15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Sizin Buradaki Dik ve Vakur Duruşunuz, Bizim Türkiye’de Emniyet ve Huzur İçinde Olmamızı Sağlıyor”

18.10.2014
“Sizin Buradaki Dik ve Vakur Duruşunuz, Bizim Türkiye’de Emniyet ve Huzur İçinde Olmamızı Sağlıyor”

Afganistan’da ISAF bünyesinde Türk askerinin görev yaptığı Doğan Kışlası'nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afganistan’da diğer hiçbir yabancı askerin mazhar olamadığı şekilde yerel halkında ilgi ve teveccühüne mazhar olduğunuzu biliyorum. Ay yıldızlı bayrağımız Afganistan’da barış, dayanışma ve kardeşlik anlamına geliyor” dedi.

Afganistan’da ISAF bünyesinde Türk askerinin görev yaptığı Doğan Kışlası'nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afganistan’da diğer hiçbir yabancı askerin mazhar olamadığı şekilde yerel halkında ilgi ve teveccühüne mazhar olduğunuzu biliyorum. Ay yıldızlı bayrağımız Afganistan’da barış, dayanışma ve kardeşlik anlamına geliyor” dedi.
Kışlaya gelişinde, Kabil Eğitim Yardım ve Danışma Komutanı Tuğgeneral Şafak Gök tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çalışmaları hakkında brifing sunuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kışla içerisindeki, Afganlıların ücretsiz muayene ve tedavisinin yapıldığı Atatürk Hastanesini de ziyaret ederek, incelemelerde bulundu ve kışla yemekhanesinde Türk askerlerine hitaben bir konuşma yaptı.
“SİZLER BURADA VATANINIZDAN UZAKTA ÇOK ŞEREFLİ BİR GÖREVİ BAŞARIYLA YAPMANIN GURURUNU TAŞIYORSUNUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında sözlerine, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman mensupları, çok değerli komutanlarımız, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle sizlere aziz milletimizin yürekten selamlarını iletiyorum. Sizler burada vatanınızdan uzakta çok şerefli bir görevi başarıyla yapmanın gururunu taşıyorsunuz. Biliyorum ki aileleriniz de bu gururu taşıyor. Tıp ki sizler gibi, tıp ki aileleriniz gibi yetmiş yedi milyon aziz milletimizin de sizinle gurur duyduğunu, sizlerle iftihar ettiğini burada tekrar hatırlatmak istiyorum. Bu ziyaret ve buluşma vesilesiyle tüm şehitlerimizi, özellikle de Afganistan’da görev yaparken şehit olan askerlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyor, Allah onlardan razı olsun, mekânları İnşallah cennet olsun diyorum” diyerek başladı.
Afganistan’a günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdiğini ve yeni seçilen Afganistan Devlet Başkanı Ahmedzai ile görüştüklerini, Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Sayın Raşid Dostum ve İcra Heyeti Başkanı Abdullah Abdullah’ı da kabul ederek değerlendirmelerde bulunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü ziyaretimiz birçok yönden ilk olma özelliğini taşıyor, 2005 yılında Afganistan’a Başbakan olarak gelmiştim, ancak Cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye’den Afganistan’a 46 yıl sonra ilk kez bir resmî ziyareti bugün gerçekleştirdik. Ayrıca Afganistan’ın yeni Cumhurbaşkanına devir teslimden sonra ilk teması gerçekleştiren ülke de bu ziyaretle birlikte Türkiye oldu” dedi.
“AFGANİSTAN’IN TÜRKİYE NEZDİNDE GERÇEKTEN ÇOK MÜSTESNA BİR YERİ VAR”
İlklerin gerçekleştiği bu ziyaretin Afganistan’a verilen önemin somut bir tezahürü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afganistan’ın Türkiye nezdinde gerçekten çok müstesna bir yeri var. Osmanlı ordusu subaylarından Cemal ve Enver Paşa, Afganistan’ın bağımsızlığına kavuşabilmesi için gerçekten yoğun bir mücadele vermişlerdi. Hatta hem Cemal, hem de Enver Paşa, bu bölgede yürüttükleri mücadele esnasında şehit edilmişlerdi” dedi.
Afganistan’ın Türkiye topraklarının işgali karşısında büyük teessür yaşadığını, tıpkı Pakistan, Hindistan ve Bangladeş Müslümanları gibi Kurtuluş Savaşımız için büyük fedakârlıkta bulunarak, önemli destek verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Afganistan ile tarihi bağlarımızı hiçbir zaman unutmadık, Afganistan ile olan kadim kardeşliğimizi hiçbir zaman ihmal etmedik. Bu ülkenin geçirdiği zor süreçlerde barışın sağlanması, istikrarın ve güvenliğin tesis edilmesi için çok önemli destekler verdik. Çeşitli kurumlarımızın Afganistan’da tamamladıkları ve yürüttükleri projenin sayısı 800’e ulaştı, Afganistan’ın her şehrinde din, mezhep, etnik köken ayrımı yapmadan herkese ulaşmanın, herkese yardım ulaştırmanın mücadelesi içindeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin buradaki varlığı, Afganistan’a verdiğimiz önemin ve karşılıklı dayanışmanın elbette en somut göstergesidir. Burada şunu da büyük bir iftiharla söylemek istiyorum, Başbakanlık yaptığım süre içinde dünyanın birçok devlet başkanı ve başbakanı Afganistan’da ki askerlerimizden yani sizlerden övgüyle bahsettiler” diye konuştu.
“AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZ AFGANİSTAN’DA BARIŞ ANLAMINA GELİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlerimize şöyle seslendi: “Sizin birikiminiz, disiplininiz, özellikle de kahramanlığınız sadece Afganistan, sadece Türkiye sınırları içinde kalmıyor, bütün dünyada takdirle ve gıptayla karşılanıyor. Afganistan’da diğer hiçbir yabancı askerin mazhar olamadığı şekilde yerel halkında ilgi ve teveccühüne mazhar olduğunuzu biliyorum. Ay yıldızlı bayrağımız Afganistan’da barış anlamına geliyor, dayanışma anlamına geliyor, kardeşlik anlamına geliyor, tıpkı Kosova’da, Bosna Hersek’te, Lübnan’da, Somali’de olduğu gibi Afganistan’da da bu güveni tesis eden sizler oldunuz, sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin şükranlarını burada bir kez daha sizlere iletiyorum, sizlerle gurur duyduğumuzu ve her zamanda gurur duyacağımızı bilmenizi istiyorum.”
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NİN VİZYONU
Zaman zaman Türkiye’de askerlerimizin yabancı ülkelerde görev yapmalarının eleştirildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”2012 yılında İstanbul’da Harp Akademileri Komutanlığı’nda kurmay subaylarımıza yaptığım konuşmamızda da o subayımızı ve Afganistan’da ki bir hatırasını nakletmiştim. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş ve Mondros Antlaşması gereğince askerlerini bölgeden çekmeye başlamıştı, Fahrettin Paşa o esnada Medine’yi savunan Osmanlı Birliği’nin başındaydı. Kendisine İstanbul’dan defalarca silahları bırakmasına, Medine’yi teslim etmesine ve kendisinin de teslim olmasına dair emir geldiği halde o Medine’yi ve Medine’de Hazreti Peygamberin mübarek kabrini bırakmak istemiyordu. Aylarca Medine’yi kahramanca müdafaa etti, öyle ki adı da çöl kaplanı olarak tüm bölgeye yayıldı. 1921 yılında Gazi Mustafa Kemal’in talimatıyla Fahrettin Paşa Afganistan’a atadığımız ilk büyükelçimiz oldu, geldi burada şerefle büyükelçilik görevi yaptı. Burada yaşadığı bir olayda çok enteresandır. Kabil’de bir yangın çıkıyor, Fahrettin Paşa, hemen mahiyetini topluyor ve yangına koşuyor, Medine müdafaasının o kahramanı, o muhteşem subay ve büyükelçi, büyük bir tevazu ile elinde su kovası Kabil’deki yangını söndürmeye çalışıyor. O esnada yanındakilere de şunu söylüyor, ‘İşte nerede bir hadise varsa, Türk’te orada hazır.’ Evet, işte Türk askerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bizim subay, astsubay, uzman ve erlerimizin vizyonu budur. Bu vizyon yeni değil, asırlardır iki bin yıllık bir tarih yolculuğundan süzülerek bugünlere gelmiştir. Nerede bir hadise varsa, nerede bir ihtiyaç sahibi varsa, nerede bir mazlum varsa, Türkiye yardımlarıyla, yardım kuruluşlarıyla, devletiyle, milletiyle, gerektiğinde askeriyle oradadır. Dokuz asır önce Haçlı Seferleri olduğunda Kahraman Türk Askeri bütün bölgeyi tek başına savunmuştur, Endülüs’e el uzatan, Açe’ye ulaşan, Avrupa’nın mazlumlarına kucak açan, Galiçya’da, Kore’de, Azerbaycan’da, bütün bu coğrafyada dost ve kardeşlerinin imdadına koşan Türk askeri olmuştur” dedi.
“BÜYÜK DEVLETLER DÜNYANIN HER YERİNDE, KRİZ BÖLGELERİNDE ASKERLERİYLE VAR OLURLAR”
Türkiye’nin vizyonunun büyük devlet vizyonu olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Osmanlı büyük devlet olduğu için, büyük devlet vizyonu ile hareket ettiği için toprakları kadar, toprakları dışında da asker bulundurmuş, muhtaçlara yardım elini uzatmıştır. Şu anda ekonomisiyle büyük devletlere bakın, dünyanın her yerinde, kriz bölgelerinde, askerleriyle var olduklarını görürsünüz. Binlerce kilometre öteden kalkıp kriz bölgelerinde operasyonlar yaptıklarını görürsünüz, şimdi bunu siz bu bölgede en güzel şekliyle yaşıyorsunuz. Niye? İşte bu soruna cevap bulmamız lazım. Türkiye’de tamamen büyük devlet vizyonuyla sadece ve sadece barışı tesis etmek için ulaşabildiği her yere kimi zaman TİKA’sıyla, kimi zaman Kızılay’ı ile, kimi zaman AFAD’yla, kimi zaman da Türk Silahlı Kuvvetleri ile ulaşıyor. Dikkatlerinizi çekiyorum, Suriye’nin Ayn-el Arap diğer adıyla Kobani şehrinden Türkiye’ye sığınanlara da en başta kucak açan, onları dostça, kardeşçe kucaklayan yine Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmuştur. Bazı densizler çıkıp Mehmetçiğe taş atıyor olabilirler, bazı alçaklar çıkıp Mehmetçiğe kurşun sıkıyor olabilirler, barış için görev yaptığımız yerlerde bazıları çıkıp düşmanca tavırlar sergiliyor olabilirler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en büyük ve en kadim ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu insanlık dışı saldırıların hiçbirine boyun eğmeyeceğini, hiçbirinden etkilenmeyeceğini ve vazifesini kararlılıkla yerine getirme idealinden asla vazgeçemeyeceğini vurguladı.
“SİZİN ARKANIZDA 77 MİLYON VAR, 77 MİLYONUN HAYIR DUASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “Kardeşlerim, sizin arkanızda 77 milyon var, 77 milyonun hayır duası var, sizin arkanızda bölgesinde ve dünyada artık çok daha güçlü, çok daha itibarlı bir devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. İşte bu özgüvenle vazifelerinizi ifa etmenizi sizlerden rica ediyorum, sizler Medine Kahramanı ilk Kabil Büyükelçimiz, Gazi Mustafa Kemal’in, 2012 yılında bir helikopter kazasında şehit verdiğimiz Binbaşı Serkan Doğan’ın ve diğer şehitlerimizin aziz hatıralarını üzerinizde taşıyorsunuz. Hem onlara hem de Aziz Milletimize mahcup olmayacağınızı çok iyi biliyoruz. Sizin buradaki dik ve vakur duruşunuz, bizim Türkiye’de emniyet ve huzur içinde olmamızı sağlıyor. Türkiye’deki emniyet ve huzur ortamı sizin burada özgüvenle görev yapmanızı temin ediyor. Bu şekilde devam edecek, hem ülkemizin itibarını büyütecek, hem de dost ve kardeşlerimize tarih boyunca silinmeyecek vefa örnekleri emanet edeceğiz. Her birinizin tek tek o pak alınlarınızdan öpüyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı ülkemizden çok uzaklarda onurla, şerefle, gururla dalgalandırdığınız için sizlere şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Allah her daim yar ve yardımcınız olsun diyor hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. ”diyerek tamamladı.
Doğan Kışlası’nı ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönmek üzere hareket etti.

Tüm Haberler