15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“İstanbul'u dünyanın en önemli metropollerinden biri hâline getirdik”

19.06.2019
“İstanbul'u dünyanın en önemli metropollerinden biri hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bizim İstanbul sevdamız yeni değildir. Bulunduğumuz tüm görevlerde İstanbul’a ibadet şevkiyle hizmet ettik. Yolları çamur ve çukurdan geçilmeyen, sokaklarını çöplerin istila ettiği, havası kirli, suyu akmayan, ulaşımı sıkıntılı bir şehri aldık; dünyanın en önemli metropollerinden biri hâline getirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe Belediye Binası önünde düzenlenen toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap etti.

Sancaktepelilerle en son 5 Mart'ta bir araya geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçenin 31 Mart seçimlerinde yüzde 50'lik oy oranıyla, ilçe belediye başkanlığı görevine AK Parti adayı Şeyma Döğücü'yü layık görerek, kendilerini yalnız bırakmadığı söyledi.

SANCAKTEPE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Sancaktepe'yi hayallerine ve hedeflerine ulaştırmak için gece gündüz çalışacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışını gerçekleştirilecek toplam yatırım tutarı 276 milyon lirayı bulan 28 kalem yatırım ve hizmetin hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün aralarında bir kongre merkezi, çok sayıda okul, mahalle konakları,  bilgi evi, spor sahası, cami, çocuk bahçeleri gibi benzer hizmet birimleri ile Fatih Mesire Alanı, kız yurdu, sağlık ocağı, trafik eğitim alanı, engelli rehabilitasyon merkezi gibi yatırımların açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, ayrıca 8 kilometrelik dere ıslahı, 7,5 kilometrelik yan yol düzenlemesi ile 64 kilometreyi bulan atık su hatları, kurban kesim alanı, pek çok belediye yatırımlarını da hizmete soktuklarını kaydetti.

Vatandaşlardan, Sancaktepe’nin 20 yıl önceki hâli ile bugünkü durumunun karşılaştırılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençler bunu bilse, inanıyorum ki oy verirken daha farklı oyunu verecek. Ama 20 yıl öncesine gittiğimiz zaman bir gerçek var. Altyapısıyla, üstyapısıyla, okullarıyla, hastaneleriyle, mesire yerleriyle acaba böyle bir Sancaktepe var mıydı? Doğal gazıyla, suyuyla acaba böyle bir Sancaktepe var mıydı? Burada da çöp dağları yok muydu? Ama hamdolsun biz iktidar olduk Sancaktepe farklı bir ilçe oldu. Bu hâle getirdik. Sancaktepe adeta küllerinden doğdu” dedi.

AK Parti’nin kurulduğu günden beri proje, yatırım ve hizmetle milletin gündemine gelmiş, gönlüne girmiş bir parti olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim lügatimizde yapamayacağını söylemenin özellikle de boş konuşmanın hele hele yalan ve iftiranın asla yeri yoktur, olmayacaktır. Sizlerin huzuruna çıktığımızda önce eserlerimizi, icraatlarımızı anlattık sonra da projelerimizi, hazırlıklarımızı, yapacaklarımızı ifade ederek destek istedik. Çünkü bu ülkenin ve milletin boş lafa, mugalataya, kendini olmadığı biri gibi göstermeye, takiyeye, halka karşı başka konuşup, arkada başka işler yapmaya bu milletin karnı toktur" değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, POPÜLİST SİYASET ANLAYIŞI YÜZÜNDEN GEÇMİŞTE YILLARINI HEBA ETMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin popülist siyaset anlayışı yüzünden altın kıymetinde yıllarını heba ettiğini belirterek, 2. Dünya Savaşı sonrası benzer şartlarda kalkınma yolculuğuna başlanan ülkelerin, bu tür patinajlar yüzünden Türkiye'yi fersah fersah geçtiğini söyledi.

Türkiye’nin Sadece merhum Adnan Menderes ve merhum Turgut Özal döneminde kayda değer sıçramalar ortaya koyabildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki isme de yaptıkları hizmetlerin bedeli, idamdan türlü türlü eziyete ve hakarete kadar uzanan bir zulüm zinciri ile adeta ödetilmiştir. Diğer ülkelere baktığımızda ise planlı ve kararlı bir yolculukla bugün dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına girdiklerini görüyoruz. Ülkemizdeki bu kısır döngüyü kıran da yine AK Parti olmuştur. 17 senede biz bunu başardık” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, Cumhuriyet tarihinde ilk defa AK Parti iktidarları döneminde bu kadar uzun süre ve büyük oranlı büyüme dönemi yaşadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tabii bu durum sadece dışarıdakileri değil, içerideki birilerini de rahatsız etti. Son altı yıldır maruz kaldığımız her saldırının, CHP ve HDP başta olmak üzere, içerideki belli kesimler tarafından hararetle desteklenmesinin sebebi budur. Demokrasi yoluyla, millî iradenin desteğiyle sandıktan çıkarak iktidar olamayacakları vehmine kapılanlar, darbelerden, krizlerden, terör örgütlerinden, siyaset mühendisliklerinden medet umar hâle gelmişlerdir. Hatta bu çevreler işi İstanbul'un fethi olan 1453'ün rövanşına kadar götürmüşlerdir. Duvarlara ne yazdılar? 'Zulüm 1453'te başladı.' dediler. Bunu yazanlar CHP zihniyeti. Şimdi bu CHP zihniyeti pazar günü bizden oy isteyecek. CHP zihniyetine sesleniyoruz: Zulüm 1453'te başlamadı, gönüllerin fethi 1453'te başladı. İstanbul, zulmün ezdiği Konstantinapol'den kurtularak kime geldi? Bize geldi. 31 Mart'ta seçimin neticesine en çok sevinenlerin arasında kimler var? Yunanlılar vardı. Yunan gazetelerinde atılan başlıkları hatırlıyorsunuz değil mi? Bu pazar günü bunu tersine çevirmeye var mıyız? Çok gayret edeceğiz, çok çalışacağız. İnşallah bu işi tersine çevireceğiz."

“MURSİ'NİN NAAŞINDAN BİLE KORKTULAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçimle göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı merhum Muhammed Mursi'nin darbeyle devrilmesinin ardından söylenen sözlere ve şehadeti sonrası verilen bazı mesajları hatırlatarak, “Bilhassa muhalefete yakın bazı sosyal medya hesapları üzerinden sergilenen çirkeflikleri gördüğünüzde insanlık adına utanıyorsunuz. Çünkü bu CHP zihniyeti, onun benzerleri benimle ilgili de ne diyorlardı? Mursi içeri atıldığı zaman 'Erdoğan'ın akıbeti de onun gibi olacak.' diyorlardı. Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz? Mesele bu kadar önemli. Erdoğan'ın akıbetini Mursi'nin akıbetine benzetenler, Sisi zihniyetidir. İşte onun için çok çalışmamız lazım. Biz, bunlardan korkmuyoruz. Biz, kefenimizi giyerek zaten bu yola çıktık. Böyle de yürüyeceğiz. Onun için kefenimizi giyerek bu yola çıkanlara korku asla, asla, asla yakışmaz" diye konuştu.

Merhum Muhammed Mursi'nin, mahkeme salonunda 20 dakika yerde çırpındığını, yetkililerin müdahalede bulunmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "İşte ben de diyorum ki Mursi, eceliyle değil öldürülmüştür. Mısır'da ilk demokratik yolla yüzde 52 oy oranıyla cumhurbaşkanı olan Mursi'nin naaşından bile korktular. Ailesine Sayın Mursi'yi vermediler. Hanımı maalesef Mursi'yi alanlar arasında yoktu. Vasiyeti vardı Mursi'nin, 'Benim naaşımı köyüme defnedin.' diye. Köyüne defnetmediler, devlet kendi belirlediği yere Mursi'yi defnetti. Çünkü korkuyorlardı. Korkaklar, zafer anıtı dikemezler. Bunu böyle biliniz" şeklinde konuştu.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI’NI GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Mursi’nin hayatını kaybetme sürecinin takipçisi olacağına vurgu yaparak, “Uluslararası mahkemelerde Mısır'ın yargılanması için gereken ne varsa bunları yapacağız. Bunun yanında aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı’nı göreve davet ediyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da gerekeni yapması şarttır. Önümüzde G-20 var. Osaka'daki G-20 toplantısında gündeme getireceğimiz konulardan bir tanesi bu olacak. Zira bizler, hakkın ve haklının yanında olacağız. Zalimlerin yanında olamayız, onların da karşısında olacağız. İnşallah G-20 Zirvesi bu noktada önem arz ediyor” dedi.

Vatandaşlardan millî iradeye sıkı sıkıya sarılmalarını ve Pazar günü sandığa gitmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sandığı aşağılayanlara hak ettikleri dersi Pazar günü sandıkta vereceklerini, meydanın millî irade hırsızlarına bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde sandık görevlileri ve sonuç tutanaklarında yapılan usulsüzlükleri anlatarak, 31 Mart sonrasında sandıkların tümünün sayımını istediklerini ancak CHP’nin bunu engellediğini ancak sandıkların tümünün yeniden sayılması hâlinde Pazar günü yapılacak seçime gerek kalmayacağını dile getirdi.

31 Mart seçimlerinin galibinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde Cumhur İttifakı olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak bu seçimlerden Türkiye genelinde toplamda il genel meclisinde yaklaşık yüzde 60'lık, büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 52'lik, il belediye başkanlıklarında yüzde 55 oy oranıyla zaferle çıktıklarını ifade etti.

İstanbul'un 39 ilçesinin 25'ini Cumhur İttifakı’nın kazandığını, 312 belediye meclis üyesinden 180’inin de yine kazanıldığını ve İstanbul’da tartışmasız şekilde Cumhur İttifakı’nın galip geldiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da neden tekrar seçime gidildiğini şu sözlerle anlattı: “Çünkü büyükşehir belediye başkanlığıyla ilgili birleştirme tutanaklarında AK Parti aleyhine kasıtlı oynamalar, yanlışlar tespit ettik. Üstelik bu kasıtlı yanlışların toplamı 30 bin gibi seçim sonucunu değiştirecek boyutta bir rakama ulaşıyor. Biliyorsunuz iki aday arasındaki fark 29 binden başladı, bizim itirazlarımızla ve oyların ancak yüzde 10'unu yeniden saydırabilmemizle 13 binli rakamlara kadar düştü. İşte bunun adı nedir? Oylar çalındı. Dikkat edin sadece yüzde 10 oranında bir yeniden sayımla 16 bin oy gasp edilmekten ancak kurtarıldı. Bu durum gösteriyor ki AK Parti'nin oyları çalınmıştır.”

“BELEDİYE BAŞKANLIĞI VE SİYASET HER ŞEYDEN ÖNCE AHLAK VE DOĞRULUK GEREKTİRİR”

Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin MHP ve AK Parti’nin genel başkanından adayına, milletvekillerinden teşkilatlarına kadar tüm varlıklarıyla sahada olduğunu ifade eden Erdoğan, “Buna karşılık diğer partinin genel başkanı ortada yok, yöneticileri ortada yok, il başkanı ortada yok, medya şovlarını bir kenara bırakırsanız adayı da ortada yok. CHP adayına destek ya Kandil'den geliyor, ya Kandil'in güdümündeki partinin cezaevindeki eski genel başkanından Selo'dan ya da yurt dışından geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yurtdışındaki mahfillerin İstanbul’u kimin yöneteceği ile niçin yakından ilgilendiklerinin önemli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Londra'ya, Berlin'e, Paris'e, Viyana'ya, Amsterdam'a, Brüksel'e kimin belediye başkanı seçildiğiyle uğraşıyor muyuz? Demek ki dert başka CHP Genel Başkanının, il başkanının ve il başkanlığı diğer yöneticilerinin ortada olmamasının sebebi de gerçek yüzlerini göstererek, zar zor oluşturulan imajı zedeleyecek işler yapmalarını engellemektir. Bunların her şeyleri gibi siyasetleri de sahte. Hâlbuki biz, şahsımızla adayımızla projelerimizle ortadayız. Eğer konu hizmetse Allah'ın izniyle bizim adayımız Binali Yıldırım'ın üzerine biz kimseyi tanımayız. Eğer konu projeyse Türkiye'nin en iyi proje adamını İstanbul'a aday yaptık” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı televizyon programını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, program moderatörü ile İmamoğlu’nun görüşmelerinin de densizlik, ahlaksızlık olduğunu söyledi.  CHP adayı İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet güçlerine yönelik hakaretlerini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan CHP’ye, HDP'ye, İYİ Parti'ye gönül veren vatandaşlarıma ve bu adayı destekleyen herkese sesleniyorum. Belediye başkanlığı ve siyaset her şeyden önce ahlak gerektirir, doğruluk gerektirir, tutarlılık gerektirir, saygı gerektirir, sevgi gerektirir. Bu kişide sözünü ettiğim vasıfların hiçbiri yoktur" diye konuştu.

“Şayet mesele İstanbul’a Büyükşehir Belediye başkanı seçmekse, milletimizin iradesi ne yönde olursa olsun başımızın üzerindedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak amacın seçim üzerinden İstanbul’u teslim almak, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak olduğuna dikkati çekti.

SURİYELİLERE MAAŞ ÖDENDİĞİ İDDİASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilere maaş ödendiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığını yineleyerek, “Biz sadece benim fakir vatandaşıma biz maaş veriyoruz. Belki de burada içimizde şu anda fakir-fukara, garip-gureba kaymakamlıklardan maaş alan yüzlerce, binlerce insan var. Evde engellilere, hastalara, bakım yapanlara biz maaş veriyoruz öyle mi? Bunları biliyorsunuz zaten. Suriyelilere özellikle kamplarda yaşayanlara bizler gıda, ilaç, eğitim, hastane bu tür destekler veriyoruz, bunların dediği şekilde değil, ama CHP hep yalan üzerinedir” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul sevdasının yeni olmadığını, bu şehrin büyüdüğü, eğitim gördüğü, hayata atıldığı, siyasete girdiği bir şehir olduğunu belirterek, “Bulunduğumuz tüm görevlerde bu şehri İstanbul’a ibadet şevkiyle hizmet ettik. Yolları çamur ve çukurdan geçilmeyen, sokaklarını çöplerin istila ettiği, havası kirli, suyu akmayan, ulaşımı sıkıntılı bir şehri aldık, dünyanın en önemli metropollerinden biri hâline getirdik” şeklinde konuştu.

“BİZİM MEŞREBİMİZDE MİLLETİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK EN BÜYÜK ŞEREFTİR”

“Binali Yıldırım kardeşimizin İstanbul için verdiği her sözün arkasındayız. İnşallah bir defa hükûmet olarak, Cumhurbaşkanı olarak bizler gerekli olan desteği Binali Yıldırım kardeşimize vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm il-ilçe belediyelerimizle el-ele vererek inşallah çok daha güçlü hâle geleceğiz. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde zaten AK Parti var, komisyonların tamamında AK Parti var, Başkanvekillikleri AK Parti’de. Atılacak her adımda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde inşallah AK Parti’nin imzası var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şehrin 25 ilçesinin yönetimini nasıl Cumhur İttifakı’na vermişseniz, Büyükşehir Belediye Başkanlığını da aynı şekilde Binali Yıldırım kardeşimin tecrübeli ve üretken ellerine teslim etmenizi istiyorum. Bu yalancılara-dolandırıcılara İstanbul’u teslim edemeyiz. Emin olun emanetiniz güvende olacaktır. Bizim meşrebimizde emanete sahip çıkmak, hele hele milletin emanetine sahip çıkmak hem en büyük sorumluluktur, hem en büyük şereftir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından yapımı tamamlanan yatırım, hizmet ve eserlerin toplu açılış kurdelesini kesti.

Tüm Haberler