Ak Parti Milletvekilleri ile İftar Programında Yaptıkları Konuşma

13.05.2019

Dava ve Yol Arkadaşlarım,

Hanımefendiler,

Beyefendiler;

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün itibariyle artık ikinci haftasının ilk gününü de geride bıraktığımız Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Ramazan boyunca tuttuğumuz oruçların, eda ettiğimiz ibadetlerin, yaptığımız hayırların Rabbim katında kabul olmasını diliyorum. Bayrama da, ondan sonraki günlere de ülke ve millet olarak hep birlikte huzur, güven, sağlık, afiyet içerisinde girmemizi Rabbimden niyaz ediyorum.

Sizlerin bir yandan Meclis çalışmalarını, diğer yandan Parti programlarını, bununla birlikte seçim bölgelerinizdeki faaliyetlerinizi büyük bir gayretle ve fedakârlıkla sürdürdüğünüzü biliyorum. Önümüzde 23 Haziran’da tekrarlanacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri var, ayrıca 2 Haziran’da Artvin’in Yusufeli, Denizli’nin Honaz ve Kırıkkale’nin Keskin ilçeleri ile Adıyaman Besni’ye bağlı Kesmetepe beldesinde tekrarlanacak olan belediye başkanlığı seçimleri var. Bu seçimleri de ihmal etmemeli, her birinin üzerinde ayrı ayrı önemle durmalıyız.

Meclisin de gündemi oldukça yoğun. Gerek komisyonların, gerek Genel Kurulun gündeminde ilgili kesimlerin sabırsızlıkla takip ettiği düzenlemeler bulunuyor. Tabii milletimiz bizden her alanda hizmetler, icraatlar, reformlar bekliyor. İnşallah bunların hepsini de birlikte hayata geçirecek, partimizin kurulduğu günden beri hep yanımızda olan milletimize vefa borcumuzu ödeyeceğiz. Genel Merkezimiz ve Meclis Grubumuz arasındaki ahenk ne kadar iyi olursa, yaptığımız işlerin verimi o derece artar. AK Parti bir kadro partisi olarak kurulmuş, bugüne kadar kazandığı başarılara da hep istişareyle, ekip çalışmasıyla, dayanışmayla ulaşmıştır. Bundan sonraki başarılarımızın yolu da işte bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmekten geçiyor.

24 Haziran genel seçimlerinde elde ettiğimiz neticelerin enine-boyuna sorgulamasını yapma imkânı bulamadan mahalli seçimlere girmek zorunda kaldık. Milletvekili seçiminde yeterli başarıyı elde edemediğimiz yerlerin çoğunda belediye başkanlığı seçiminde de sıkıntılar yaşadık. Demek ki ortada üzerinde hassasiyetle durmamız gereken sorunlar var. Bunların hiçbirini de gözden kaçırıyor değiliz. Her bir şehrimizle ilgili değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Siyaset, insan kazanma sanatıdır. Hiçbir arkadaşımızı, hiçbir kardeşimizi dışlamadan, kırmadan, kenara koymadan, vefasızlık etmeden, sürekli yeni insanlar kazanarak önümüzdeki döneme hazırlanacağız velev ki bizim gönlümüzü, kalbimizi kırsalar da. Bu konuda en büyük desteği doğrusu sizlerden bekliyorum. AK Parti’yi ve Türk siyasetini yeni vizyonlarla, yeni projelerle, yeni isimlerle hep birlikte zenginleştireceğiz.

Kardeşlerim,

Önümüzdeki kısa vadeli en önemli işimiz; yenilenme kararı verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleridir. Her şeyden önce bu seçimlerin niçin yenilendiğini milletimize çok iyi anlatmamız gerekiyor. Seçim kanununda geçtiğimiz yılın Mart ayında yapılan bir değişiklikle sandık kurulu başkanı ve bir üyesinin kamu görevlisi, yani memur olması şartı getirilmiştir. 24 Haziran 2018 seçimlerinde kanunun bu hükmüne aykırı herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz, çünkü ilçe seçim kurulları sandık kurulu memur üyelerinin listelerini partilere vermiyordu. 31 Mart seçimlerinde Büyükşehir seçimleri konusundaki usulsüzlükleri, eksikleri, hataları araştırırken sandık kurulu üyeleriyle ilgili yanlışı da tespit ettik. Bu bizim için bir fırsat oldu. Tabii 31 Mart seçimlerindeki tek sorun 62 bin sandık kurulu üyesinden 20 bine yakınının usulsüz atanması değildir. Ben ona tabii usulsüzlük ifadesini çok kibar buluyorum, yolsuzluk değildir. Burada çok ciddi yolsuzluklar yapıldı. Ayrıca, oy sayım ve döküm cetvellerine ilişkin de çok ciddi yanlışlar belirledik. Mesela, oy sayım ve döküm cetvellerinden 5388’i mühürsüz, 694’ü imzasız iken 214’ü tamamen boştur, 498’i de eksik doldurulmuştur. Yine bu cetvellerden 919’unda rakam belirtilmemiştir. 1135’inde de sayı eksikliği bulunduğu görülmüştür. Yüksek Seçim Kurulu, Partimizin yaptığı itiraz üzerine kanuna aykırı sandık kurulu üyesi atanan 22 sandıktaki oy sayım döküm cetvellerinin kaybolduğunu ve sisteme boş olarak işlendiğini de tespit etmiştir. Yine Yüksek Seçim Kurulu kanuna aykırı sandık kurulu üyelerinin görev yaptığı 101 sandıktaki oy sayım döküm cetvellerinin imzasız, mühürsüz ve yazıları eksik olarak sisteme işlendiğini belirlemiştir. Böylece kanuna aykırı her iki işlemin birden gerçekleştiği, toplamda 42 bin oya tekabül eden 123 sandık ortaya çıkarılmıştır. Esasen bize göre rakam çok daha büyüktür, ama Yüksek Seçim Kurulu’nun resmen kayıt altına aldığı rakam budur. Bu 123 sandıktaki 42 bin oyun akıbetinin tespiti mümkün olamayacağı için aradaki farkın 13 binlere düşmüş olması da göz önüne alan Yüksek Seçim Kurulu haklı olarak seçimin yenilenmesi kararını vermiştir.

Görüldüğü gibi Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı sadece sandık kurulu üyelerinin usulüne uygun atanmamış olmasına dayanmıyor, kurul kararını verirken hem bu durumu, hem de oy sayım döküm cetvellerindeki usulsüzlükleri gözeterek her ikisinin birden çakıştığı sandıkları dikkate almıştır.

Buna karşılık aynı kurul AK Parti olarak bizim Büyükçekmece, MHP’nin de Maltepe İlçe Belediye Başkanlığı seçimleriyle ilgili itirazlarımızı reddetmiştir. Her iki belediye başkanlığını da CHP’nin kazanmış olmasına rağmen biz bu kararı saygıyla karşıladık. Kars’ı reddetmiştir, Iğdır’ı reddetmiştir; buna karşı böyle her taraf ayağa kaldırılmış mıdır? Hayır.

Seçimin yenilenmesi kararını itibarsızlaştırmak isteyenler ısrarla şunu söylüyor: Aynı zarfa dört farklı oy konduğu halde nasıl olur da sadece Büyükşehir seçimleri yenilenir? Aslında Yüksek Seçim Kurulu bunun da cevabını veriyor, ama bunu sadece dinlemek isteyenler duyuyor. Sandık kurulu üyeleri ve oy sayım döküm cetvelindeki hataların birlikte yaşandığı 123 sandık İstanbul’un 26 ayrı ilçesine aittir. Bu sandıklardaki sorunlu oyların ilçe belediye başkanlığına dağılımına bakıldığında Büyükşehirde olduğu gibi seçim sonucunu değiştirecek bir tablo ortaya çıkmıyor. Bir başka ifadeyle, 26 ilçenin her birinde ilçe belediye başkanlığında sonucu değiştirmeyen oylar, Büyükşehirde toplandığında seçimin neticesini tersine çevirebiliyor. AK Parti olarak biz de tüm itiraz sürecini Büyükşehir oylarındaki gördüğümüz sorunlar üzerinden devam ettirdik ve neticeye ulaştık. Benzer bir yol takip ettiğimiz Büyükçekmece’de mücadelemiz ise olumsuz sonuçlandı. Böyle oldu diye tüm Türkiye’yi, tüm dünyayı ayağa mı kaldıracağız? Büyükşehirde seçimin yenilenmesini gerektirecek delillere ulaşan Yüksek Seçim Kurulu, Büyükçekmece’de böyle bir sonuç çıkartamamıştır. Hukuka saygının gereği olarak bu kararı gerekirse eleştiririz, ama şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek sonucuna da teslim oluruz. Nitekim de öyle yaptık. Herkesi de bu yola davet ediyoruz.

Kardeşlerim,

Bu izahı tekrar tekrar niçin yapıyorum? Çünkü gerek medyada, gerek sokakta, gerek evlerde hala bu meselenin sağlıklı bir şekilde anlaşılamadığını veya anlamak istenmediğini görüyorum. Bir zarfa konan dört oydan biriyle ilgili seçim yenilenmesi kararının nasıl ve niçin verildiğini izah etmeden onun devamını getiremeyiz. Nitekim karşı taraf da en çok bunun üzerine gidiyor. İlçeler bazında tek tek anlam taşımayan, sonuca etki etmeyen oyların büyükşehir toplamında nasıl bir etkiye sahip olduğunu ısrarla milletimizin gözünden kaçırmaya çalışıyorlar. Hakikatlerin er veya geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. İstanbul seçimleriyle ilgili hakikatler işte şimdi ortaya çıkmıştır. Yeter ki biz bunu milletimize en doğru şekilde anlatabilelim. Unutmayınız, en etkili anlatma yöntemi de, yüz-yüze yapılandır.

Tabii 31 Mart seçimlerinde alacağımız tek ders bu değildir. Sandıklara sahip çıkma konusundaki en küçük bir zafiyetin nasıl neticelere yol açacağını hep birlikte gördük. Aynı şekilde seçim çalışmalarında sergilenen dağınıklığın, yapılan yanlışların, bencilliklerin, tembelliklerin, içe dönük mücadele anlayışının bizi nerelere getirdiğini de hep birlikte gördük. Açık konuşuyorum; AK Parti’yi milletin partisi olarak değil de kendi heva ve heveslerinin aracı gibi görenlerin değerli kardeşlerim, bu çatı altında yeri yoktur. Gerek 24 Haziran’daki milletvekili, gerek 31 Mart’taki belediye başkanlığı seçimleri bu bakımdan bize çok kıymetli dersler vermiş, çok önemli fotoğraflar göstermiştir. Türkiye’nin ve Türk milletinin tarihinin en kritik mücadelelerinden birini verdiği bir dönemde partimizi zayıf düşürme pahasına kendi ajandalarını öne çıkaranlara izin vermeyeceğiz, vermemeliyiz.

Bölgemizdeki kardeşlerimiz İslam dünyası ve dünyadaki tüm mazlumlar ve mağdurlar kalbini bize çevirmişken, gözlerini bize yöneltmişken kimsenin kendi hırsı uğruna bu büyük davayı sekteye uğratmasına rıza göstermeyeceğiz. Unutmayın, şu anda herkes 31 Mart’ı izlediği gibi, şimdi de 23 Haziran’ı takip ediyor dünyada; acaba Türkiye’de ne olacak, İstanbul’da ne olacak? Kendi ailemiz, arkadaşlarımız, dostlarımız dahil hiç kimsenin hatırı için böyle bir vebalin altına giremeyiz. Aksi takdirde bunun hesabını Allah da sorar, millet de sorar, ümmet de sorar.

Türkiye’de hiçbir seçimin sıradan bir seçim olmadığını, tüm dünyanın gözünün üzerimizde olduğunu fark etmeyen herhalde yoktur. Bir belediye başkanlığı seçimi için Avrupa’sından Amerika’sına herkes seferber olmuşsa, bunun arkasında başka şeyler aramak değerli kardeşlerim herhalde hakkımızdır. Ya niçin Avrupa, niçin Amerika İstanbul seçimiyle bu kadar ilgileniyor da, Amerika’da 3 milyon az oy almasına rağmen Trump’ın seçilmesiyle ilgilenmiyor? Veya Avusturya’da 2 yıl sonra bir seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi iptal ediliyor da niçin acaba onunla ilgilenmiyorlar? Veya geçenlerde işte herhalde takip etmişsinizdir, Belçika’da yine aynı şekilde bir seçimin iptali yapılıyor, niçin acaba Belçika’yla kimse ilgilenmiyor? Ne ülkemden, ne Avrupa’dan böyle bir ilgilenmeyi duydunuz mu? Yok. Ama İstanbul’la hepsi ilgileniyor, neden? Seçimi kazandığı halde oylar çalınan AK Parti. Burada cevap çok basit, oyları çaldılar çaldılar. İşte şimdi bu mücadeleyi bu seçimde böyle vereceğiz. Bir tarafta oy çalanlar var, bir tarafta milli iradeye sahip çıkanlar var, bunu şimdi gerçekleştireceğiz. Üstelik bu çevrelerin hiç biri gerçekte ne olduğunu merak bile etmiyor, sadece bize çelme takmak için fırsat bulmuş olmanın hırsıyla saldırıyor. İstanbul Büyükşehir seçimlerine de işte bu anlayışla bakmamız gerekiyor.

Siyasette kazanmak da var, kaybetmek de var. Kazanırsak İstanbul’a ve onun en önemli temsilcisi olduğu kadim medeniyetimize en güzel hizmetleri yapmanın gayreti içinde olacağız. Kaybedersek, 2023’e kadar olan dönemi ülkemize ve şehirlerimize en güzel hizmetleri kazandırarak bir sonraki seçimde yeniden milletimizin gönlüne daha güçlü şekilde girmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için seçim tarihine kadar geçecek her günü dolu-dolu değerlendireceğiz.

Sizlerden Meclis çalışmalarına ara verene kadar Genel Kurul günleri Ankara’da, diğer günler İstanbul’da çalışmalarınızı yürütmenizi istiyorum. Tabii burada özellikle İstanbul’daki karargâhla irtibat halinde bunu yürütmenizin faydasını ifade etmek istiyorum. Çünkü tüm milletvekili arkadaşlarımın İstanbul’da karşılıkları var. İstanbul, 81 vilayetimizin temsilcisinin olduğu bir şehir. Hele hele ilk 22 sıra değerli kardeşlerim, yoğun nüfusları olan bir demografik yapıdır. Yani burada onun için Sivas’tan, Kastamonu’dan, Erzurum’dan, Tokat’tan, Giresun’dan, Trabzon’dan, Rize’den, kimler varsa, Kayseri’den, Konya’dan, Ordu’dan bütün hepsinin buralarda temsilcileri var. 22 vilayet bayağı yüksek. Onun için de hemşehrileriyle, İstanbul’daki hemşehri dernekleriyle sık sık buluşmak suretiyle bu işi lehe çevirmemiz lazım. Ve onun için de çok çalışacağız, çok koşturacağız. Bayram tatiliyle birlikte tamamen İstanbul’a yoğunlaşacaksınız, bu da önemli. Memleket değil İstanbul. Ve memleketine gitmek isteyenlere de; hayır, bu seçimde memleket yok, bayramı burada kutlayacağız. Genel Merkezimiz ve Meclis Grubumuz bu çalışmaların planlamasını birlikte yapacaklar.

Bununla birlikte her bir milletvekilimiz kimseden yönlendirme beklemeden İstanbul’da nerede bir hemşehrisi, nerede bir eşi, dostu, arkadaşı, nazının gececi kimse varsa tek-tek hepsini arayıp adayımıza destek istemelidir.

Gayretiniz ve emeğiniz için ben şimdiden sizlere şükranlarımı sunuyorum. Bir kez daha Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum.

Şimdi biraz sonra aşağıdaki salonumuzda sizlerle biraz dertleşeceğiz ve bu dertleşmeyle birlikte bu akşamı inşallah bereketlendirelim istiyoruz. Ve ondan sonra zaten bu aradaki çalışmaları da Grup Başkanımız Naci Bey ve ekibiyle birlikte inşallah devam ettireceğiz. Ve Genel Kurul çalıştığı anlarda burada, bunun dışında da fevkalade haller olursa izne tabi, o şekilde seçim çalışmaları için İstanbul’a zamanımızı, vaktimizi tahsis edelim diyoruz.

Hepinizi sevgilerimle, saygılarımla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.