci güçlerin Anadolu’da barınamayacakları tüm dünyaya ilan edilmiştir. Sütçü İmam’ın, bugün namus günüdür, diyerek yaktığı istiklal meşalesi Maraş’la birlikte bütün vatanın istikbalini aydınlatmıştır. Kadınlarının mahremiyetine el uzatan düşman askerlerine cevabını alnına yapıştırdığı kurşunla veren Maraşlının cesareti yepyeni bir dönemin işaret fişeği olmuştur. Maraş Kalesi’nden indirilen bayrak yerine dikiline kadar süren bu mücadeleye kadınıyla, erkeğiyle tüm şehir katılmıştır. Şehrin 4’te 3’ünün yanmasına pahasına düşmanı bu topraklardan söküp atan o güzel insanlara ve torunları olan sizlere buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

Yenilgiye uğrattığı düşmanı önüne katıp, kovalayan Maraş’ın üzerine 12 Şubat sabahı güneş bir başka doğmuştur. Maraş’ın mücadelesi ve cesareti adeta tüm Anadolu’yu ateşledi. İşgal yıllarında maruz kaldığı o mezalim sırasında Maraş halkının yaşadığı acılar bir asır sonra hala tazedir, taptazedir. Kendisi de bir Maraşlı olan üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle, sizler, ateşi kanla, kurşunu etle, kılıcı kemikle önlemenin sırrını elinizde tutuyorsunuz. İşte bu Maraş işgal altında yaşamaya karşı yükselttiği itiraz sebebiyle tarih sayfalarına kendi kendini kurtaran şehir olarak geçmiştir. Vatanı, bayrağı ve istiklali uğruna canını feda eden Kahramanmaraşlılar bütün dünyaya bizim nasıl bir millet olduğumuzu göstermiştir.

Maraş’ın kahramanlığı bundan ibarete de değildir. Bundan bin küsur yıl önce, yani 950’li yıllarda yine destansı bir mücadeleyi Bizans’a karşı veren Maraş halkı, dönemin şairlerini kendine hayran bırakmıştır. O tarihlerde Maraş’ı imar ettiren ve şehrin tarihinde önemli bir yer edinen Seyfüddevle’nin komutasında saf tutan Maraşlılar Bizans Ordusunu büyük bir bozguna uğratmıştır. Arapların ünlü şairi Mütenebbi bu zafer karşısında hislerini şöyle ifade etmişti:

“Bugün serhat halkı Maraşlıları ne devlettir?

Cihat ehli onlarla bir, bu ne büyük fazilettir.”

Bu topraklarda bin yıldır bir ve beraber yaşayan, vatanı ve bayrağı, ekmeği ve suyu bir olan milletimiz Maraş’ı, Antep’i, Urfa’yı, Van’ı, Bitlisi, Bingöl’ü hep birlikte savunmuştur. “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor” dediğimiz kahramanlar bu ülkenin tamamının evlatlarıdır. Çanakkale’de vatanı savunurken omuz omuza çarpışan, şehit olan, gazilikle şereflenen bu milletin kardeşliğini bozmaya kimsenin gücü Allah’ın izniyle yetmeyecektir.

Kahramanmaraşlı şairimiz ne güzel söylemiş:

“Yesevi'nin çeşmesinden akmışım,

Mevlana'nın gözleriyle bakmışım,

Yunus’ların tezgahından çıkmışım,

Senlik, benlik dosta giden yol mu ki.

Bolayır'dan Sakarya'ya atladım,

Sütçü İmam namlusunda patladım,

Çete kurdum, orduları hakladım,

Millet için yurt satılık mal mı ki.”

Evet, bizim davamız senlik-benlik davası değil, istiklal ve istikbal davasıdır. Allah’ın izniyle Maraşlının cesareti ve yüreği kaim oldukça, bu davanın sancağını yere düşürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Yürekler tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diye vurdukça, Türkiye’nin yıldızı hep yükselecektir. Biz bir oldukça, iri oldukça, diri oldukça, kardeş oldukça, hep birlikte Türkiye oldukça hedeflerimize ulaşmamızı engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Maraş, Kahramanmaraş, bayrağımıza uzanan elleri kırmaya hazır mıyız? Ezanımızı susturmaya yeltenen hainleri tepelemeye hazır mıyız? Şehit kanları ile yoğrulmuş mübarek vatan topraklarından bir avuç dahi gasp etmeyi aklından geçirenleri pişman etmeye hazır mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun.

Değerli Kardeşlerim,

İstiklal Harbimizin lokomotifi Kahramanmaraş’ı geçtiğimiz 10 yılda yaptığımız 33 katrilyon tutarında yatırımla geleceğimizin de ışığı haline dönüştürdük. Her alanda kurduğumuz güçlü altyapı sayesinde Kahramanmaraş bölgesinin yükselen yıldızı olarak bize güç ve gurur veriyor.

Eğitimde 6 bine yakın yeni derslik yaparak evlatlarımızı geleceğe en donanımlı şekilde hazırlamanın gayreti içinde olduk. Maraş’a ikinci devlet üniversitesini, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi’ni kurduk. Yükseköğrenim talebelerimiz için 4 bin 105 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettik. Gençlik merkezleriyle, farklı branşlara hitap eden spor tesisleriyle, millet bahçeleriyle Kahramanmaraş’ı donattık. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 4 katrilyon lira tutarında destek vererek, kimseyi sahipsiz bırakmadık.

Sağlıkta 13’ü toplamda bin 135 yataklı hastaneden oluşan 93 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Andırın ve Pazarcık devlet hastaneleriyle birlikte 17 adet sağlık tesisimizin yapımı da devam ediyor. Ayrıca, 200 yataklı bir fizik tedavi rehabilitasyon ile ruh ve sinir hastalıkları hastanesi inşa etme çalışmalarını sürdürüyoruz. 

Kahramanmaraş’ta 3 bin 270 konut projesini hayata geçirdik, ayrıca 2 bin sosyal konut projemiz daha var. Şehir genelinde toplam 4 bin 378 riskli bağımsız birinin yıkımını bitirdik. Ulaşımda 73 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 319 kilometreye ulaştırdık. Maliyeti yaklaşık 5 milyar lira olan, içinde 13 adet çift tünel, 3 viyadük, 4 kavşak ve 3 köprünün yer aldığı Kahramanmaraş-Göksun yolunun eşiklerini tamamlıyoruz. Kadirli-Andırın-Göksun yolunu, Narlı-Pazarcık ayrımı, Çağlayancerit yolunu, Göksun-Elbistan yolunu ve Afşin-Tanır-Kayseri yolunu inşallah bu yıl tamamlıyoruz. Nur Dağı’ndan geçen Mersin’den Gaziantep’e uzanan hızlı tren hattı Kahramanmaraş’a da uzanıyor. Bu hattı tamamladığımızda Kahramanmaraş- Gaziantep arası hızlı trenle 53 dakika, Adana arası 1 saat 30 dakika, Mersin arası 2 saat olacak. Kahramanmaraş Havalimanı’na yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binasını inşa ettik.

Sanayide Kahramanmaraş’a bir teknopark, 13 araştırma, geliştirme merkezi, üç organize sanayi bölgesi kurduk. Toplam 13,6 katrilyon lira tutarında yatırım teşviki vererek şehrimize ilave 38 bin kişilik istihdam oluşturduk.

Kahramanmaraş’a son 17 yılda 1,6 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik ve yaklaşık 5 milyar lira tutarında orman, su yatırımı yaptık. Tamamladığımız 5 baraj ve 4 gölede ilave olarak, 17 baraj ve 2 göledin inşat çalışmaları devam ediyor. Şehrimizin içme suyu sorununu kökten çözdük. Afşin’in ve 30 yerleşim yerinin içme suyu ihtiyacını karşılamak için 74 kilometre uzunluğunda isale hattını inşa ediyoruz. Tamamladığımız tesislerle 152 bin dekardan fazla zirai araziyi sulamaya açtık.

Tarihi Kahramanmaraş Kalesi’nin restorasyonunu, peyzaj ve çevre düzenlemesini bitirdik. Kalede bulunan müzede yeniden yapıldı. Tarihi Kapalı Çarşı’nın cephe yenilemesi devam ediyor. Merhum Nuri Pakdil’in doğduğu yeri, edebiyat ve kültür evi haline getiriyoruz. Ekinözü’ndeki içmeleri sağlık turizmine açmak için yapımına başladığımız tesisi inşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz. Ceviziyle meşhur olan Çağlayancerit ilçemize bir ceviz paketleme tesisi kuruyoruz. Her ilçemize gençlerimizin, kadınlarımızın, sosyal, kültürel bakımdan kendilerini geliştirebilecekleri millet konakları yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Kahramanmaraş’ı yeni projelerle, yatırımlarla desteklemeye devam edeceğiz.

Değerli Kardeşlerim,

Dün dedeleri bu topraklardan arkalarına bakmadan kaçanlar, bugün yeniden bizimle ilgili hayaller kurmaya başladı. Bu milletin daha 100 yıl önce ekmeksiz yaşanır, vatansız yaşanmaz diyerek, en zor günlerinde tarihin en büyük mücadelesi verdiğini unutanlar var. Ülkemizin bir süredir maruz kaldığı her saldırı bir asır öncesindeki hesapların yeniden tedavüle sokulma çabasının ürünüdür. Milletimizin en sıkıntılı döneminde başaramadıklarını bugün yapabileceklerini sananlara derslerini her fırsatta veriyoruz. Hem sahada hem masada yürütülen sinsi faaliyetlerin hiçbiri de amacına ulaşamayacaktır. Bu sinsi gayretlerden birinin örneği geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda yaşandı. Dünya genelinde kırmızı bültenle aranan bölücü teröristler Avrupa Parlamentosu çatısı altında misafir edilip konuşturuldular. Maalesef bu etkinlikte HDP ve Saadet Partisi milletvekilleri de yer almışlardır. Şimdi biz bu milletvekillerine ve partilere karşı bir işlem yapsak, ortalığı ayağa kaldırırlar. Halbuki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2009 yılında İspanya’nın başvurusu üzerine önemli bir karara imza atmıştı. Terör örgütüyle organik bağı olduğu terör eylemlerini kınamadı, halkı devlete karşı tahrik ettiği gerekçesiyle Batasuna Partisi’nin kapatılma kararı mahkeme tarafından doğru bulunmuştu. Bu karar terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayan, hatta daha ötesi terör örgütlerinin eylemlerini açıkça kınamayan partilerin demokrasilerde yerinin olmadığının en çarpıcı ifadesidir. Türkiye’nin bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koyamadığı için kimi siyasi partiler ve siyasetçiler hakkında yürüttüğü hukuki sürecin doğruluğu bu kararla teyit edilmiş oldu. Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu kararına açıkça aykırı bir tutum içindedir. Yine geçtiğimiz haftalarda Belçika Yüksek Mahkemesi PKK soruşturmalarıyla ilgili terör örgütünü destekleyen mahiyette bir karar aldı. Bu gelişmeler Avrupa Birliğinin ve Avrupa ülkelerinin terör karşısındaki samimiyetsizliğinin, ilkesizliğinin, çarpık duruşunun birer tezahürüdür. Kendi yargı organının kararlarına uymayan bir Avrupa Birliği’nin ne güvenilirliği, ne de itibarı kalır. Aynı şekilde bugün Türkiye’ye zarar verdiği için terör örgütlerine ve teröristlere kucak açanlar yarın aynı felaket başlarına çöreklendiğinde karşılarında dert anlatacak kimse bulamazlar. Buradan Avrupa Birliği’ni ve Avrupa ülkelerini bir kez daha terör karşısında ilkeli ve onurlu bir duruş sergilemeye davet ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Türkiye sınırları ötesindeki güvenlik koridorlarından ekonomiye kadar her alanda tarihi bir mücadele yürütüyor. Kahramanmaraş’ın güvenliği Suriye’deki mücadelemizin başarısından geçiyor. Akdeniz sahillerimizin güvenliği Libya’daki mücadelemizin başarısından geçiyor. Ekonomimizin selameti üretimden ihracata, yatırımdan istihdama, savunma sanayinden yüksek teknolojiye kadar geniş bir alanda verdiğimiz mücadelenin başarısından geçiyor. Ülkemizin 81 vilayeti ve 83 milyon vatandaşıyla geleceğini bu büyük mücadelenin sonuçları belirleyecek. Kafaları ve kalpleri sadece kendi kısır siyasi çıkarları için çalışanlar elbette bu büyük mücadelenin anlamını kavrayamıyor. Hamdolsun milletimiz Gezi olaylarından 17-25 Aralık tezgahlarına, çukur eylemlerinden 15 Temmuz darbe girişimine ve ekonomimize kurulan tuzaklara kadar bu mücadelenin her adımında bizim yanımızda oldu. Dünyada bu kadar kısa sürede böylesine çok saldırıya maruz kalıp da hâlâ dimdik ayakta durabilecek başka bir ülke ve toplum yoktur. Bize bu topraklarda bir yudum nefes almayı, bir damla su içmeyi, bir lokma ekmek yemeği dahi çok görenleri hüsrana uğrata uğrata yolumuza devam ediyoruz. İşte burada Kahramanmaraş’tan bir kez daha ifade ediyorum. Ne yaparsanız yapın Türkiye 2023 hedeflerine Allah’ın izniyle ulaşacaktır. Bu kararlılığımızdan gözleri korkanlar bozulan oyunlarının hıncıyla giderek daha pervasız bu şekilde üzerimize geliyor. Bizde diyoruz ki, geleceğiniz varsa göreceğiniz de vardır. İşte Kahramanmaraş burada, bu şehir dün nasıl sizi önüne katıp kovaladıysa, bugün de aynısını yapacak azme ve cesarete sahiptir. Esaret zincirinin ellerine, ayaklarına, boğazına takılmasına rıza göstermektense, haysiyetiyle ölmeyi tercih eden bir milleti kimse durduramaz. Türkiye’nin bugün verdiği mücadele işte böyle bir haysiyet mücadelesidir. Dökülen her damla kanımız, anlımızdan yere düşen her damla terimiz kararlılığımızı biraz daha perçinliyor, güçlendiriyor. Kahramanmaraş’ın 100. Kuruluş ve Kurtuluş Yıldönümü törenlerindeki şu manzara bu gerçeğin en somut örneğidir.

Bir kez daha 100. Kurtuluş Yıldönümünüzü tebrik ediyorum. İstiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda bir gül bahçesine düşercesine toprağı giren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize minnet duygularımı ifade ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.