Bilişim Vadisi’nin Resmi Açılış Töreni Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu Yeniliğe Yolculuk Buluşması Programında Yaptıkları Konuşma

27.12.2019

Aziz Milletim,

Değerli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Bugün ülkemiz için tarihi bir güne, Türkiye’nin 60 yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Biliyorsunuz yıllardır Türkiye’nin kendi otomobilini üretmesi gerektiğini, bizim montajcılıktan çok daha iyisine layık olduğumuzu hep dile getiririz.

Ülkemizi 350 bini bile bulmayan otomotiv üretim potansiyelinden 1,5 milyonun üzerinde bir otomotiv üretim seviyesine çıkardık. Bu sektördeki ihracatımız 32 milyar dolara ulaştı. Ama maalesef kendi otomobilimizi üretme çabalarımızda uzun süre netice alamadık. Bu konuda birçok adım attık, girişimde bulunduk. Bizim hayalimiz; tüm hakları ülkemize ait olan, tasarımcılarımızın ve mühendislerimizin emekleriyle yoğrulan, milli teknolojilerle üretilen, dünyaya adımızı duyuracak bir otomobile sahip olmaktı. Bunun için de bir babayiğit arıyorduk. Nihayetinde milletimizin bu hayaline gönül veren, elini taşın altına koyan babayiğitler ortaya çıktı ve Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nu kurdu. Kendilerine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.

Sadece işine odaklanmış profesyonel bir ekip kurup çalışmalarını bugünlere getirdiler. Bu iş için 100’ün üzerinde Türk mühendis gecesini gündüzüne kattı, evinden, çoluğundan çocuğundan ayrı kalma pahasına çalıştı çabaladı. Bunların bir kısmı da, yurt dışındaki prestijli işlerini bırakıp sırf bu projede yer almak için büyük bir heyecanla vatanlarına dönen arkadaşlarımızdan oluşuyor ki CEO’muz böyle bir arkadaşımız, kendisine özellikle teşekkür ediyorum.

Fakat bu süreçte sessiz, ama derinden gidildi. İşte bugün ön gösterim araçlarını tam da iki sene önce söz verdiğimiz gibi ilk kez sizlerle paylaşıyoruz. Tabii içinde bulunduğumuz bu mekânı da özellikle seçtik; burası Türkiye’nin Bilişim Vadisi, burası Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji üssü. Aslında biz bu tarihi günde iki mega projeyi aynı anda hayata geçiriyoruz. Hem Bilişim Vadimizin resmi açılışını gerçekleştiriyor, hem de otomobilimizin ön gösterim araçlarını sizlerle paylaşıyoruz. Bu vesileyle Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun tüm üyelerine projede emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Misafirler,

Sevgili Dostlar,

Türkiye’nin yerli ve milli otomobil arayışı malum yeni değildir, yaklaşık 60 yıldır bu hayalin peşinde koştuk. İlk yerli otomobil denemesi olan Devrim’in hikâyesi, aynı zamanda bize hayallerimizin nasıl kâbusa dönüştürüldüğünün de örneğidir. İşte dışarıda Devrim otomobilini gördük. Daha önce uçak yapan, motor geliştiren, silah üreten müteşebbislerimizin başına ne gelmişse, Devrim otomobilinin başına da aynısı gelmiştir. Kimin adına çalıştığı, kimin sesi olduğu, kimin çıkarını koruduğu artık gün gibi aşikâr olan birileri çıkıp diğer projeler gibi bunun da hem psikolojik, hem de fiili olarak sabote edildiğini görüyoruz. Kayseri’deki Uçak Fabrikası’na sipariş verilmesine, dışarıdan alınan siparişlerin de ihraç edilmesine engel olan zihniyet bugün de unutmayalım yine faaliyetteler, çalışıyorlar. Zor şartlarda kurduğu silah fabrikasında hayranlıkla takip edilen üretimler yapan kişiyi fabrikasıyla beraber havaya uçuranların amacının ne olduğunu zaman içinde hep birlikte gördük. Türkiye’nin kendi motorunu yönetmesi için canlarını dişlerine takarak çalışanların emeklerini zayi edenler, aynı kafayla bugün de bizim karşımıza dikiliyor.

Devrim otomobili için harekete geçildiğinde, “Türkler otomobil üretemez” diye bir kampanya başlatılıyor. İşin ilginç yanı, dönemin Sanayi Bakanı’nın da bu kampanyaya katılmış olmasıdır. Yerli otomobilin hem teknolojik olarak üretilemeyeceğini, hem de yeterli pazarı olmadığını söyleyenler, birkaç yıl sonra Batılı firmaların ülkemizde kurdukları otomobil fabrikalarını alkışlayarak karşılamışlardır. Nerelerden geçmişiz ya. Hâlbuki tam da otomobil piyasasının canlanmaya başladığı bir dönemde bu teşebbüs başarıyla hayata geçirilebilseydi bugün Türkiye bambaşka bir yerde olurdu. Daha önceki uçak, silah, motor projelerinin sürdürülmesi halinde de bugün bambaşka bir yerde de bulunacaktır. Gümüş Motor teşebbüsünden 65 yıl sonra hâlâ motorumuzu kendimiz üretemiyor olmanın sancılarını çekiyoruz. Bu vesileyle ülkemizin ilk motor fabrikası teşebbüsünü başlatan, sanayileşme fikrinin yılmaz savunucusu Necmettin Erbakan Hocamızı da rahmetle, minnetle yad ediyorum.

İnşallah farklı kurumlarımız nezdinde başlattığımız projelerimiz sonuçlandığında birkaç yıl içinde her türlü ihtiyacımızı karşılayacak şekilde motor meselesini de kökten çözmüş olacağız. Kaybettiğimiz 65 yılın hesabını sormayı da milletimize bırakıyoruz, size bırakıyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Bu millet yapar, hele hele inandık mı çok daha farklı yapar mesele bu. Devrim otomobilinin benzini olmadığı için yolda kalmasını projeyi boğma kampanyasına çevirenler emin olun Türkiye’nin otomobili için de aynı şeyi yapmaya çalışacaklardır, ama bu kez izin vermeyeceğiz. Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar, ama şimdi yaptığımız Devrim otomobilinin önünü inşallah kesemeyecekler. Bugünkü noktaya gelebilmek için 17 yıldır ter döküyor, emek veriyor, mücadele ediyoruz. Peki, 17 yılın sonunda ne oldu? Milli gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolarlara kadar yükselterek, 4 kat arttırdık. Her ne kadar son yıllarda dolar bazında bir miktar düşüş yaşanmışsa da inşallah en kısa sürede trilyon dolar rakamını aşarak hak ettiğimiz yere geleceğiz. İhracatımızı 36 milyar dolardan, 170 milyar dolara yükselterek, 5 kat ileriye taşıdık. İstihdam da 9 milyona yakın bir artış sağladık. Bu vesileyle dün, 2325 lira olarak açıklanan 2020 yılı asgari ücret rakamının ülkemize, işverenlerimize, çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Şimdi bunun üzerinde de spekülasyonlar yapıyorlar, biz iş başına gelirken bir söz verdik ne dedik? İşçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz dedik. Bu ne demektir? Yani biz hiçbir zaman enflasyonun altında bir asgari ücret belirlemeyeceğiz, hep üstünde bunu belirleyeceğiz dedik. Ve şimdi de aynı şekilde bunu enflasyonun 3-4 puan üstünde belirlemek suretiyle yola devam ettik. Öyle bir kampanya sürdürüyorlar ki; bu fabrikalar çalışmasın, biz istediğimiz gibi de asgari ücreti vesaireyi belirleyelim. Bu çark dönecek arkadaş, bu çarkın dönmesi için de hesabı-kitabı ona göre yapacağız. Bizim sözümüz ne? Asgari ücrete işçimizi ezdirmeyeceğiz. Ezdirmedik bugüne kadar ve bundan sonra da ezdirmemekte kararlıyız.

Şimdi enflasyonun 3 puan üzerinde yüzde 15 olarak yapılan bu artış sonunda asgari ücret –dikkat edin, burası çok önemli- 2002’ye göre reel olarak yüzde 154 düzeyinde yükselmiş bulunuyor. Ülkemize, ulaşım altyapısına yaptığımız yatırımlarla da çağ atlattık. Bunun en güzel örneklerinden biri, hemen yanı başımızdaki Türkiye’nin yüz akı projelerinden işte Osmangazi Köprüsü. Ama bunlar inanın bundan da rahatsız oldular. Niye? Bunlar sandalla karşıdan karşıya geçmeye alışmışlar. Biz Körfezi dolaşarak değil, daha kestirme köprülerimizi yapalım, buralardan süratle ta İzmir’e ulaşalım. Daha pek çok mega projeyle yolları, köprüleri, havalimanlarını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Yaptığımız yatırımlarla güçlü bir bilim ve teknoloji iklimi tesis ettik. Bugün 2207 üniversitemiz, 1572 araştırma-geliştirme ve tasarım merkezimiz, 85 teknoloji geliştirme bölgemiz, bu altyapı etrafında çalışan 112 bin araştırmacımız var. Bilişim Vadimiz ile işte bu sisteme yeni ve çok güçlü bir aktörü daha dahil ediyoruz. Böylece dünyadaki başarılı örneklerden bir benzerini ülkemizde kurmuş bulunuyoruz. Burası milli teknoloji hamlemizi ulusal ve uluslararası düzeyde temsil edecek bir yerdir.

Bilişim Vadisi, 3 milyon metrekarenin üzerinde bir alanda kurulan yaklaşık 200 bin metrekare kapalı bölümüyle ülkemizin en büyük teknoloji geliştirme merkezidir. Savunma sanayinde elde ettiğimiz başarıları diğer alanlara da taşıma gayesiyle kurduğumuz bu vadi ile yarının Türkiye’sini daha sağlam temellere oturtmayı hedefliyoruz. Ürettiğimiz yüksek teknolojili savunma sanayi ürünleri sayesinde güçlü ve rakipsiz bir küresel oyuncu olma yönünde ilerliyoruz. Özellikle milli SİHA, milli İHA, milli helikopter, gemi, tüfek, eğitim uçağı, elektro-optik sistem, mühimmat gibi ürünler Türk mühendisliğinin geldiği seviyeyi ve kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından da son derece önemlidir.

Şimdi artık sıra bu ürünleri sivil teknolojilere uyarlayarak, daha geniş bir alana damga vurmaya gelmiştir. Bunun için tüm sektör temsilcilerimizin, üreticilerimizin, yatırımcılarımızın tıpkı buradaki babayiğitlerimizin yaptığı gibi ellerini, vücutlarını taşın altına koymalarıdır.

Türkiye artık yeni teknolojilerin sadece pazarı değil bunları geliştiren, üreten ve tüm dünyaya ihraç eden bir ülke haline gelecektir. Biz bu güce, iradeye, teknik bilgiye, insan gücüne sahibiz, yeter ki kendimize güvenelim, yeter ki kendimize inanalım.

Değerli arkadaşlar,

Bilişim Vadimiz, kabiliyetlerimizi bir araya getirip önümüzdeki dönemin eğilimlerini bugünden yönlendirme doğrultusunda attığımız adımlardan biridir. Bu amaçla Marmaray’a Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi bağlantısı kuruyoruz. Böylece 20 milyonluk nüfusu yarının teknolojilerinin yeşereceği Bilişim Vadisi’yle buluşturuyor. Bu ulaşım hattına mega teknoloji koridoru da diyebiliriz. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü yanında kuracağımız yeni teknoloji geliştirme bölgesini de Bilişim Vadisi çatısı altına alıyoruz. İşte Osmangazi Köprüsü burada. Artık İzmir’e 2,5 saatte ulaşılabiliyor. Bu sayede Kocaeli’yle İzmir’i teknolojik açıdan da ne yapıyoruz? Buluşturuyoruz. Buralarda oluşacak bilgi birikimiyle uluslararası alanda rekabet edebilir bir teknoloji üssü oluşturmanın peşindeyiz.

Türkiye’nin üretken gençleri tüm enerjilerini burada somut projelere dökecek. Bu teknoloji üssüyle kritik teknolojilerin geliştirilmesinde ülkemize inşallah çağ atlatacağız. Yeni teknolojilerin en verimli ve en önemli bileşeni biliyorsunuz yazılımlardır. Ve yazılımda bir sıçramayı burada yaşayacağız. Bunun için 170 bini aşan yazılımcı sayımızı hızla 500 binin üzerine çıkaracağız. Çocuklarımıza yazılım geliştirme yetkinliği kazandırmak için eğitim-öğretim faaliyetlerini daha da arttıracağız.

Bilişim Vadimiz, açacağımız yeni nesil yazılım okullarından birine de aynı zamanda ev sahipliği yapacak. Teknoloji şirketleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz. Bilişim Vadisi, açık kaynak platformunun da aynı zamanda merkezi olacak. İşte tüm bu avantajlarından dolayı Bilişim Vadisi Türkiye’nin Otomobili Projesi’ne de ev sahipliği yapıyor.

Otomobilimizin fiziken üretileceği fabrika ise bu endüstrinin kalbinin attığı Bursa olacaktır. Şimdi merak ediyorsunuz Bursa’da neresi olacak diye? Onun da ben size müjdesini vereyim, Gemlik’te Silahlı Kuvvetleri’mize ait olan biliyorsunuz büyükçe bir yerimiz var, yaklaşık 4 milyon metrekarelik bu alanın inşallah şu anda takribi 1 milyon metrekaresini buraya tahsis edeceğiz ve süratle de inşallah fabrikamızın orada yapımına başlayacağız. Ve bu yatırımın Gemlik, Bursa bu kentimize inşallah hayırlı olmasını diliyorum.

Fikri ve sınai hakları tamamen bize ait olan bu araçla birlikte dünya rekabetçi bir Türk markasıyla tanışmış olacak. Bu markaya ilişkin tüm stratejik kararları ülkemiz alıyor. Bizim fikirlerimiz, bizim mühendislerimiz tarafından hayata geçiriliyor. Atılan hiçbir adım için kimseden lisans almıyor, icazet almıyor, her türlü teknik özelliği kendimiz belirliyoruz. Bir başka ifadeyle oyunun kurallarını artık biz koyuyoruz. Suriye’de biz koyuyoruz, Libya-Türkiye arasında biz koyuyoruz. Silahlı özellikle savunma sanayinde biz koyuyoruz ve şimdi burada da yine biz koyuyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Dünya otomotiv sanayi yeni bir yol ayrımındadır. Her an nelerin değiştiğini görüyoruz, takip ediyoruz. Elektrikli otonom ve ağ bağlantılı teknolojilerin liderliğinde yeni üretim modelleri ortaya çıkıyor. Şu an bu yarışta herkes eşit şartlarda. İhracatı 32 milyar doları bulan otomotiv sektörümüzü bu değişime adapte etmek zorundayız ağırdan alamayız, hızla bunu yakalayacağız. Yapay zekâ her alanda olduğu gibi otomobillerde de giderek öne çıkıyor. Sanayimizi tüm unsurlarıyla bir sonraki çağa şimdiden hazırlamak istiyoruz. Türkiye’nin otomobili projesindeki teknoloji birikimimiz diğer pek çok sektörün de önünü açacak, aynı zamanda ateşleyicisi olacaktır. Bunun için hata yapma lüksümüz yoktur. Kuralları koyan biz olduktan sonra bu çalışmada kimlerden destek aldığımızın, kimleri çalıştırdığımızın da bir önemi kalmıyor. Bu konudaki kinayeler ya cehaletin, ya husumetin ya da özgüvensizliğin ürünüdür. Türkiye’nin en güzide kurumlarından yetişmiş mühendisler şu an yerli otomobilin matematik modellemeleri ve dayanıklılık testleri üzerinde çalışıyor. Sınıfının en geniş iç hacimli, en yüksek performanslı ve en uygun maliyetli aracını inşallah üreteceğiz. Aracımız sıfır emisyonla çalışarak çevreyi hiç kirletmeyecek. Seri üretime geçtiğimizde Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk ve tek SUV modelinin inşallah sahibi olacağız. Üretime geçtikten 3 yıl sonra binek otomobillerde ülkemizde en yüksek yerlilikte üretilen tek marka yine Türkiye’nin otomobili olacak. Bilmiyorum geçenlerde televizyonlarda izlediniz mi? İstanbul’da evet Şoförler Odası açıklamasını yapıyor, biz diyor 2020’nin sonuna kadar araç almayacağız. Üretimi bekleyeceğiz ve üretim yapıldığı andan itibaren biz kendi yerli otomobilimizi alacağız. 2022 yılında tüm Türkiye’de şarj altyapımız da hazır olacak, Tüm kurumlarımız bu altyapı için hazırlıklara şimdiden başladı, dolayısıyla bu otomobil yerli ve millidir. Ama yerlilikten ve millilikten anlamayanlar var, onlar bizi hiç ilgilendirmez, biz işimize bakacağız. Hiç kimse bu gerçeği perdelemeye çalışmamalı.

Hatırlarsanız, tüplü televizyonlardan panel televizyona geçilirken eski oyuncuların önemli bir kısmı devre dışı kalmış, yeni oyuncular yükselişe geçmişti Vestel burada.

Aynı şekilde tuşlu telefonlardan akıllı telefonlara geçilirken de benzer bir süreç yaşanmıştı. Biz Türkiye’nin otomobilini elektrikli olarak üreterek geçmişin veya bugünün değil, doğrudan geleceğin teknolojisine uzanıyoruz. Tasarımıyla, bataryasıyla, şarj istasyonlarıyla bu otomobil projesiyle ülkemizi geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. Dünyada bunu yapabilen pek az ülke vardır, Türkiye daha en başından elektrikli otomobil alanına girerek herkesten bir değil birkaç adım birden öne geçiyor. Bu otomobili sadece kendi ihtiyaçlarımız için üretmiyoruz, biz küresel bir marka peşindeyiz. Avrupa gibi yakın pazarlardan başlayarak, tüm dünyada bu otomobili yollarda gördüğümüz gün hedefimize ulaşmış olacağız.

Üretim ve ihracat stratejimizi buna göre belirliyoruz. Milletimizin de bu araca sahip olmak için sabırsızlıkla beklediğini biliyorum. Bu otomobilin ticari olarak satışa sunulacağı 2022 öncesinde milletimizin projeye ve milli teknoloji hamlesine olan desteğini göstermek üzere ön satış süreci başlatılabilir. Dünyada benzer projelerde kullanılan bu yöntemi ülkemizde de hayata geçirebiliriz. Milletimizin ön satışta ortaya koyacağı taleple bu projeye sahip çıkacağına yürekten inanıyorum. Recep Tayyip Erdoğan olarak şahsım adına ilk ön siparişi de buradan veriyorum.

Değerli arkadaşlar;

Bu proje için tüm cesaretini ve azmini ortaya koyan babayiğitlerimize tekrar teşekkür ediyorum. Özel sektör koordinasyonunu yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile kamu tarafındaki koordinasyondan sorumlu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve bunun yanında Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, tüm emeği geçen arkadaşlarımıza özellikle teşekkür ediyorum.

Unutmayın bu süreç içerisinde ülkemizin 60 yıllık hayalini gerçekleştiren kahramanlar sizler olacaksınız. Adınız tarihe geçecek, gelecek nesiller sizin başarınızı konuşacaklar. Cumhurbaşkanlığı olarak ilk günden beri olduğu gibi, bundan sonra da hep yanınızda yer alacağımı ifade ediyorum, bunu da bilmenizi istiyorum, attığınız her adımı bizzat takip ediyorum.

Rabbimin izniyle Türkiye önümüzdeki dönemin yükselen değeri, attığı adımlar merakla takip edilen ülkesi olacaktır Kendimize inandığımızda, kendimize güvendiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel bulunmuyor.

Bu duygularla Girişim Grubu’nda yer alan şirketlerimizi ve projede görev alan ekibi bir kez daha tebrik ediyorum, çalışmalarında başarılar diliyorum, Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Şimdi hep birlikte Türkiye’nin otomobillerini bir görelim diyorum, buyurun. Evet, daha önce tabi tasarımları sağ olsun arkadaşlarımız bizlere göstermişlerdi, şimdi artık asıllarını görmüş olduk, ne kadar iftihar etsek az.

Tabii bir de hava bugün böyle yağmurlu filan olmamış olsaydı şöyle bir Ankara yoluna çıkardık. Ama bugün sizlerle burada bunu paylaşalım dedik, inşallah daha sonra bir yolculuğumuz da olur.

Ben tekrar emeği geçenleri tebrik ediyorum, kutluyorum.