15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Küresel sistemde dayatmalar değil, her alanda çok taraflılık esastır”

04.07.2019
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Küresel sistemde dayatmalar değil, her alanda çok taraflılık esastır”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Her şeyin iç içe geçtiği bu küresel çağda sistemin tek bir ülkenin ya da yapının vesayetinde olması mümkün değildir, tek taraflı dayatmacı politikalar güven ve istikrarı zedeleyici bir etkiye sahiptir. Ticaretten ekonomiye, teknolojiden siber güvenliğe, göç gibi büyük siyasi ve insani meselelerden diplomasiye, kültüre, insani yardımlara kadar her alanda çok taraflılık artık küresel sistemin dayattığı bir zorunluluk hâline gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’na ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın takdim konuşmalarında, G-20 temasları, ardından Japonya ve Çin’e yaptığı ziyaret, kendisi takdim konuşmasında bu konulara etraflı bir şekilde değindiler.

Özellikle G-20’de gündeme getirdiğimiz konu başlıklarını bakan arkadaşlarla da paylaştılar. Tabi bu görüşmelerden hem G-20’de müzakere edilen konulardan, hem de Japonya ve Çin ziyaretinde ele alınan konulardan sayın bakanlarımızın da, ilgili kurumlarımızın da takip edeceği konu başlıkları var, bunları kendileri paylaştılar.

Bir diğer konu da tabi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin birinci yılını doldurmak üzereyiz, birinci yılını geride bıraktık daha doğrusu, bununla ilgili bir genel değerlendirmesi oldu. Bu yeni sistemle birlikte özellikle her tür vesayet karşısında millet iradesini ve bürokratik engelleri aşmayı hedefleyen ve milletin iradesini her tür vesayetin üstüne koyan yeni sistemin işleyişiyle ilgili bir değerlendirmesi oldu, bakanlıkların performansıyla ilgili görüşlerini paylaştı Sayın Cumhurbaşkanımız.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ’NİN TOPLUMUN İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA KENDİNİ GÜNCELLEMESİ ÖNEMLİDİR”

Bununla ilgili bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay Bey’in başkanlığında düzenli olarak zaten raporlamalar yapılmakta. Buradaki tabi temel hedef, hizmetlerin etkin bir şekilde vatandaşlara ulaştırılması, bunun için de atılabilecek başka ne tür adımlar olabilir, sistemin daha iyi çalışması için yapılabileceklerle ilgili değerlendirmeler yapıldı.

Bildiğiniz gibi Türkiye dinamik, hızlı gelişen, hızlı büyüyen bir ülke, bu bünyedeki bir ülkenin, bir yönetim yapısının, toplumun ihtiyaçları da dinamiktir. Dolayısıyla bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde dinamik çözümlerin üretilmesi, sistemin kendini güncellenmesi son derece önemlidir. Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemi de zaten bildiğiniz gibi bu ihtiyaca binaen ortaya çıkmış, uzun istişareler ve müzakerelerden sonra milletin onayına sunulmuş ve bir referandumda aldığı onaydan sonra da hayata geçirilmiştir. Dolayısıyla bununla ilgili de değerlendirmeleri de Kabine olarak ve yürütmenin başı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın yapması da gayet normal.

Sunumlara geldiğimizde ise, bugünkü Kabine Toplantısı’nda yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilgili detaylı bir sunum yapıldı. Özellikle hem Türkiye’de mevcut olan yerli ve yabancı yatırımcıların hem de bundan sonra uluslararası sermayenin Türkiye’ye çekilmesiyle ilgili atılacak adımlar konusunda arkadaşlarımızın yaptığı detaylı bir çalışma var, bu Kabine’ye sunuldu. Bunun zaten değişik veçheleri de zaman içerisinde kamuoyuyla da paylaşılacak.

Aynı şeklide Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı’nın ve Dışişleri Bakanlığı’mızın da bugün gündeme ilişkin sunumları oldu.

“TÜRKİYE, RUSYA VE İRAN’IN KATILACAĞI ÜÇLÜ ZİRVE, AĞUSTOS AYINDA EV SAHİPLİĞİMİZDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK”

Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği G-20 Zirvesini siz de takip ettiniz, orada yoğun bir küresel gündemi vardı. Hem G-20’nin dört ana başlığında ilgili oturumlarda sunumları oldu, iklim değişikliği, çevre konuları, ticaret, ekonomi, finans, göç, mülteciler ve terörle mücadele başlıkları etrafında orada yoğun temasları oldu, görüşlerimiz de bildiğiniz gibi G-20’nin sonuç bildirgesine yansıtıldı.

Bu Zirvenin marjında kendisinin bir dizi ikili görüşmeleri de oldu. Şimdi o görüşmelerin önemli neticelerinden bir tanesi olarak, Ağustos ayı içerisinde daha önce Astana süreci çerçevesinde yaptığımız üçlü zirvenin bir sonraki toplantısını, gene Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde, Türkiye’de yapmayı planlıyoruz, yani Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran’ın katılacağı bir üçlü zirve Ağustos ayı içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek, burada Suriye konusu etraflı bir şekilde ele alınacak. Bunun merkezinde tabi ki İdlib olmakla beraber Suriye’nin diğer bölgeleri, genel güvenlik durumu, siyasi geçiş süreci, anayasa komisyonu, mültecilerin evlerine geri dönmesi konuları da yer alacak. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yapmaya başladık, tarihler üzerinde çalışıyoruz.

Gene bunun devamında da geçen yıl Ekim ayında İstanbul’da yaptığımız dörtlü zirvenin ikinci toplantısının yine Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılması konusunda da muhataplarla mutabık kalındı G-20 Zirvesi’nde. Dolayısıyla burada da Türkiye, Rusya Federasyonu, Almanya ve Fransa liderlerinin katılımıyla muhtemelen Ağustos ayının sonunda ya da Eylül ayının başında, yani Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na gitmeden önce bir dörtlü zirvenin yapılması planlanıyor. Burada da gene Suriye başta olmak üzere bölgedeki genel güvenlik konuları etraflı bir şekilde ele alınacak.

“KÜRESEL SİSTEMDE ÇOK TARAFLILIK ESASTIR”

Bu toplantılarda ve görüşmelerde arkadaşlar, tabi öne çıkan önemli başlıklardan bir tanesi de küresel sistemin tek taraflı dayatmalarla yürümesinin ve işletilmesinin mümkün olmadığı konusu. Bugün geldiğimiz noktada, her şeyin iç içe geçtiği bu küresel çağda sistemin tek bir ülkenin ya da yapının vesayetinde olması mümkün değildir, tek taraflı dayatmacı politikalar güven ve istikrarı zedeleyici bir etkiye sahiptir.

Ticaretten ekonomiye, teknolojiden siber güvenliğe, göç gibi büyük siyasi ve insani meselelerden diplomasiye, kültüre, insani yardımlara kadar her alanda çok taraflılık artık küresel sistemin dayattığı bir zorunluluk hâline gelmiştir.

Dolayısıyla burada özellikle ticaret, vergi gibi konuların bir ekonomik savaşın unsurları olarak kullanılmasına karşı ilgili ülkelerin iş birliği yapması, aralarındaki eşgüdümü artırması büyük önem arz etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten G-20’deki temaslarında olsun, Japonya ve Çin seyahatlerinde olsun bu konuları muhataplarıyla etraflı bir şekilde ele aldılar. Bu tür tek taraflı dayatmacı politikaların herkese zarar vereceği de aşikâr olsa gerektir.

DÖVİZ KURUNDA YAŞANAN İYİLEŞME

Kabine’de tabi ekonomiyle ilgili konular da ele alındı, ekonomideki özellikle döviz kurundaki iyileşme sevindirici bir haber. Sayın Cumhurbaşkanı yine G-20’de yaptığı temaslar ve sonrasında oluşan olumlu hava çerçevesinde yaşanan olumlu gelişmeyi de devam edeceği yönünde değerlendiriyoruz. Bu yöndeki olumlu trendin Türk ekonomisinin özellikle bu turizm döneminde daha da güçlenmesine katkı sağlamasını bekliyoruz. Tabi ki ekonomi yönetimimiz de bu konuda gerekli tedbirleri bundan sonra da almaya devam edecekler.”

Tüm Haberler