“Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Hayata Geçirilmesini Etkileyen Mega Eğilimler” Konulu Oturumunda Yaptıkları Konuşma

24.09.2019

Değerli katılımcılar,

2030 Gündemi’nin kabulünden bu yana yerel ve uluslararası düzeydeki politikalarımızda kimsenin geride bırakılmaması ilkesini temel alıyoruz. Yoksulluğun, açlığın, eşitsizliğin giderilmesi ve herkese eğitim ve sağlık hizmeti sağlanması hedeflerine ancak bu şekilde ulaşabiliriz. En az gelişmiş ülkeler ve mülteciler gibi savunmasız kesimlerin ihtiyaçlarını dikkate almalıyız. Bugün dünyamızda yaşanan pek çok sorunun temelinde maddi imkân kıtlığı değil merhamet ve empati eksikliği vardır.

Bugün Türkiye dünyada en fazla mülteciyi barındıran ülke konumundadır. Ülkemize sığınan ve halen 3,6 milyonu sınırlarımız içinde yaşayan sığınmacılar için 40 milyar dolar harcama yaptık. Geçen sene insani bir krizin eşiğine gelen ve dört milyon sivilin yaşadığı İdlib’de sükûneti korumak için diplomatik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Suriye’de terörden temizlediğimiz bölgelerde okulları, hastaneleri, altyapı ve üstyapı imkânlarını yeniden ayağa kaldırıyoruz. Şimdi aynı amaçla Fırat’ın doğusunu terör örgütlerinden temizlemeye hazırlanıyoruz.

Hem ülkemizdeki Suriyelilerin, hem de güvenli hale getirdiğimiz bölgede ikamet eden kardeşlerimizin kalıcı barış sağlanınca Suriye’nin yeniden inşasına katkıda bulunacak bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Sizlerden de Türkiye’nin tüm insanlık adına yürüttüğü bu çabalara destek olmanızı bekliyoruz.

Kıymetli Dostlar,

Küresel iş gücü piyasasının idamesi bakımından düzenli göçün sürdürülmesi ihtiyacı ortadadır. Teknolojik ilerlemenin, eğitim, sağlık, finans ve tarım sektörlerinde sağladığı radikal değişimlerden herkes faydalanmalıdır. Ülkemizin ev sahipliği yaptığı Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası şimdiye kadar hayata geçirilen ilk sürdürülebilir kalkınma hedefidir. Ülkemiz şimdiye kadar bankaya taahhüt ettiği on milyon dolara ilaveten, bir milyon dolarlık ilave gönüllü katkı yapmaya karar vermiştir. Bu çaba uluslararası toplumca daha fazla sahiplenilmeli ve desteklenmelidir.

Öte yandan 2030 gündeminin benimsenmesiyle kamu-özel sektör ortaklıklarının geliştirilmesi ihtiyacı artmıştır. Önümüzdeki on yıl özel sektörle ortaklıkların çeşitlendirilmesine öncelik verilmelidir. İstanbul’da Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Özel Sektör Küresel Merkezi’ne ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemiz kamu-özel sektör ortaklığı alanındaki tecrübelerini herkesle paylaşmaya hazırdır.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programıyla birlikte Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Etki Hızlandırıcı Projesi’ni hayata geçirdik. Bu proje mülteciler başta olmak üzere kimsenin geride bırakılmamasına yönelik yenilikçi çalışmalara kamu ve özel sektör tarafından destek sağlanmasını amaçlıyor.

Türkiye, 2030 gündeminin hayata geçirilmesi için önümüzdeki 10 yıllık dönemde de girişimci, kapsayıcı ve kararlı adımlar atmaya devam edecektir.

Thank you very much.