TÜRKEN Vakfı Geleneksel Yemeğinde Yaptıkları Konuşma

23.09.2019

TÜRKEN Vakfımızın Değerli Başkanı,

Çok Kıymetli Mütevelli Heyeti Üyeleri,

Saygıdeğer Misafirler,

Değerli Öğrenci Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi muhabbetlerimle selamlıyor, bir yıllık hasretin ardından tekrar sizlerle biraraya gelmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.

Bugün hasret gidermemize vesile olan bu güzel buluşmamızda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Burada sadece ülkemizden değil dünyanın farklı ülkelerinden öğrenci kardeşlerimiz var. Davetimize icabet edip, katılımlarıyla bizleri onurlandıran tüm kardeşlerime hoş geldiniz diyor, her birinize teşekkür ediyorum.

TÜRKEN’i medeniyetimizdeki köklü vakıf geleneğinin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sancaktarı olarak görüyorum. Bundan henüz beş yıl önce kurulan TÜRKEN, sizin ve bizim çabalarımızla bu topraklardaki iftihar kaynaklarından biri haline geldi. Vakfımız, eğitimin farklı alanlarındaki çalışmalarıyla, hayata geçirdiği projelerle göğsümüzü kabartıyor. Bu başarıda alın teri olan her bir kardeşimi, her bir hayırseverimizi tebrik ediyor, Rabbim kendilerinden razı olsun diyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte Türkiye’nin başarı grafiğini daha da yükseğe taşıyacağına inanıyorum.

Sevgili Gençler,

Az önce perdede izledik, gerçekten dünyanın çok değişik yerlerinden öğrencilerin gençlik köprüsüyle ülkemize gelip, ülkemizin değişik yerlerini başta İstanbul olmak üzere gezmek suretiyle bu elektrik alışverişi, bu dayanışmanın özellikle biraraya gelmek suretiyle oluşması inanıyorum ki geleceğe yönelik artık farklı ülkelerde bizim birer temsilcimizin olması bakımından çok büyük önem ifade edecek. Nitekim bu ara iki kez bu tür gençlik köprüsünde bulunan öğrenciler Külliyeye geldiler, Külliyede kendileriyle birlikte resimler çektirdik ve oradan tekrar yolculuğa devam ettiler; kimisi Kapadokya, kimisi Konya vesaire bu şekilde dolaşıyorlar.

Eğitime ne kadar önem verdiğimizi zaten hepiniz yürekten ve yakinen biliyorsunuz. Hemen her fırsatta istikbalimizin teminatı olarak gördüğüm siz gençlerimizin iyi bir eğitim-öğretim almaları gerektiğini söylüyorum. Gençlerimizin asıl ilgi alanları yanında dil eğitiminde sosyal kalkınma projelerine, siyasetten sivil toplum faaliyetlerine kadar çok farklı sahalarda kendilerini yetiştirmeleri önem arz ediyor. Günümüzde artık tek bir alanda uzmanlaşma belli meslek grupları dışında değerini yitirmiştir. Hem kendi konusunu iyi bilen, hem de hayatın farklı alanlarında çalışmalar yapabilen çok yönlü insanların daha fazla rağbet gördüğüne şahit oluyoruz. TÜRKEN gibi kuruluşlarımız, siz öğrencilerimize hayatı tanıdığınız, şahsınızla beraber diğer insanlara da katkı sağladığınız mümbit bir atmosfer sunuyor. Burada sizlere düşen, kendi geleceğiniz ve milletimizin istikbali için sunulan bu imkânları en güzel şekilde değerlendirmektir. Biz de devlet olarak sizlerle beraber tüm gençlerimizin eğitim-öğretim ortamını iyileştirmenin mücadelesini veriyoruz. Son 17 yılda ülkemizdeki eğitim-öğretim altyapısını adeta baştan sona yeniledik. Üniversitelerimizin hem sayısını artırdık, şu an itibariyle 76’dan 206’ya çıkmış durumda, hem de akademik kapasitelerini güçlendirdik. Tek tipleştiren, formatlayan, genç dimağların hayallerini karartan bir eğitim modeli yerine daha özgürlükçü, daha yenilikçi reformist bir modele geçmiş bulunuyoruz. Başarılı öğrencilerimizden eğitimlerini yurt dışında sürdürmek isteyenlerin önünü açtık. Şu anda resmi sadece kurumlarımızın burslarıyla yurt dışında lisansüstü, doktora ve post doktora çalışması yapan bin 600 civarında öğrencimiz bulunuyor. Gönüllü kuruluşlarımızın işadamlarımızın desteklediği öğrencileri dikkate aldığımızda bu sayı 3 bine yaklaşıyor.

Türkiye’yi dost ve kardeş coğrafyaların öğrencileri için adeta bir eğitim-öğretim üssü haline dönüştürdük. Türkiye burslarıyla ve kendi hesabına okuyan 168 bin misafir öğrencimiz var. Hedefimiz, ülkemizdeki misafir öğrenci sayısını 350 bine çıkarmaktır. İnşallah böylece dünyada en çok misafir öğrenci barındıran ilk 5 ülke arasına gireceğiz.

Elbette bu hedeflere ulaşabilmemiz bizim gayretlerimiz yanında TÜRKEN gibi vakıflarımızın çalışmalarıyla mümkün olacaktır. Vakfımızın New York Manhattan’da inşaatı devam eden 200 öğrenci kapasiteli yurdu ve 2020 yılı sonunda tamamlanınca Türk ve yabancı öğrencilerimiz daha da iyi şartlara kavuşacaklardır. İnşallah tabii öğrencilerimizin böyle bir imkâna kavuşmasının yanında da malum tam Birleşmiş Milletler’in karşısında Türkevi var idi ve şu anda da Türkevi’miz hızla devam ediyor. Onu da, bana dün akşam gerçi böyle 2021 filan dediler, ama ben de diyorum ki o da 2020’nin sonuna yetişse falan diye, bakalım görüşeceğiz kendileriyle bütün müteahhit firmaların falan. Şu anda camları falan giydirildi, giydiriliyor ve yüksekliği itibariyle de New York’un herhalde müstesna binalarından bir tanesi olacak. Metre olarak 171 metre yüksekliğinde. Ve şu an itibariyle gerçekten hızla inşaatı devam ediyor, 171 metre yüksekliğinde Türkevi’ni inşallah bittiğinde bütün konferans salonlarıyla, etkinlik alanlarıyla burayı çok çok daha farklı hale getireceğiz ve böylece artık daimi temsilciliğimizin bulunduğu bu bina bütün etkinlikleriyle herhalde dünyadaki müstesna ülkelerden bir tanesi haline gelmiş olacak. Unutmayınız, hayatta en büyük zenginlik para biriktirmek değil sağlam dostlara, güçlü dostluklara ve böylece inşallah bu tür dayanışma merkezlerimizin olmasına bağlıdır. Sizinle gönül ve fikir birliği içinde hareket eden yol arkadaşlarınız olduğu müddetçe hiçbir yol uzun değildir. Kalpleri bir, hedefleri bir, inançları, umut ve sevdaları bir olan topluluğun aşamayacağı hiçbir engel yoktur.

Tabii bu arada inşallah Birleşmiş Milletler’de dönem başkanlığı noktasında önümüzdeki dönemde de inşallah İstanbul Milletvekilimiz Volkan Bozkır Bey’i inşallah aday gösterdik ve oraya seçilmesiyle birlikte tabii ki Birleşmiş Milletler’de ilk defa Türkiye’nin böyle bir temsili yakalaması da bizleri ayrıca mutlu edecektir, memnun edecektir. İşte Türkevi hemen Birleşmiş Milletler’in karşısında ve burada böyle bir icrai faaliyette bulunmak inanıyorum ki bizim için ayrı bir onur vesilesi olacaktır. Burada geçirdiğiniz sürenin bu açıdan da sizler için verimli ve bereketli olduğunu düşünüyorum.

Sevgili Gençler,

Bir insanı güçlü yapan, büyük yapan düşünceleridir. İnsan hayal kurabildiği müddetçe vardır, canlıdır, diridir. Hiç kimsenin hayallerinizi çalmasına, cesaretinizi örselemesine asla müsaade etmeyin. Buradaki tüm genç kardeşlerimin hayata bu pencereden bakmasını, özgüven sahibi olmasını, kendisini geleceğe bu şekilde hazırlamasını bekliyorum. 15 Temmuz gecesi kendi milletine bomba yağdıran mankurtlar gibi aklınızı ve kalbinizi birilerine asla kiraya vermeyiniz.

Bizim inancımızda zulme rıza zulümdür. Bizim için zalimin de, mazlumun da kimliğinin bir ehemmiyeti yoktur. Siz genç kardeşlerimin bu şuurla hareket edeceğine, ülkemizin dünya beşten büyüktür bayrağı altında sürdürdüğü hak ve adalet mücadelesine destek olacağına inanıyorum.

Şu gerçeğin hepimiz çok iyi farkında olmalıyız: Her birinizin başarısı bizim için değerlidir. Sizlerin iş hayatında, sosyal hayatta, akademide, bilimde, sanatta, sporda, siyasette elde edeceği başarılar hem gençlerimize örnek olacak, hem de gelecek kuşakların önünü açacaktır. Bunun için çalışmalarınıza yorulmadan azimle devam etmenizi istiyorum.

Biliyorsunuz bu ülkede geçmişten beri ülkemiz aleyhine faaliyet gösteren pek çok lobi bulunuyor. FETÖ’cü hainlerin de iki ülke ilişkilerini zehirlemek ve aynı zamanda Müslümanlar arasında fitne çıkarmak için yoğun bir gayret içinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Biz 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı şehit eden, 2193 vatandaşımızı da yaralayan bu örgütün ipliğini tüm dünyada pazara çıkarmakta kararlıyız. Pensilvanya’daki şarlatan başta olmak üzere tüm katillerden ve azmettiricilerden işledikleri cürümlerin hesabını yargı önünde tek-tek soracağız. Örgüt elebaşı ve diğer teröristlerin ülkemize iadesi için Adalet ve Dışişleri bakanlıklarımızın yoğun bir diplomasisi Amerika’da devam ediyor. Sizlerden de bu örgüte karşı uyanık olmanızı, FETÖ’cü alçakların gerçek yüzünü her platformda muhataplarınıza anlatmanızı istiyorum.

Kardeşlerim,

Çağın çilesini sırtlanacak gençler sizlersiniz. Sizler bizim her açıdan istikbalimizsiniz, umudumuzsunuz. Her biriniz inşallah çok önemli görevlere gelecek, ülkemize ve İslam alemine, hatta tüm dünyaya yön vereceksiniz. Teknolojide, inovasyonda, bilişimde çığır açacak projelere imza atacaksınız. İşte İstanbul’da biliyorsunuz Pazartesi gününden bu yana bir Teknofest Fuarı vardı. Ve bu Teknofest Fuarı’nda İstanbul Teknofest, dünyada bir numara oldu, çünkü katılım itibariyle 1,5 milyonu aştı ve sonunda bütün trenle taşımacılığı kapadılar, zira artık alana girmek mümkün değildi. Demek ki istenince oluyor, azmedince oluyor ve bu da İstanbul’umuzda gerçekleşti.

Şimdi ben bu salonda geleceğin bakanlarını, devlet ve hükümet başkanlarını, siyasetçilerini, sanayicilerini, sporcularını, sanatçılarını, inşallah Nobel ödülleri alacak bilim adamlarını görüyorum. Burada eserleriyle, çalışmalarıyla ülkelerine ve insanlığa hizmet edecek gönül erlerini görüyorum. Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık eylesin diyorum. Rabbim kardeşliğinizi, heyecanınızı daim eylesin diyorum. Rabbim aramızdaki şu muhabbeti daha da perçinlesin diye dua ediyorum.

Bugün bizleri bir araya getiren TÜRKEN Vakfına tekrar tekrar şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla.