Konya’da Toplu Açılış Töreninde Yaptığı Konuşma

01.09.2019

Sevgili Konyalılar,

Değerli Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Havalimanından buraya kadar yol boyunca binlerin toplandığını görmek bana ayrı bir huzur, ayrı bir coşku verdi.

Yaklaşık 5 aylık bir ayrılığın ardından bugün burada tekrar sizlerle birlikte olmanın, kucaklaşmanın, hasbihal etmenin bahtiyarlığı içindeyim.

Değerli Kardeşlerim,

Tarih boyunca nice büyük medeniyetlerin zirve şehri Konya, bugün de ülkemizin iftihar kaynaklarından biri olarak kalbimizin en müstesna köşesinde yer alıyor.

Öncelikle size 31 Mart seçimlerinde Büyükşehir Belediyesi’nde verdiğiniz yüzde 70,5 oranındaki rekor destek için şükranlarımı sunuyorum. Bu neticeyle Konya büyükşehirler arasında Türkiye’de birinci sıraya yerleşmiştir. Yine bu oran, AK Parti’nin 15 yıldır mahalli idareler seçimlerinde Konya’da elde ettiği en yüksek destek oranıdır.

Seçim öncesi buraya geldiğimde Büyükşehir Belediye Başkan adayımızı sizlere emanet etmiştim, Rabbim hepinizden razı olsun. Sizler de bu emaneti en yükseğe taşıdınız. Genç, çalışkan, azimli ve derviş gönüllü bu kardeşimizin Konya’ya çok büyük hizmetleri olacağına, sizi de-bizi de mahcup etmeyeceğine inanıyorum.

Yine çok yüksek oy oranlarıyla yüzümüzü ağartan Karatay, Meram ve Selçuklu başta olmak üzere ilçe belediye başkanlarımızı da tebrik ediyorum.

Biz de seçimlerdeki rekor desteğiniz için sizlere teşekkür etmek amacıyla ilk fırsatta huzurlarınıza geleceğim dedim ve geldim. Bugün Konya’dayız. Bu tarihi başarının kazanılmasında emeği geçen, katkısı olan herkesi, bütün kardeşlerimi tebrik ediyorum, kendilerine teşekkür ediyorum. Tabii en büyük teşekkürü de sizlere, Konya halkına ediyorum.

Konya, büyük medeniyet davamıza tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de en büyük desteği veriyor. Bu şehir, âlemi aşkla bilen Mevlana Hazretleri’nin, âlemi ilimle bulan Konevi Hazretlerinin, kılıcı adaletli Sultan Keykubat’ın şehridir.

Bu şehir hem tarımda, hem sanayide, hem kültürde, hem ilimde, hem de gönüllerin nuruyla beslenen tasavvufta zirveyi hiç bırakmamış bir şehirdir. Şairin dediği gibi; “Zemini Konya acep genci pur mariftir.” Konya’nın altı da, üstü de âlimlerle doludur. İnşallah bu alimlerin gönül sultanlarının mirasına en iyi şekilde sahip çıkarak çok daha büyük başarılara hep birlikte imza atacağız. Bunun yolu da kendimiz olmaktan, kendi fiziki ve manevi mirasımıza sıkı sıkıya sahip çıkmaktan geçiyor. Mevlana Hazretleri’nin emanetini her şeyiyle aslına uygun şekilde koruyamazsak, ona layık olamayız. Selçuklu’dan bize kalan her bir eseri gözümüz gibi koruyamazsak, tarihimize layık olamayız. Sanayide bu şehri sadece ülkemizin değil tüm dünyanın en gözde tasarım, geliştirme, üretim, ihracat merkezlerinin ilk sıralarına çıkartamazsak ecdada layık olamayız. Tarımda Konya’yı bir dünya markası haline getirmeden gidersek yarım iş yapmış oluruz.

İşte bunun için nerede ne yapıyor olursa olalım bir gözümüz hep Konya’dadır. Bunun için Konya’nın yatırıma ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında Mavi Tünel içme suyu ve arıtma tesisinin açılışını yapmıştık. Aralık ayında Şeb-i Arûs için geldiğimizde de toplam yatırım bedeli 1 milyar 464 milyon lira olan 99 kalem projenin toplu açılışını gerçekleştirmiştik.

Bugün de burada toplam yatırım tutarı 645 milyon lira olan 88 kalem eser ve hizmetin açılışını yapmak üzere sizlerle biraradayız. Bu eserler arasında çok sayıda eğitim yatırımı, sağlık tesisi, enerji altyapı inşaatı, spor sahası, öğrenci yurdu, yol, çeşitli kurumlarımızın hizmet binaları yer alıyor. Aynı şekilde Büyükşehir Belediyemizin şehir genelinde tamamladığı yollar, köprülü kavşaklar, üst geçitler, göletler, sulama tesisleri, kanallar, mezbaha, pazar yerleri, parklar, çarşı gibi hizmetlerin açılışını da bugün burada yapıyoruz. Karatay, Selçuklu, Akşehir, Cihanbeyli, Seydişehir belediyelerimizin tamamladıkları yatırımları da bugün burada resmen hizmete alıyoruz. Hepsinin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.

Tüm bu eser ve hizmetlerin Konya’mıza kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizi şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Konya’ya kazandırdıklarımız elbette bunlardan ibaret değildir. Bakın son 17 yılda Konya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Eski rakamla söylüyorum; son 17 yılda Konya’ya 51 katrilyon lira yatırım yaptık, 51 katrilyon.

Değerli Kardeşlerim,

Sekiz binin üzerinde derslik inşa ederek iki yeni devlet üniversitesi kazandırarak, 20 bine yakın yurt yatağı kapasitesi oluşturarak Konya’nın eğitim altyapısını adeta yeni baştan kurduk.

Hem spor karşılaşmaları, hem de önemli etkinlikler için Konya’ya 42 bin kişilik stadyum, ayrıca gençlik merkezleri, yüzme havuzları, spor kompleksleri inşa ettik. Artık milli maçlarımızın oynandığı statlardan önemli hangisi oldu? Konya Şehir Stadyumu oldu ve buradan da hep galibiyetlerle dönüyoruz. Ve artık Konya gençliği sporu seviyor, spora sahip. Ama dün galiba 2-2 değil mi? Şöyle yeniden daha diri bekliyoruz.

İnşallah, şimdi de hem merkezde, hem de ilçelerimizde çok sayıda millet bahçesi yaparak eski stadyumu ne yapıyoruz? Millet bahçesi yapıyoruz inşallah. Ve Konyalı Bakanımız Murat Bey süratle Belediye Başkanımla el ele verecek. Murat Bey, hazırlıklar tamam mı? Tamam diyor. Hızla inşallah, artık anneler çocuklarını-yavrularını yanlarına alacaklar, millet bahçesinde onlarla eğlenecekler.

İnşaatı devam eden ve inşallah seneye açacağımız şehir hastanemiz 1250 yatağı ile ülkemizin en büyük sağlık tesislerinden biri olacaktır.

Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden nereye çıkardık? 1141 kilometreye çıkardık. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.

Hızlı tren hatlarıyla Konya’yı Ankara’ya, İstanbul’a, Eskişehir’e bağladık. Karaman hızlı tren hattı bitti, sinyalizasyon çalışmaları tamamlanınca işletmeye açılacak. Bu hattın devamı da Mersin’e, Adana’ya, Osmaniye’ye, Gaziantep’e kadar uzanıyor. Bir başka hızlı tren projesi de; bir taraftan Antalya’ya, diğer taraftan Kayseri’ye kadar uzanacak olan ve Konya’nın merkezinde yer alacağı hattır. Etüt çalışmaları süren bu hattın inşasına da inşallah en kısa sürede başlıyoruz.

Eski Sanayii ve Karatay Sanayisini yeni yerlerine taşıdıktan sonra mevcut yerlerinde büyük bir kentsel dönüşüm başlattık. Mavi Tünel, Konya Ovasının bereketini artıracak, şehrin geleceğini şekillendirecek önemli bir yatırımdır. Ve değerli kardeşlerim; bütün bunlarla beraber tüneli ve barajlarının önemli bir kısmını tamamladık, sulama tesisleriyle ilgili hazırlıklarımız sürüyor.  Bu yatırımlarla yaklaşık 600 bin dekar araziyi sulamaya açmayı hedefliyoruz. Tarıma elverişsiz bir bölge olan Karapınar’da da enerji ihtisas endüstri bölgesi kuruyoruz.

Yapılanlar elbette önemlidir, ama asıl yeni eserlerin, yeni hizmetlerin, yeni yatırımların müjdesini vermek istiyorum. Şimdi hepinizin merakla beklediğini bildiğim ilk müjdemi veriyorum, hazır mısınız? Heyecan yapmayın.

Değerli Kardeşlerim,

İnşallah Konya Metrosu’nun yapımına başlıyoruz. Bu hattın ilk etabının ihalesini Eylül ayında gerçekleştiriyoruz. Metro hattı, Konya’nın bugününden ziyade geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bugün Konya şehircilik bakımından ülkemizin örnek yerlerinden biriyse, bunu bir asır ayrım yapmadan değerli kardeşlerim, yarım asır önce şehrin geleceğine yapılan yatırımlara borçludur.

Geliyorum şimdi bir başka müjdemize, bu müjde de çiftçilerimize; pancar üretimi Konya’nın en önemli gelir kaynaklarından biridir. Şeker kotalarını yeniden düzenleyerek nişasta bazlı şeker oranını yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürmüştük. Bu yılın sonunda oranı yüzde 2,5’a kadar indiriyoruz. Böylece çiftçilerimize 1,5 milyon ton ilave pancar kotası sağladık. Bu yıl pancar üretiminde yüzde 11 artış bekliyoruz. Pancar alım fiyatını da bu yıl için ton başına 235 liradan 300 liraya yükseltiyoruz. Nasıl iyi mi? Hayırlı olsun. Allah bereketini versin inşallah.

Konya’ya bir müjdemiz daha var; 2021 İslami Dayanışma Oyunları’nın beşincisinin ev sahibi olarak Konya’yı belirledik. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bu büyük organizasyonunun sonuncusu 2017 yılında Bakü’de yapılmıştı. Ülkemiz adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay inşallah Kasım ayında ev sahibi şehir sözleşmesini imzalayacaktır.

Tüm bu müjdelerin Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Konya’nın da her alanda daha çok üreterek, daha büyük başarılar ortaya koyarak bu yatırımların karşılığını vereceğine yürekten inanıyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Belediyecilik sıradan bir faaliyet olmanın çok ötesinde tam manasıyla bir gönül işidir. Onun için ne dedik biz bu seçimlerde, gönül belediyeciliği. Bizler 25 yıldır bu ülkede yepyeni bir belediyecilik modeli, belediyecilik anlayışı inşa ediyoruz. Şehirlerimizi, gecemizi gündüzümüze katarak, sadece mesaimizin tamamını değil aynı zamanda gönlümüzü de adayarak dönüştürüyoruz. Sokağıyla, caddesiyle, binasıyla, parkıyla, havasıyla, suyuyla, en önemlisi de insanıyla şehirlerimize hizmet ediyor, eserler ortaya koyuyoruz. Her şey gibi hizmet de nasip işidir. Aynı zamanda niyet işidir. Nasibinizde bulunmuyorsa, hele hele niyetiniz de yoksa seçim de kazansanız, makam-mevki sahibi de olsanız hizmet yapamazsınız.

Belediyeleri kazanmayı sadece bir siyasi proje olarak görenlerin, seçimlerin ardından ne hale düştüklerini hep birlikte izliyoruz değil mi? Gördünüz. Kardeşlerim, biliyorsunuz son seçim kampanyası dönemi boyunca CHP’li belediye başkan adayları ve başlarındaki genel başkanları her konuda attılar-tuttular. Ulaşımdan süte, servisten internette her şeyi bedava yapmaktan, belediyelerden ve iştiraklerinden hiçbir işçi çıkartmayacağına kadar vermedik söz bırakmadılar. Bay Kemal öyle demiyor muydu? Kazandığımız belediyelerde kimseyi işten çıkarmayacağız demiyor muydu? Ne oldu? Şu anda çıkarıyorlar. Ve tabii ki bütün bu olaylar karşısında bizim de yapacaklarımız var, yapacaklarımız var. Üstelik ne diyordu Bay Kemal? “Namus sözü” diyordu. Bir de bunu katmerlediler, bu adaylardan bazıları seçimi kazandığında da ahali haklı olarak bu vaatlerin yerine getirilmesini bekledi. Peki, CHP’liler ne yaptı dersiniz, önce bizim böyle bir sözümüz yok diyerek inkâr yoluna gittiler. Önlerine verdikleri sözlerin belgeleri konduğunda ise, bunları CHP’nin kampanyasını yapan ajansa sorun dediler. Hep işleri-güçleri yalan. Korkarız bu işin ihalesi sonunda Genel Merkezde veya kampanya karargâhında ücreti mukabili çalışan bir garibanın da üzerinde kalabilir.

İstanbul’u sel götürüyor, Başkan ortada yok. Ankara’da kimsesiz çocuklar sokağa atılıyor, Başkandan ses yok. Antalya’da, Mersin’de, Adana’da yaşanan rezaletleri en iyi oralarda yaşayan kardeşlerim biliyor. İzmir’de, Aydın’da, Muğla’da ve daha pek çok yerde olup bitenleri anlatmıyorum. Evet, karşımızda hiçbir konuda verdiği sözün arkasında duramayan, birkaç ay içerisinde her tarafı lime lime dökülen bir parti ve ekibi bulunuyor.

Kardeşlerim,

Böylece ne sözün, ne belgenin, hatta ne de namus üzerine edilen yeminlerin bunların meşrebinde bir hükmü olmadığını da görmüş olduk. Demek ki seçim döneminde bir tiyatro oynamışlar. 15 Temmuz gecesi yaşananlara FETÖ ağzıyla tiyatro diyenler asıl tiyatroyu seçim meydanlarında kendileri sergilemişler. Bu tiyatronun senaryosu şu şekilde: Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin ajansı bol keseden vadedecek, adaylar seçimi kazanınca da bunların bizimle ilgisi yok diyecek. Evet, CHP 31 Mart gecesinden beri işte bu senaryoyu adım-adım hayata geçirdiği bir tiyatro sergiliyor. Bunun adı milleti kandırmaktır. Bunun adı alenen sahtekârlıktır, riyakârlıktır, düzenbazlıktır.

Sözlerini tuttukları konular yok mu? Elbette var. Mesela bölücü örgütün güdümündeki partiye verdikleri ve kamuoyundan gizlemek için köşe bucak kaçırdıkları sözleri harfiyen yerine getiriyorlar. İşte İstanbul Belediye Başkanı Diyarbakır’da. Kimlerle neyi konuşuyor? Bakıyorsunuz teröre bulaşmış olanlarla maalesef el ele, dirsek temasında ve ne diyor? Biz sizlerle beraberiz. Her fırsatta biraraya geliyorlar. Kazandıkları şehirleri, özellikle de İstanbul’u nasıl birlikte yönetebileceklerinin hesabını yapıyorlar. Hatta bununla da kalmayıp bölücü terör örgütüyle ilişkileri yüzünden görevden alınan belediye başkanlarının yanına koşup onlara destek veriyorlar.

Ülkelerinin ve milletinin yanında olacaklarına terör örgütünün güdümündeki partinin borazanlığına soyunuyorlar. Terör örgütüne tavır koyamayanlardan, 15 Temmuz darbe girişiminin faillerini lanetleyemeyenden, her zeminde ve her zaman ülkesinin yanında yer alamayandan belediye başkanı olmaz, siyasetçi hiç olmaz. Bunların ikiyüzlülüğü, nobranlığı, küstahlığı sadece millete karşıdır. Onun dışında herkesin, özellikle de seçimler için kol-kola girdikleri tüm çevreler karşısında gayet mülayimdirler. Bugün oynadıkları rolle milleti kandırdıklarını sananlar, inşallah en kısa sürede gerçek yüzleri ortaya çıktığında milletten hak ettikleri cevabı Allah’ın izniyle alacaklar.

Kardeşlerim,

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak şahsımın, en büyük partisi olarak AK Parti’nin ve kutlu davamızın çatısı altında toplanmış herkesin öncelikli vazifesi; büyük ve güçlü Türkiye davasını hedefine ulaştırmaktır. Bunun için kimin ne yaptığına, ne dediğine değil kendimizin ne yaptığına, nereye gittiğine bakacağız. Biz 15 Temmuz’dan beri Cumhur İttifakı içinde birlikte hareket ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer partilerle tarihi bir mücadele veriyoruz. Bu süreçte Cumhurbaşkanı olarak bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, partimizi en iyi şekilde çalıştırmanın gayreti içindeyim. Milletvekillerimiz Meclis’te ülkemizin ihtiyacı olan kanunları en ideal şekilde hazırlamaya ve çıkarmaya çalışıyor. Belediye başkanlarımız kendi şehirlerine en güzel hizmetleri kazandırmanın peşinde koşuyor. Tüm bu faaliyetleri belirli bir noktaya getirmek için önümüzde 4 yıllık kesintisiz bir süre var. İyi bir planlamayla ve sıkı bir çalışmayla 2023 yılında Türkiye’yi iftiharla anlatabileceğimiz bir yere getirebiliriz. Buna hazır mıyız? Buna hazır mıyız? Allah razı olsun.

Allah’ın izni, milletimizin desteğiyle ne sınırlarımızda kurulan terör tuzakları, ne ekonomimize yapılan saldırılar, ne de önümüze çıkartılan diğer engeller bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamaz. Tabii bunun için bir konuda sağlam durmamız gerekiyor. Hep söylediğim gibi, hazır mıyız?

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Rabia’mızı unutmayacağız. Rabia’ya da hazır mıyız?  

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

İşte bütün bu konularda ülkemize ve ülkemizin nezdinde bize diş geçiremeyenler şimdi tüm güçleriyle birliğimize, beraberliğimize saldırıyorlar; yaptıkları iş bu.

Kardeşlerim,

AK Parti’den ne kopartırsak kardır anlayışıyla birileri sürekli şişiriliyor, pohpohlanıyor. Hâlbuki biz bu oyunları geçmişte çok gördük. Hatırlarsanız vesayetle mücadelemiz sırasında da benzer teşebbüslere maruz kalmıştık. Aynı şekilde 17-25 Aralık sürecinin ardından büyük gürültülerle birileri sahaya sürülmeye çalışılmıştı. Hamdolsun bu siyaset mühendisliği oyunlarının hiçbiri de tutmadı. Millete söyleyecek sözü olmayanların içeride ve dışarıda belli mahfillerin desteğiyle gidebilecekleri tek yer bir sonraki seçimde sandığın en dibi olacaktır. Siyaset, kapalı kapılar ardında kriz bekleyerek yapılacak bir iş değildir. Siyaset, hiçbir somut temeli olmayan imalarla, ithamlarla veya tehditlerle yapılacak bir iş de değildir. Eğer siyaset yapacaksanız, çıkacaksınız milletin huzuruna, bu ülkenin ve milletin geleceği için ne düşündüğünüzü, ne hayal ettiğinizi, bunları nasıl yapacağınızı anlatacaksınız. Millete söyleyecek sözünüz yoksa, sadece kendi nefsiniz için konuşuyor, kendi nefsiniz için koşturuyorsunuz demektir. Kendi kalbinize ve milletin yüreğine değil de başkalarının ağzına bakılarak yapılan işin adı siyaset değil nefsaniyettir. Gurur, kibir, bunlarla yol yürüyenler bir yere varamazlar. Zira Rabbim gururla hareket edenlere en büyük tokadı her zaman atar, bunu da görelim, bilelim.

Şahsımızın da, AK Parti’nin kimi konularda eksiği-kusuru olabilir, yanlışlarımız da olabilir. Kusursuzluk, inancımızda sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Biz hiçbir zaman kendi muhasebemizi yapmaktan ve gerekiyorsa birtakım adımlar atmaktan çekinmedik. Unutmayın, kardeşlerim; ben sizleri çok seviyorum. Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz; ferman bu. Bugün de böyle bir ihtiyaç varsa, gereken adımları atmayı zül değil milletimize karşı vazifemizin gereği addederiz. Nitekim yeni yönetim sistemimizin bir yıllık uygulamaları ışığında bakanlıklarımızla, kurumlarımızla, iş ve işlemlerle ilgili değerlendirmeleri yaptık ve raporlarımızı hazırladık. Şimdi kısa bir süre içinde inşallah bir yıllık yeni yönetim sisteminde neler yaptığımızı milletimizle paylaşacağız. Aynı şekilde Partimizin Olağan Kongre takvimini 7 Ekim itibariyle başlatarak orada da bir değişim sürecinin önünü açtık.

AK Parti, milletin kurduğu, milletin iktidara getirdiği, bugüne kadar da milletin iktidarda tuttuğu bir partidir. Böyle bir partinin millete rağmen siyaset yapması, kadro kurması düşünülemez.

Değerli kardeşlerim,

İnşallah önümüzdeki dönem her şeyin yerli yerine oturduğu, her işin tıkır tıkır yürüdüğü, hedeflerimize birer birer ulaştığımız bir dönem olacaktır. Bunun için sizlerin sadece desteğine değil aynı zamanda tespitlerine ve tekliflerine de ihtiyacımız var. Konya’nın her konuda olduğu gibi bu hususta da en önlerde yer alacağına inanıyorum. Büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edecek, evlatlarımıza 2053 ve 2071 vizyonlarını birlikte miras bırakacağız.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Kardeşlerim,

Cumhur İttifakı’nı asla ihmal etmeyeceğiz. Ve Sayın Bahçeli ile birlikte Cumhur İttifakı’ndaki attığımız kararlı adımları aynen bundan sonra da Parlamento içi-Parlamento dışı devam ettireceğiz.

Sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz, ahde vefanız, kadirşinaslığınız, misafirperverliğiniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin bir kez daha Konya’mıza hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ve bu vesileyle bu seyahatimizde, evet bundan önce burada maalesef Osmanlı döneminde bakıyorsunuz beş sultanın kemikleri bulundu, tespit edildi, inşallah onları da Alaattin Tepesine defnini gerçekleştireceğiz. Rabbim onlardan razı olsun. Bizleri de onlara layık kılsın. Allah yar yardımcımız olsun.

Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.