Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı 5. Zirvesinde Yaptıkları Konuşma

15.06.2019

Kıymetli Dostum, Sayın Başkan,

Değerli Devlet ve Hükümet Başkanları,

Saygıdeğer Bakanlar, sizleri şahsım, ülkem ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansının 5’nci Zirvesi Vesilesiyle Duşanbe’de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Aziz kardeşim, Tacikistan Cumhurbaşkanı Sayın Rahman’ı başarıyla sürdürdükleri Dönem Başkanlığından ötürü tebrik ediyorum. Kendilerine misafirperverlikten ötürü teşekkürlerimi sunuyorum. Toplantımızın bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Zirveyi bölgesel ve küresel hadiseler bağlamında kritik bir dönemde icra ediyoruz.

Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansının temelleri Aksakalımız Nur Sultan Nazarbayev’in vizyoner önerisiyle atılmıştır.

Konferansımız ortak çabalarımız sonucu içerikli temsil kabiliyeti yüksek bir bölgesel foruma dönüşmüştür, üye sayımızın artması bunun ispatıdır. Bu vesileyle 27’nci üye olarak Sri Lanka’ya hoş geldiniz diyorum.

İki ay önce yaşanan menfur terör eyleminden dolayı bir kez daha Sri Lanka halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, dayanışmamızı ifade ediyorum.

Lagos’un da gözlemci olarak aramıza katılmasından dolayı memnuniyet duyuyoruz.

Türkiye olarak öncelikle iş birliğimizin derinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde konferans yapılarının kurumsallaştırılması ve çalışmalarının yaygınlaştırılması amacıyla çalışma yapılabileceğini düşünüyoruz. Konferansı hep birlikte daha fazla sahiplenmemiz gerekiyor. Finansal destek sağlanmasının yanı sıra, güven arttırıcı önlemlerin uygulanmasına somut katkı ve aktif katılım sahiplenmeyi arttıracaktır. Takvime bağlı somut bazı hedefler belirlemek suretiyle bu alanlardaki çalışmalarımıza ivme kazandırabiliriz.

Kıymetli dostlar,

Günümüz dünyasında maalesef düzen değil, düzensizlik hakimdir. Yakın coğrafyamızda çatışmalar, iç savaşlar, vekalet savaşları ve terörizmle mücadele ediyoruz. Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı tüm bu sınamalar karşısında ortak adımlar atabileceğimiz bir platformdur.

Türkiye olarak çevremizdeki dinamikleri, barış, refah ve istikrar doğrultusunda şekillendirmenin gayretindeyiz.

Komşumuz Suriye’de iç savaşın sona ermesi ve istikrarın sağlanması için elimizden geleni yapıyoruz. 4 milyona yakın Suriyeliyi şu anda ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye’nin geleceğini tehdit eden DEAŞ ve PKK, YPG terör örgütlerine karşı yaptığımız sınır ötesi operasyonlarla çok ağır darbeler indirdik. 4 bin kilometrekareden fazla alanı terör örgütlerinin işgalinden kurtardık. 330 bin Suriyeli sığınmacının tekrar kendi topraklarına, kendi vatanlarına dönmelerini sağladık.

Bölgemizin bir diğer kanayan yarası olan Filistin meselesinde de aktif bir tutum sergiliyoruz. İşgal, zulüm ve adaletsizliğin Filistin’in adeta kaderi olmaktan çıkarılması insanlık onurunun bir gereğidir. Kudüs’te yeni oldubittiler oluşturma gayretlerini reddediyoruz. Tüm ülkeleri Birleşmiş Milletler kararlarına, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne saygı göstermeye davet ediyoruz.

Afganistan’da barışın tesisi ve şiddetin sona ermesi için yürütülen çabalara destek veriyoruz. Asya’nın kalbi İstanbul süreci kapsamındaki faaliyetlerimizi bu kapsamda sürdürmeye devam edeceğiz.

Keşmir sorununun Pakistan ve Hindistan arasında diyalogla ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları temelinde Keşmir Halkının beklentileri doğrultusunda çözümünü destekliyoruz.

Rohingyaların içinde bulunduğu durumu da yakından takip ediyor, bu insani dramın bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz.

Hali hazırda Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı içindeki arabuluculuk gruplarının eş başkanlıklarını yürütüyoruz. Konferansımız bünyesinde de arabuluculuk kapasitesini geliştirmekte fayda görüyoruz.

Değerli dostlar,

Şiddete varan aşırıcılık ve terörizm dünya genelinde yükseliştedir. 35 yıldır terörle mücadele eden DEAŞ’tan PKK’ya, FETÖ’dan El-Kaide’ye kadar farklı terör örgütlerinin hedefi haline gelmiş bir ülkeyiz. Bugüne kadar on binlerce vatandaşımızı terör eylemlerinde kurban verdik.

Altını çizerek ifade etmek isterim ki, terörün ve şiddetin hiçbir haklı gerekçesi yoktur. Bu alanda kararlı ve net duruş sergilenmesi çok önemlidir. Bir terör örgütü eliyle diğerini yok etme politikalarının varacağı yer daha fazla kan, daha fazla işgal, daha fazla zulüm ve gözyaşıdır. Suriye sahası maalesef bu acı hakikatin ispatı olmuştur.

Öte yandan istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınmanın temellerini güvence altına almak noktasında somut adımların atılmasına ihtiyaç duyuluyor. Bu kapsamda hakkaniyeti esas alan çok taraflı çözümlerin yararına inanıyoruz.

Bölgemizde kombine taşımacılık koridorlarının geliştirilmesine önem veriyor, modern İpek Yolunun yeniden inşasını destekliyoruz. Kafkasya ve Orta Asya’yı aşarak Çin’e kadar ulaşan Hazar geçişli doğu-batı ortak koridor girişimimiz bu yaklaşımımızın en somut örneğidir.

Bölgesel barışı, istikrarı ve ekonomik iş birliğini zedeleyen tek taraflı adımları ve yaptırımları doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim.

Bu düşüncelerle Duşanbe Zirvesinin aramızdaki uzun soluklu dayanışmanın dönüm noktası olmasını temenni ediyorum.

Sizlere en derin sevgi, saygılarımı sunuyorum.