Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

09.07.2019

Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Değerli Başkanı, Sayın Üyeleri,

Saygıdeğer Devlet ve Hükümet Başkanları,

Kıymetli katılımcılar,

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nin bu Zirve Toplantısı vesilesiyle Saraybosna’da bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Dönem Başkanlığını başarılı bir şekilde ifa etmiş olan Bosna Hersek’i gönülden tebrik ediyorum.

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Sürecinin başarısı, sadece ülkelerimizin değil, Avrupa kıtasının da huzuru, istikrarı ve refahı için mühimdir. Süreç aynı zamanda Balkan ülkelerinin Avrupa Atlantik kurumlarıyla entegrasyonuna da kritik katkılarda bulunuyor. Türkiye, Balkanlar’ın Avrupa Atlantik Kurumlarına entegrasyonuna daima güçlü destek vermiştir, vermeyi de sürdürecektir.

Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile katılım müzakerelerine dair Avrupa Birliği’nin alacağı kararlar tüm bölgenin geleceğini etkileyecektir. Birliğin bu süreçleri taahhütlerine aykırı şekilde yürütmesi, bölgenin barış ve istikrarına olduğu gibi kendi inandırıcılığına da zarar verecektir. Son dönemde Avrupa Birliği’nin genişleme siyasetinin kimi dar görüşlü popülist çevrelerce esir alındığını görüyoruz. Kıta genelinde yükselen ayrımcı ve dışlayıcı akımlar sadece Avrupa’nın iç barışını değil, geleceğini ve umut olma potansiyelini de tehdit ediyor. Avrupa liderlerinin vizyoner bir şekilde hareket edeceklerine, Balkanların Avrupa’yla bütünleşmesi idealine sahip çıkacağına inanıyoruz.

Kıymetli Katılımcılar,

Sürecin kurucularından Türkiye’nin 2020-2021 Dönem Başkanlığını üstlenmesi konusunda fikir birliği sağlanmasından memnuniyet duydum. Ülkemize inanan, bize güvenen tüm dostlarımıza şahsım, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. İslam İşbirliği Teşkilatı ve G-20 Dönem Başkanlıklarımız gibi, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Sürecinin Dönem Başkanlığını da başarıyla icra edeceğiz. Dönem Başkanlığımız sırasında bölgesel sahiplenmeyi ve bölgesel kapsayıcılığı güçlendirmek için gayret göstereceğiz. Ayrıca göç, insan kaynağımızın kalitesinin arttırılması, bölge içi ulaşım bağlantılarının yaygınlaştırılması gibi meselelere yoğunlaşacağız. Biliyorsunuz son birkaç yıldır bölgede çok ciddi insan hareketliliği yaşanıyor. Suriye, Irak, Afganistan ve Kuzey Afrika kaynaklı yoğun bir düzensiz göç baskısıyla karşı karşıyayız. Avrupa Birliği ülkeleri sayıları onlarla ifade edilecek mülteci kotalarında dahi anlaşamazken, Türkiye hali hazırda 3,6 milyonu Suriyeli olmak üzere, 4 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler hesaplamalarına göre bugüne kadar yalnızca Suriyeli sığınmacılar için 37 milyar doları aşan harcama yaptık. Ülkemiz bu kapsamda son iki yıldır insani kalkınma yardımlarında milli gelirine oranla dünyada ilk sırada yer aldı. Ayrıca Türkiye düzensiz göçle mücadele konusunda da her türlü tedbiri Ege Denizi başta olmak üzere her alanda hayata geçirdi. 2005-2017 döneminde ülkemizde yakalanan düzensiz göçmen sayısı 1 milyon kişiyi aşmıştır.

Yine aldığımız tedbirler sayesinde Ege’de yaşanan insani trajedilerin çok büyük oranda önüne geçtik ve Avrupa’ya düzensiz geçiş sayılarını yüzde 99 oranında azalttık. Böylece başta Balkan ülkeleri olmak üzere, Avrupa Kıtası’nın tamamının güvenliğine paha biçilemez katkı sağladık. Ancak bu zorlu süreçte Avrupalı dostlarımızdan beklediğimiz desteği ve insani tavrı göremedik. Üzülerek belirtmek isterim ki, Türkiye gibi Suriye’ye komşu ülkeler ile Balkanlar gibi transit bölgeler düzensiz göç akınının tüm yükünü taşımak zorunda bırakılmıştır. Suriyeli mülteciler için harcanmak üzere ülkemize verilen katkı taahhütleri yerine getirilmemiştir. Avrupa Birliği’nin tam 6 milyar euroluk taahhüdünden şimdiye kadar sadece 2,5 milyar eurosu serbest bırakılmıştır.

Değerli Katılımcılar,

Sürecin Parlamenter Asamblesi’nin daima bir sekretaryaya sahip olması fikrini başından beri destekledik. İstanbul’un Sofya’yla birlikte aday oldukları daimi sekretaryaya ev sahipliği konusunda geçtiğimiz yıl ortaya çıkan uzlaşı formülü çerçevesindeki çözümün karara bağlanmasını diliyoruz. Süreç kapsamında varılmasını arzu ettiğimiz hedeflerden biri de ülkelerimiz arasındaki iletişimin ve ulaşım imkanlarının en üst seviyelere çıkarılmasıdır. Bu hususun birazdan kabul edeceğimiz bildiride kayda geçirilmesi memnuniyet vericidir.

Saraybosna Belgrad Otoyolu Projesi son derece önemli ve stratejik bir çalışmadır. Güneydoğu Avrupa’nın iki önemli merkezini bu barış yolu projesiyle birbirine bağlamayı amaçlıyoruz. Otoyol projesine ilişkin hem Sırbistan hem de Bosna Hersek tarafıyla gerekli mutabakat metinlerini imzaladık. Otoyolun yapımına en kısa zamanda başlamayı öngörüyoruz.

Küreselleşen dünyada rekabet gücümüzü arttırmak için de Balkan ülkeleri olarak ekonomik iş birliğimizi geliştirmek zorundayız. Dünyanın dijitalleştiği bir dönemde bizim bundan geri kalmamız düşünülemez. Ülkelerimiz arasındaki dijital altyapı ağlarını güçlendirmemiz önemlidir. Kısa süre önce imzalanan telefon dolaşım maliyetlerinin düşürülmesine yönelik anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz.

Kamu yatırımlarını planlarken muhakkak siber güvenlik, bunun altını özellikle çiziyorum, dijital ekonomi ve araştırma geliştirme çalışmalarının teşvikini de ihmal etmemeliyiz. Balkan ülkeleri olarak en değerli kaynaklarımızdan biri teknoloji ana diline sahip genç nüfuslarımızdır. 21. yüzyılın gerektirdiği ekonomik şartları karşılayan ve teknolojik inovasyonu teşvik eden bir bölge haline gelmemiz gereklidir.

Bu düşüncelerle 2019-2020 Dönem Başkanlığını deruhte edecek Kosova’ya şimdiden başarılar diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.