15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral FM'de "Mehmet'in Gezegeni Seçim Özel" programına konuk oldu

19.06.2019
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral FM'de "Mehmet'in Gezegeni Seçim Özel" programına konuk oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kral FM'le birlikte 15 ulusal ve 200 yerel bölgesel radyodan ortak canlı yayınlanan "Mehmet'in Gezegeni Seçim Özel" programının konuğu oldu.

Kendisinin okuduğu Necip Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiirinin dinletilmesiyle başlayan programda, Kral FM'in 1990'lı yıllarda gerçekleştirdiği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde katıldığı programlardan kesitler dinletildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra program sunucusu Mehmet Akbay’ın sorularını cevapladı.

Bir İstanbul aşığı olarak Necip Fazıl Kısakürek’in bu şiirini cezaevine girmeden kısa bir süre önce okuduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şiirin o duygularla dolu mısraları arasında, kıtaları arasında İstanbul’u ifade var, İstanbul’a aşkın ne demek olduğunu anlatmak var ve bugün bile az önce dinlerken yine oralara gittim” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 90’lı yıllara ilişkin görüntülerin izletilmesi üzerine, Cumhuriyetin 75’nci yıldönümüne katılan sanatkârların kutlamalara farklı bir zenginlik kattığını belirterek, “Tabi hepsine ayrı bir sevgi, muhabbetim gerçekten var” ifadesini kullandı.

“AHMET KAYA’YA YAPILANLARI UNUTAMIYORUM”

Sanatçı Ahmet Kaya’nın o akşam seslendirdiği “Anneme” şarkısının, annesi Tenzile Erdoğan’ın vefatından sonra kendisinde çok farklı bir duygular yaşattığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok duyguluydu, fakat tabi Ahmet’e o otelde yaptıkları o hainliği, o ihaneti, o alçaklığı sanatçıya, sanata sevgiye konuşanlar, köşelerinde yazanlar, o gece neler yaptıklarını da ayrıca hiç mi hiç unutamıyorum. Ve kendi sanatçısına sahip çıkmayıp, kendi sanatçısını bu ülkeden kovana kadar ellerinden geleni yaptılar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahmet, vatan topraklarında değil gurbette durdu. Ve ben başbakanlığım döneminde o zamanki Kültür Bakanımız vasıtasıyla da aslında Ahmet Kaya’nın bir nakli mekân ile kendi topraklarımıza getirilmesini de arzu ettim ve eşine de haber gönderdim. Yani bugün yine Ahmet Kaya’yla ilgili böyle bir imkân olsa, ailesi Ahmet Kaya’nın topraklarımıza getirilmesini kabul etse, yani biz elimizden gelen her şeyi yaparız. Bizim inancımızda bu tür, buna nakli kubur deriz, yani kabrin taşınması deriz, böyle bir şeye biz hazırız, bunu yaparız” dedi.

31 Mart seçimleriyle ilgili iki tabir kullanacağını, bunlardan birinin siyasi, diğerinin de hukuki olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi olan; oylar çalınmıştır. Oylar çalındığı için bu seçimlerin tekrarı noktasında AK Parti olarak Yüksek Seçim Kurulu’na bunu götürmek durumunda kaldık, çünkü bu sandıkların yüzde 10’u adil bir şekilde sayılmış ama yüzde 90’ı maalesef sandık kurullarındaki yolsuzluklarla, şimdi geliyorum hukuki olana, usulsüzlüklerle ne yazık ki bu safhaya gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK VARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yaptıkları itiraz sonunda oyların sadece yüzde 10’unun sayıldığını, tamamının sayılsa seçimin tekrarına gerek kalmayacağını belirterek, “Yüzde 10 sayım, yüzde 90 olmayınca ve rakamlarda 30 binden 13 bine maalesef düşünce çok açık net burada oyların çalındığı ortaya çıktı. Şimdi 30 binden 13 bine bu oylar sayımda nasıl çıkar? Demek ki, burada bir yolsuzluk var, bir usulsüzlük var, bir çalma var” sözlerine yer verdi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yediye karşı dört oyla iptal ettiğini, iptal kararının ardından da CHP’nin iptal yönünde oy kullanan Yüksek Seçim Kurulu üyelerine “çete” demeye başladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hakaretlere, bu saygısızlığa uğrayan Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ben inanıyorum ki bu CHP’nin yetkilileri, ilgileri onlara çete diyen, her türlü hakareti yapanlara karşı da kendi yasal olan haklarını savunacaklardır, koruyacaklardır” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, YSK’nın da il ve ilçe seçim kurullarında ihlalde bulunan yetkililere yönelik bazı adımları olduğunu belirterek, yeni bir ihmalin, eksikliğin olmaması için de ellerinden gelen tüm tedbirleri aldıklarını söyledi.

Sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesinin de itirazın bu seçime yönelik olmasından kaynaklandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü yapılacak seçimin sadece bir vizyon seçimi olduğunu, belediye meclisi, komisyonlar ve başkanvekilliklerinin çoğunluğun AK Parti’de olduğunu kaydetti.

“23 HAZİRAN’DA VERECEĞİNİZ OY TARİHÎ NİTELİKTEDİR”

Vatandaşların Pazar günü oy kullanırken bu seçimin İstanbul’a kazandıracaklarını ve kaybettireceklerini iyi hesaplaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü CHP’nin bu belediye başkanlığı seçimini almasıyla arkasında meclisin olmadığı bir belediye başkanı olacak. Arkasında komisyonların olmadığı bir belediye başkanı olacak, ama AK Parti olduğu zaman meclisiyle, komisyonlarıyla ve bir diğer tarafıyla da Kabinesiyle, Cumhurbaşkanı’yla bir başka imkân güç olacak” hatırlatmasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’na desteğini açıkladığının altını çizerek, “Bakın kimler kimlerle şu anda el ele, iş tutmuş. Bunların millî, yerli böyle bir şeyi yok. Bu bakımdan ben yani İYİ Parti’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, CHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, Saadet’e gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, bakın bu oyunuz sıradan bir oy değil, bu çok çok tarihî önemde bir oydur. Ve bununla birlikte düşünün birçok yerlerin CHP’nin adayı tarafından terör örgütüne şimdiden pazarlaması yapılmıştır, oralara verilmesi söz konusudur” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine 40 yıllık siyasi hayatında hiçbir zaman seçmene hakaret etmediğini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Benim eleştirim teröre bulaşmış olan yöneticileridir. Özellikle şu anda HDP’nin başındaki yöneticilerin dağ ile nasıl iş tuttuğunu, nasıl onlarla el ele olduğunu biliyoruz değil mi? Şu anda Demirtaş; hatırlayın Diyarbakır’da bütün vatandaşları sokağa döküp 50’nin üzerinde vatandaşımızın ölümüne neden olan bir kişidir. Şu anda cezaevinde niye duruyor? Hiçbir suç işlemediği için mi duruyor? Eş başkanları niye duruyor? Bunların hepsi Kandil’de gidip de oradaki teröristlerle el ele resim çektirenler, poz verenler değil miydi? Bizim bu noktadaki bütün çağrımız onlara. Ha ben oraya oy veren vatandaşlarıma hiçbir zaman kalkıp da bir defa suç sabit olmadıkça onlara terörist diyemem. Ama bunların lider kadroları maalesef teröristlerle el ele, kol kola olduklarına dair elimizde belgeler olduğu için ha onlarla ilgili bunu rahatlıkla söylerim. Ve onun için de ben vatandaşlarıma burada bu oyuna gelmeyelim diyorum ve bu oyunu bozalım diyorum.”

“KÜRT VATANDAŞLARIMIZ BİZİM İKTİDARIMIZDA HAKLARINA KAVUŞTU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yıllık AK Parti iktidarında Kürt vatandaşların birçok hakka kavuştuğunu aktararak, “Şimdi isteyip de alamadıkları artık bu ülkede hiçbir şey kalmadı. Caddelerde, sokaklarda Kürtçe isimlerden tutun da bütün mesela anneleriyle-babalarıyla cezaevlerinde Kürtçe görüşme yapma imkânları yoktu, bütün bu imkânlar artık var” vurgusunda bulundu.

AK Parti’nin şu anda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde en güçlü parti konumuna geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneydoğu-Doğu deyince akıllara sadece Diyarbakır’ın geldiğini ancak bu bölgelerdeki diğer illeri göz önüne alınca AK Parti’nin birinci parti olduğunun görüleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde Şırnak’ın AK Parti’ye geçmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydederek, “Yani terör oralardan silindikçe, terör oralarda yok edildikçe inanıyorum ki benim Kürt kardeşlerim AK Parti ile geçmişte olduğu gibi büyük oranda bütünleşecekler. Biz şu anda Hakkâri’nin bazı ilçelerini biliyorsunuz aldık, bunlar çok önemli adımlar” sözlerine yer verdi.

“36 AYRI ETNİK GRUP, 82 MİLYON BİR VE BERABER OLURSAK GÜÇ BULURUZ”

Kürt kökenli vatandaşlara seslenerek; AK Parti’ye inanmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz özellikle ülkemizin bölünmesini asla istemiyoruz. Yapmamız gereken tek şey var; biz birbirimizi Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla, Arnavut’uyla seveceğiz. 36 ayrı etnik grup, 82 milyon bir ve beraber olacağız. Böyle olursak güç buluruz, böyle olmazsak güç kaybederiz. Ve zaten bizi Batı dünyası bölmek istiyor, parçalamak istiyor. Biz Batı dünyasına da bu fırsatı vermeyeceğiz. Onun için ben Kürt kardeşlerime, özellikle şu anda tabii Pazar günü İstanbul’da bir seçim var, İstanbul’da yaşayan Kürt kardeşlerime bu konuda hassasiyet göstermelerini ve şunu bilmelerini istiyorum ki; Binali Yıldırım kardeşim bütün deneyimiyle, tecrübesiyle, uluslararası camiadaki tanınır oluşuyla İstanbul’a çok daha farklı hizmetleri verecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiir okumaya imam hatipte okurken sınıf yarışmasından seçilerek başladığını daha sonra liseler arası yarışmaya girdiğini anlatarak,  o döneme ilişkin anısını şöyle dile getirdi: “Bir keresinde de liseler arası bir yarışma yapıldı, o yarışmada da edebiyat hocam beni seçti. Ve o yarışmada Mithatpaşa Kız Meslek Lisesi vardı Anadolu Yakasında, onun konferans salonunda yapıldı ve o yarışmaya katıldık, çok ilginç bir yarışmaydı. Kaynana zırıltısı vardı, tahtadan yapılan, ses çıkarırdı. Ve ben anons edildim, Türkiye Teknik Ressamlar Cemiyeti organizasyonu yapıyor, tam ben şiiri okumaya çıktım, bu kaynana zırıltısıyla bütün salon inletiliyor, yani bana şiir okutmayacaklar. Ben de önce, elimde mikrofon var, bunlar baktım durmuyor, o gün de liseler arası güreş müsabakaları da var, bizim okuldan da oraya neredeyse kimse neredeyse gelmedi, böyle bir durum var. Şimdi bizim arkadaşlar güreşe çok meraklıydılar. Durmuyor, o anda böyle irademin dışında bir durum oldu,  ben mikrofonu yere bıraktım, mikrofonu yere bıraktıktan sonra ben şiirimi okumaya başladım. O şiir Asım’ın Nesli şiiriydi. O kaynana zırıltılarıyla salonda beni susturmaya gayret eden bütün öğrenci arkadaşlar, ki salonda yaklaşık 750 kişi filan vardı, büyükçe bir salon, şiiri bitirdim, bir anda salonda büyük bir adeta sevgi patlaması, büyük bir heyecan ve sanki başladığım andaki salon yok, o gitmiş yerine bir başka salon gelmiş ve şiirimin bitişiyle birlikte… Neticesinde de o yarışmada ben birinci olmuştum. Onunla başlayan bir süreç.”

“İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLDUĞUMDA BİRÇOK ENGELLEMEYLE KARŞILAŞTIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde birçok grubun, yapının ve vesayet odağının engellemesiyle karşılaştığını hatırlatarak, “Şu anda bazıları dürüstlük edebiyatı yapıyor ya, o dürüstlük edebiyatını yapanlar önce sorumlusu olduğu belediyelerin tabi hesabını vermeleri lazım. İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman, bizim borcumuz İstanbul Büyükşehir’in 2,5 milyar dolardı. Ondan sonraki süreçte iktidarda da kendi partimiz yoktu ve biz hem borcu ödedik, ki cezaevine girerken kalan borcum 1 milyar 250 milyon dolardı. Ama bu süreç içerisinde yaptığımız yatırımlar, işte bu çöplerin kaldırılması olayı, yani bir yılda çöp olayını ortadan kaldırdık biz. İki; su konusu, ta Istranca Dağları’ndan suyu getirdik, Melen’den suyu getirdik” sözlerine yer verdi.

İnsan yönetiminin, bilgi yönetiminin, finans yönetiminin çok önemli konular olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde bunları başarıyla yürüttüklerini hem belediyenin borçlarını ödediklerini hem de büyük yatırımları gerçekleştirdiklerini söyledi.

“ATATÜRK HAVALİMANI’NIN BİR BÖLÜMÜ MİLLET BAHÇESİ BİR BÖLÜMÜ FUAR MERKEZİ OLACAK”

AK Parti belediyeciliğinin İstanbul’u çöp, çamur ve çukurdan arındırdığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım, altyapı, su, doğalgaz, metro, metrobüs gibi yatırımların hepsinin AK Parti belediyeciliğinin eseri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nın bir bölümünün millet bahçesi olacağını, terminal binasını binasının büyük bir fuar merkezi hâline getirileceğini ve bir kısmını da özellikle işadamları ve bazı devlet adamlarının geliş-gidişleri pist olarak kullanılmaya devam edileceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına hakaretinin, seçilmesi hâlinde görevine engel teşkil edip etmeyeceği sorusuna, “Bu konuda tabii işi Ordu Valimiz yargıya götürmesi hâlinde ki götürecek, polislerimiz hakeza, tabii bu konuda yargının vereceği kararı ben bilemem. Ama yargının vereceği karar bu işte önünü kesebilir” cevabını verdi.

Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı televizyon programına zerre kadar müdahil olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, moderatör seçimine Yıldırım’ın karar verdiğini söyledi.

Programın moderatörü İsmail Küçükkaya ile İmamoğlu’nun, program öncesinde 45 dakika görüşme yaptıklarının ortaya çıktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir şey olabilir mi? Ve bu tamamen ahlaksızlıktır. Eğer vereceksen veya görüşme yapacaksan, mesela biz Sayın Dündar’la yaptığımız Deniz Baykal programında her iki tarafın danışmanlarını davet etmişti, her ikisiyle de görüşmeler yapmıştı ve o görüşmelerden sonra da biz programa çıkmıştık. Bu başka bir şey, ama tek taraflı böyle bir şeyi yapıp ondan sonra da kalkıp dürüstlükten bahsetmek bambaşka bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

Programı izlerken moderatörün sık sık Yıldırım’ın sözünü kesmesinden rahatsızlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “26 kez Binali Beyin konuşmasını kesmiş, 10 kez de CHP adayının konuşmasını kesmiş. Şimdi böyle adaletsizlik olur mu? 26 kez bir konuşmayı kesmek ne demek? Öbür tarafta 10 kez CHP adayınkini kesiyorsun. Ve CHP adayına 63 dakika söz veriyorsun, ama AK Parti adayına 59 dakika söz veriyorsun, nerede adalet? Bunlar bizi tabii rahatsız eden konular oldu” ifadelerini kullandı.

“SANATÇILAR SANATIYLA KONUŞMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, sanatçıların sanatıyla konuşması gerektiğinin altını çizerek, yıllarca haklarını savunduğu, verilmeyen haklarını verdiği sanatçıların bazı tavırlarından, sözlerinden üzüntü duyduğunu yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçılara yönelik bir kırgınlığı olup olmadığı sorusuna şöyle cevap verdi: “Olmaz olur mu tabii ya, böyle bir şeyi hayati bir seçim öncesinde nasıl yaparsınız? Biliyorsunuz Gezi olaylarında da bunlardan bazıları bu tür şeyleri yaptılar ve tüm bunlar karşısında duruş önemli. Biz bu ülkede hizmetkâr olacağız ve sen bir sanatçı olarak gelip karşımıza dikileceksin. Ondan sonra da hak-hukuk vesaire bu tür şeyleri söyleyeceksin. Şu anda bizim onlarla ilgili yapmış olduğumuz yasal düzenlemeler niçin? Hak-hukuk gerçekleşsin diye. Biz bunlar için çalışırken, kalkıp da siz karşımızda dikildiğiniz zaman, kusura bakmasınlar biz de burada tavrımızı koymak durumundayız. Dünyanın neresine giderseniz gidin, kimse bu işi iyi yaptın, doğrudur demez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçıları programlara sanatçı oldukları için davet ettiklerinin altını çizerek, “Bunlar bu ülkenin sanatçıları, onun için davet ediyoruz. Yani onların bu davete icabet etmeleri aslında yani Türkiye’nin Cumhurbaşkanının bir davetine icabet, aslında bir kibarlıktır, bir protokol gereğidir. Gelirsin-gelmezsin, o ayrı mesele. Davet ettiğim hâlde gelmeyen bazı meşhurlar da var” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fazıl Say ile 29 Ekim ile alakalı bir görüşme gerçekleştirdiğini, Say’ın 29 Ekim ile ilgili bir eserden söz ettiğini, 29 Ekim akşamı bir araya gelinerek bir program yapma imkânı olacağını aktardı.

“İSTANBUL’UN TECRÜBEYE İHTİYACI VAR”

Pazar günü yapılacak seçimde Binali Yıldırım’a destek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer İstanbul’un kazanmasını istiyorsak, İstanbullunun kazanmasını istiyorsak burada tecrübeye ihtiyaç var, ulusal, uluslararası bilinirliğe ihtiyaç var. Burada Belediyenin Meclisi’nin arkasında olduğu bir belediye başkanına ihtiyaç var. Komisyonların arkasında olduğu bir belediye başkanına ihtiyaç var. Başkanvekillerinin arkasında olduğu bir başkana ihtiyaç var. Ve 39 belediyenin 25’inin yanında, arkasında olduğu bir başkana ihtiyaç var. Geliyorum çok daha önemli olana, Kabinenin arkasında olduğu bir başkana ihtiyaç var. Cumhurbaşkanının yanında ve arkasında olduğu bir başkana ihtiyaç var ki İstanbul şu andaki performansını çok daha ilerlere taşımış olsun” şeklinde konuştu.

Tüm Haberler