İstanbul’un Fethinin 566. Yılı Kutlamaları ve İftar Programında Yaptıkları Konuşma

29.05.2019

Aziz İstanbullular,

Kıymetli Hemşerilerim,

Saygıdeğer Hanımefendiler,

Beyefendiler,

İstikbalimizin Güvencesi Sevgili Gençler,

Sizleri selamların en güzelliyle, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelerek İstanbul’u yurt edinmiş, bu şehre âşık olmuş tüm kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum.

İnsanlığın gözbebeği bu güzel şehirden, Afrika’dan Orta Asya’ya, Balkanlar’dan Kırım’a, Kafkasya’ya kadar gönül coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza da muhabbetlerimizi iletiyorum.

İftar soframızı şereflendiren siz kardeşlerime hoş geldiniz diyorum. Artık son 5 gününün içinde bulunduğumuz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın siz İstanbullu kardeşlerimle beraber milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Rabbimizin bin aydan daha hayırlı olduğunu müjdelediği ve inşallah Cuma’yı Cumartesiye bağlayan gece idrak edeceğimiz mübarek Kadir Gecenizi de şimdiden kutluyorum.

Mevla’mdan tutuğunuz oruçları, eda ettiğiniz ibadetleri, yaptığınız hayırları katında kabul ve makbul eylemesini diliyorum.

Bugün Türk milleti olarak tarihimizin en önemli dönüm notlarından birinin, İstanbul’un fethinin 566. Yıldönümünü idrak ediyoruz. Fethin 566. sene-i devriyesinde İstanbul’un kapılarını İslam’a açan Fatih Sultan Mehmet Han’ı selamlıyorum. Daha 21 yaşındaki bir cihan hakanını yetiştiren Akşemseddin Hazretleri’ni selamlıyorum. Resulü Ekrem Aleyhissalatu Vesselam Efendimizin ‘o ne güzel ordudur’ diyerek övdüğü Fatih’in kahraman neferlerini selamlıyorum.

Tam 566 yıldır İstanbul’un semalarından ezanları eksik etmeyen tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Rabbim onlardan razı olsun, mekanlarını cennet eylesin diyorum.

Kardeşlerim,

İstanbul bundan tam 566 yıl önce fethedildi. 1453 tarihine kadar kırılmayan İstanbul kilidini kırmak, 21 yaşında genç bir sultan olan İkinci Mehmet’e sahip oldu.  İstanbul, Osmanlı’nın yedinci kuşatmasında ve yedinci Osmanlı Padişahı tarafından fethedildi, ancak İstanbul’a dair hesaplaşma tam 566 yıldır hiç bitmedi, hiç eksilmedi. İstanbul’u kaybetmenin acısını tam 566 senedir içlerinden atamayanlar var.

Bugün Batı dünyasında adeta bir veba gibi yayılan ırkçılık akımının temel motivasyonlarından biri, Megalo İdea’sı ve onu temsil eden İstanbul’dur. Bugün coğrafyamızı kan ve gözyaşına boğan DEAŞ’lı canilerin hedefi de yine bu kutlu şehirdir. Daha iki ay önce Cuma namazı kılan 52 Müslümanı vahşice şehit eden Yeni Zelendalı teröristin, ”Ayasofya’yı minarelerden kurtaracağız” diyerek, tehditler savurması asla tesadüfi değildir. Bu katilin silahına kazımış olduğu tarih, isim ve sembollere kadar hepsi 566 yıldır sönmeyen bir nefret ateşinin yansımasıdır. Gezi olayları sırasında bu mübarek şehrin duvarlarını “zulüm 1453’te başladı” sloganlarıyla kirletenler de aynı zihniyetin mensuplarıdır. Bölücü örgütün çukur terörü sırasında vatandaşlarımızın evleriyle beraber tarihi camilerimize saldırmasının, Kur’an kurslarımızı ateşe vermesinin gerisinde de aynı sebep vardır. 1915 Olayları üzerinden milletimizi karalayanlar ile Pontus soykırımı iftirası atanlar da hep aynı niyetleri taşıyorlar.

Hedefleri, İstanbul’un fethiyle sembolleşen medeniyet değerlerimizi, Anadolu’ya asıl kimliğini kazandıran Türk İslam mirasını bu topraklardan kazıyıp atmaktır. İstanbul’un semalarında ezan sesleri kesilene kadar bu hesaplaşma asla bitmeyecektir.

Kardeşlerim,

İstanbul merkezi büldan, yani dünyanın merkezidir. Bu şehre hizmet sadece Türkiye’ye değil, dünyaya hizmet etmektir. Hamdolsun Rabbimize, bize bu şehre hizmet etme şerefini bahşetti. Temiz içme suyunun dahi bulunmadığı, çöp dağlarının patlayarak, 39 can aldığı, nefes almanın zorlaştığı, Haliç’in yanından geçmenin bile mümkün olmadığı bu şehri kısa sürede ülkemizin iftihar tablosu haline getirdik. Kültür, sanat, ulaşım, çevre, sosyal yardım ve diğer alanlarda İstanbul’u tarihinin en kaliteli belediyecilik hizmetleriyle tanıştırdık.

İstanbul’a baktığında sadece rant gören, çıkar gören muhterislerin bu şehri yağlamasının önüne geçtik. Hayata geçirdiğimiz hizmetlerle, yatırımlarla İstanbul’un çehresini değiştirdik. Fatih’in emaneti olan, Peygamber Efendimizin övdüğü bu şehri asıl kimliğine yeniden kavuşturduk. Önce Marmaray, sonra Avrasya Tüneliyle iki kıtayı birbiriyle denizin altından iki kez buluşturduk. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü İstanbullu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. İstanbul’un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli ve Sakarya ile olan bağlantılarını yüksek hızlı trenle sağladık. Dünyanın en büyüklerinden olacak İstanbul Havalimanı’nın ilk etabını hizmete açtık.

İstanbul-İzmir arasındaki mesafeyi 3,5 saate düşürecek otoyolu etap etap hizmete açıyoruz, bu yılsonuna kadar da inşallah İstanbul-İzmir Otoyolunu tamamlayacağız. Üç katlı İstanbul tünelini önümüzdeki dönem inşallah ihalesini yaparak, hayata geçireceğiz. Bugüne kadar İstanbul’a 19 kilometre tünel, 233 kilometre raylı sistemi biz inşa ettik. Hedefimiz, şehrimizi 190 kilometrelik tünel, 1100 kilometrelik raylı sistem uzunluğuyla dünyanın en yaygın ulaşım ağlarından birine kavuşturmaktır.

İstanbul’un iki yakasına toplamda yaklaşık 7 bin yataklı iki dev şehir hastanesi yapıyoruz. Başakşehir Şehir Hastanesi’nin yapımı süratle devam ediyor ve önümüzdeki yıl hizmete sunuyoruz.

Başakşehir, Hoşdere, Baruthane, Çırpıcı millet bahçelerini ve Kayaşehir Millet Bahçesi’nin birinci etabını İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah yeni dönemde İstanbul’un güzelliğine güzellik katmaya, tüm dünyanın gözbebeği bu şehre layık olmaya devam edeceğiz.

Atatürk Havalimanı’nın büyük bir bölümünü millet bahçesi haline getireceğiz. Bunun yanında, şu anda otelin ve bunun yanında yine terminal binalarının olduğu kısımları inşallah büyük bir fuar merkezi haline getireceğiz. Ve yine pistin bir bölümünü de sadece iş adamlarıyla yine uluslararası liderlerin gelmiş olduğu bir butik havalimanı olarak inşallah hizmete sunacağız. Bunun için hep birlikte çok çalışmalıyız, çünkü İstanbul dünyanın en saygın şehirlerinden bir tanesi.

İstanbul’da gönlüne dokunmadık tek bir vatandaşımızı bırakmayacak şekilde bir çalışma yürüttüğümüzde Allah’ın izniyle ulaşamayacağımız hedef yoktur.

Binali Yıldırım Kardeşimiz bu şehirde başladığı hizmet kariyerinin ve Bakanlık, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı görevlerinin birikimini tekrar İstanbul’a sunmaya hazırdır ve İstanbul’un hizmetkârı olmaya adaydır. Gerek 25 ilçemiz, gerek inşallah Binali Yıldırım Kardeşimiz ve gerekse Türkiye Cumhuriyetinin Başkanı olarak 3’lü bir güçle İstanbul’umuzu çok daha farklı bir yere uçuracağız. Sizlerden Binali Yıldırım Kardeşimin etrafında kenetlenmenizi ve İstanbul’un geleceğini hep birlikte inşa edecek örnek bir dayanışmayı ortaya koymanızı istiyorum.

Türkiye’yi ve İstanbul’u 2053 vizyonuna beraberce taşıyacağız. 2023 Türkiye’nin inşallah 100. Yıldönümü olacak ve 100. Yıldönümünde de 1919 Samsun’a çıkışı nasıl kutladıysak, inşallah 2023’ü de öyle kutlayacağız.

Bu duygularla bir kez daha İstanbul’un fethinin 566. Yıldönümünü tebrik ediyorum.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın şahsında tüm İstanbul fethinin şehitlerine, gazilerine şimdiden şahsım, milletim adına, ümmet adına rahmet diliyorum. Ecdadın her bir kahramanını tazimle, rahmetle, hürmetle yâd ediyorum. Şimdiden Ramazan Bayramınızı kutluyorum. Leyle-i Kadrinizi şimdiden tebrik ediyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.