Türkiye-Cezayir İş Forumunda Yaptıkları Konuşma

26.01.2020

Cezayir’i son iki yıl içerisinde ikinci kez ziyaret etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen samimi misafirperverlik için başta Cumhurbaşkanı Tebbun olmak üzere Cezayir makamlarına şükranlarımı sunuyorum. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK ile Cezayirli muhataplarına bu güzel buluşmayı tertip ettikleri için teşekkür ediyorum.

İş Forumunun iş dünyamız ve müteşebbislerimiz için yeni ortaklıklara, yeni açılımlara, yeni proje ve yatırımlara kapı aralamasını diliyorum. Gerek 12 yıla yaklaşan Başbakanlığım döneminde, gerekse 5,5 yıldır sürdürdüğüm Cumhurbaşkanlığımız süresinde yurt dışı ziyaretlerin hemen hepsinde yatırımcılarımızın heyetimizde yer almasına özen gösterdik. İkili görüşmelerimizde sizlerin önünü açacak, sizleri teşvik edecek, sizlere cesaret aşılayacak pek çok karar aldık. İşadamlarımızın karşılaştıkları sıkıntıların çözüme kavuşturulması her zaman ana gündem maddelerimizden biri olmuştur. Hamdolsun bu gayretlerimizin meyvelerini de son 17 yılda hemen her sektöre özellikle de toplayarak neticelendiriyoruz.

Bugün 210 ekonomik bölgeye ihracat yapan ve 222 ülkeden ithalat gerçekleştiren bir ülkeyiz. 2002’de ihracatımız 36 milyar dolar iken, bu sene 181 diyeceğim, çünkü 180,5 buçuk olarak konuşmayayım, 181 milyar dolara çıktık. 36’dan 181’e. Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle toplam ticaret hacmi son 17 yılda yüzde 381 artışla 26 milyar dolara ulaştı. Sadece bu kıtaya olan ihracatımız 16 milyar doları buldu. Türkiye’nin bu coğrafyadaki net yatırım stoku 2 milyar dolarlık bir büyüklüğü yakaladı. Bu yatırımların piyasa değeri ise 6 milyar doları aşıyor. Türkiye ile kıta ülkeleri arasındaki iş konseyi sayısı 2015 yılında 30 iken 2019 yılında bu sayı 45’e yükseldi. 22 program ofisiyle TİKA kıta genelinde yeni ve özgün bir kalkınma modelinin sancaktarlığını yapıyor. Bayrak taşıyıcımız Türk Hava Yolları İstanbul’dan 38 Afrika ülkesindeki 58 noktaya uçuş düzenliyor. Türkiye burslarıyla 4 bin 500 Afrikalı öğrenciye lisans, yüksek lisans ve doktora alanında eğitim sağlıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde kıta ile işbirliğimizi daha da ilerleteceğiz. El ele, omuz omuza, gönül gönüle vererek, ticaretimizi 50 milyar dolar seviyesine taşıyacağız.

Değerli Dostlar,

Cezayir’i dost ve kardeş bir ülke olmanın ötesinde Kuzey Afrika’daki stratejik ortaklarımızdan biri olarak görüyoruz. Ticari bakımdan Cezayir, ülkemizin Mağrip ve Afrika’ya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu coğrafyayla ilişkilerimizdeki bir asırlık boşluğu telafi edebilmek için 2000’li yılların başından itibaren açılım politikası başlattık. 2008 ve 2014 yılında düzenlediğimiz Türkiye-Afrika Ortaklık Zirveleri bu ilişkilerimizi farklı bir noktaya taşımıştır. Üçüncü zirveyle ilgili hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kıtanın sıklet merkezlerinden olan Cezayir’in de üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nde en üst düzeyde temsil edileceğine inanıyorum. Zirveyi müteakip Ticaret Bakanlığımız ve DEİK organizasyonunda İstanbul’da Türkiye-Afrika Üçüncü Ekonomi ve İş Forumu’nu gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.

Tüm bu çalışmaların hedeflerine ulaşmasında en büyük sorumluluk siz iş dünyamıza düşüyor. Sizler bu süreci sahiplenirseniz, sadece siyasi alanda değil ticaret ve yatırımlar noktasında da bu zirve ülkelerimiz için yeni bir sıçrama tahtasına dönüşebilir.

Türkiye için Kuzey Afrika başta olmak üzere tüm kıtayla kucaklaşmanın, ticari ve ekonomik çıkarın ötesinde bir anlamı vardır. Ülkemizin bu topraklara bakışı asla tek taraflı bir kazanç hevesinin ürünü değildir, olmamıştır. Biz birlikte üretmek, birlikte ilerlemek, birlikte zenginleşmek arzusundayız. Nitekim Cezayir’e her gelişimde buranın doğal güzelliğinin ve kültürel zenginliğinin yanı sıra, büyük çoğunluğunda siz işadamlarımızın imzası olan projelere, eserlere, yollara, fabrikalara şahitlik ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yatırımcılarımızın Cezayir’in kalkınmasına verdikleri destekten dolayı ülkem ve milletim adına gurur duyuyorum.

Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlere gereken her türlü desteği vereceğiz. Sadece geçmişin ihmallerini gidermekle kalmayacak, çok daha büyük başarıları inşallah hep birlikte yakalayacağız.

Değerli Dostlar,

Türkiye ile Cezayir arasındaki ticaret hacmi uzun süredir 4 milyar dolar civarında seyrediyor. Kendi bölgelerinin üretim ve ticaret merkezleri olan ülkelerimiz için bu rakam elbette önemlidir, ancak yeterli değildir. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile ikili ticaretimizi kısa sürede 5 milyar dolara çıkarma kararını aldık. Ayrıca, imzaladığımız ortak bildiri ile ülkelerimiz arasında yüksek düzeyli işbirliği konseyinin kuruluşunu gerçekleştirdik. İnanıyorum ki yüksek düzeyli işbirliği konseyi ile bir yıl bizde, bir yıl ise Cezayir’de, ama bu arada bakanlarımızın sürekli olarak birbirleriyle biraraya gelişleri çok daha ciddi bir sıçramayı getirecektir. Artık müşterek hedeflerimize çok daha kararlı ve hızlı yürüyebileceğiz. Ticari hedeflerimize ulaşabilmemiz için öncelikle sizlerin potansiyeline ket vuran bariyerlerin ortadan kaldırılması gerekiyor.

Bu kadar köklü ve güçlü bağlara sahip Türkiye ile Cezayir arasında halen serbest ticaret anlaşmasının bulunmaması çok ciddi bir eksikliktir. Fakat bugün inşallah bu kararı da bakanlarımız kendi aralarında aldılar, adımı da süratle inşallah atacaklar. Bu eksiklik, diğer hususlar yanında Türk şirketlerini Avrupalı rakipleri karşısında da maalesef dezavantajlı bir duruma, bir konuma itiyor. Hem bu durumun giderilmesi, hem de ekonomik ilişkilerimizin derinleştirilmesi adına serbest ticaret anlaşması müzakerelerine başlanmasının isabetli olacağı kanaatindeyim.

Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Tebbun ile bugünkü görüşmemizde diğer hususlar yanında bu meseleyi de konuştuk. En son 2012 yılında Ankara’da yapılan Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı’nın tekrar düzenlenmesi için de mutabakata vardık.

Öte yandan 2019 yılında yürürlüğe konulan ek ithalat vergileri ve otomobillerde tarife kontenjanı firmalarımızın ve ikili ticaretimizin gelişimini olumsuz etkiliyor. Aynı şekilde vize rejiminde bazı esneklikler sağlanması, sizlerin hareket kabiliyetini inşallah artıracaktır.

Türk şirketleri bugüne kadar Cezayir’de 16,1 milyar dolar değerinde 377 projeye imza attı. Bu rakamlarla Cezayir, ülkemizin en fazla müteahhitlik projesi üstlendiği sekizinci ülke oldu. Son dönemde teminat mektuplarında yaşadığınız sıkıntıyı da aştığımızda bu meblağın daha da artacağına inanıyorum.

Tabii burada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum; bizler başkaları gibi Cezayir’e sadece ürün satmıyoruz, aynı zamanda bu ülkede istihdam sağlayacak uzun vadeli yatırımlara da girişiyoruz. Cezayir’de binin üzerinde Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Firmalarımızın toplam yatırım tutarı ise 3,5 milyar doları aşıyor. Bu yatırımları ile Türk müteşebbisler yaklaşık 10 bin Cezayirli kardeşimize iş imkânı sunuyor. Bir önceki ziyaretimde de gündeme getirdiğim tarım, turizm, gıda, enerji, petrokimya işbirliğimizi geliştirebileceğimiz başlıca alanlardır, savunma sanayi aynı şekilde. Bilhassa helal gıda konusunu istikbalimiz adına stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu amaçla ülkemizde Helal Akreditasyon Kurumu’nu hizmete açtık. Cezayir’le helal akreditasyon konusunda uzmanlığımızı paylaşmaya ve teknik işbirliği çerçevesi oluşturmaya hazırız.

Türk olarak, Türkiye olarak son yıllarda ciddi ilerleme kaydettiğimiz sektörlerden biri de, az önce ifade ettiğim gibi savunma sanayidir. Tabii savunma sanayinin ürünleri de ayrı bir yer işgal ediyor. 17 yılda yerlilik oranımızı yüzde 20’lerden yüzde 70’ler seviyesine çıkardık. Yıllık savunma sanayi ve havacılık ciromuz 9 milyar dolara yaklaşırken, ihracatımız da 2,7 milyar dolara yükseldi. Silahlı insansız hava araçlarında dünyanın en ileri teknolojiye sahip 4 devletinden biri olduk. Savaş gemisi, helikopter, tank, zırhlı araç, füze teknolojisinde de kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor, hatta bunları dost ülkelere ihraç ediyoruz. Milli SİHA, milli İHA, milli helikopter, gemi, tüfek, obüs, eğitim uçağı, elektro-optik sistem, mühimmat gibi ürünler Türk mühendisliğinin geldiği seviyeyi ve kabiliyetleri göstermesi bakımından çok önemli.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde Cezayir’in dostu ve kardeşi olarak savunma sanayi alanında işbirliğimizi ilerletmek istiyoruz.

Değerli Katılımcılar,

Cezayir makamlarının ülke ekonomisinin çeşitlendirilmesini sağlamak amacıyla attıkları bu adımları yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede yabancı yatırımlarda yüzde 51, yerel ortaklık şartının kaldırılması önemli bir reformdur. Yeni teknolojilere, yatırıma, kalkınmaya, işbirliğine verdikleri değer için Cezayirli kardeşlerimi gönülden tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde iş dünyasını teşvik edecek uygulamaların devam edeceğine inanıyorum.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken toplantımızın yeni düşünce ve projelere ilham kaynağı olmasını diliyorum, kritik bir dönemde gerçekleşen ziyaretimizin ilişkilerimizin ve dostluğumuzun geleceği bakımından köşe taşı olmasını temenni ediyorum.

Cezayirli kardeşlerime misafirperverlikleri için tekrar şahsım, heyetim, milletim adına teşekkür ediyorum. İş Forumunun düzenlenmesinde emeği geçen kurum ve kuruluşlarımızı tebrik ediyorum.

Rabbim yar ve yardımcınız olsun, Rabbim yolunuzu, bahtınızı, işlerinizi açık etsin.

Kalın sağlıcakla.