15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“İslam ilim adamlarının dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor”

23.05.2019
“İslam ilim adamlarının dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Medeniyet inşa etmek, her topluma nasip olan bir haslet değildir. Biz, bu konuda şanslı bir milletiz. Her şeyden önce dinimiz olan İslam’ın kadim ve çok zengin bir medeniyet birikimi var. İslam ilim adamlarının; tıptan astronomiye, matematikten kimyaya, fizikten siyaset bilimine kadar dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 1 Temmuz’da hayatını kaybeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’i bir kez daha rahmetle ve saygıyla yâd ederek, merhum Fuat Sezgin’in Türkiye’ye ve milletine derin bir muhabbetle bağlı olduğunu söyledi.

“HOCAMIZIN ESERLERİ YANINDA ŞAHSİ KÜTÜPHANESİ, BAŞLI BAŞINA BİR HAZİNE DEĞERİNDEDİR”

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, ömrünün son yıllarında eserlerini, kitaplarını, tüm birikimini Türkiye’ye kazandırmanın, milletin istifadesine sunmanın gayreti içinde olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fuat Sezgin’in eserlerinin büyük kısmının Türkiye’ye kazandırıldığını, diğer kısmının da Türkiye’ye getirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.

Gülhane Parkı içinde eski Has Ahırlar Binası’nda açılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin yerini bizzat Prof. Dr. Fuat Sezgin’in belirlediğini ve kendisinin de Başbakanlığı döneminde müzenin hazırlıklarını Sezgin Hoca ile bizzat yürütme şerefine nail olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hocamızın eserleri yanında şahsi kütüphanesi, başlı başına bir hazine değerindedir. İnşallah bunları da vakıf ve müze bünyesinde en güzel şekilde koruyacak, değerlendirecek, gelecek nesillere aktaracağız. Hocamızın eserlerinden bir set de Cumhurbaşkanlığı Kütüphanemizin en kıymetli bölümü olarak araştırmacılarımızın ve gençlerimizin hizmetine sunulacaktır” dedi.

“DÜNYA ÇAPINDA BİR BİLİM ADAMININ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİNDEN UZAKLAŞTIRILMASI TARİHİMİZİN EN BÜYÜK AYIPLARINDANDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül 2018’te yayımlanan bir genelgeyle 2019 yılını “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” olarak ilan ettiklerini hatırlatarak yıl boyunca yapılacak etkinliklerin koordinasyonunun Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile Kırıkkale Üniversitesince yürütüleceğini ve Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve Türk Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada yaklaşık 800 etkinliğin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, Bitlis’te başlayıp İstanbul’da süren, ardından Almanya’ya uzanan ve yeniden İstanbul’da nihayete eren 94 yıllık hayatının her safhasının paha biçilmez derslerle dolu olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya çapında böyle bir bilim adamının, 1960 darbesinin ardından İstanbul Üniversitesinden uzaklaştırılması, tarihimizin en büyük ayıplarından biridir” ifadesini kullandı.

İstanbul Üniversitesi’nden uzaklaştırılmasının ardından Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ilmi çalışmalarını Almanya’da sürdürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim kıymetini bilemediğimiz hocamıza Almanya’nın sahip çıkması, boşuna değildir. Hocamız, İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulanmaz eserlerinin önemli bir bölümünü, tabii olarak çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle, yani Almanca olarak yayınlamıştır. Bunun anlamı, bu eserlerin bilim tarihine Alman patentli olarak geçmiş olmasıdır. Açık konuşmak gerekirse, hocamızın ülkemizde barındırılmamasının sebebi, yürüttüğü çalışmaların başındaki ‘İslam’ ifadesidir. Şayet Fuat Hoca, İslam değil de mesela Roma veya Bizans tarihi çalışmış olsaydı, emin olun hayatının sonuna kadar İstanbul Üniversitesinde kalmaya devam ederdi. Hâlbuki İslam âlimlerinin çalışmaları incelenmeden dünya bilim tarihinin incelenebilmesi de, yazılabilmesi de mümkün değildir. Sadece ve sadece yürüttüğü çalışmaların başında İslam ifadesi geçiyor diye hocamızı bir kalemde silip atanlar, ortaya çıkan dünya çapındaki eserlerin şerefini, kendi elleriyle Almanya’ya bağışlamışlardır.”

“ÜNİVERSİTELERİ 81 VİLAYETİN TAMAMINA YAYARAK YÜKSEKÖĞRENİME ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRDIK”

İstanbul’u dünyanın en gözde ilim ve kültür merkezlerinden biri hâline getirmek için her türlü gayreti gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteleri de 81 vilayetin tamamına yayarak hem yükseköğrenime erişimi kolaylaştırdıklarını hem de bilim insanlarının önünde geniş bir çalışma alanı oluşturduklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunları yaparken, bir yandan da eski dönemin bakiyesi bağnazlıklarla, kendi medeniyetine ve kültürüne husumeti çağdaşlık zanneden ‘sömürge aydınlarıyla’ mücadele ettik. Bu zihniyeti tümüyle ortadan kaldıramamış olsak da bilimsel çalışmaların yelpazesini olabildiği kadar genişlettiğimiz bir gerçektir. Ülkemizde tarih, kültür, sanat, edebiyat başta olmak üzere sosyal bilimler alanları yeniden cazibe kazanmışsa, işte bu çabalar sayesindedir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilmi çalışmalar kapsamında Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 5 milyon ciltlik kütüphanenin üç, dört ay içerisinde açılacağını, İstanbul’da da Rami Kışlası’nda 6 milyon ciltlik bir kütüphanenin yapım çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

“İSLAM DİNİ KADİM VE ÇOK ZENGİN BİR MEDENİYET BİRİKİMİNE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medeniyet inşa etmek, her topluma nasip olan bir haslet değildir. Biz, bu konuda şanslı bir milletiz. Her şeyden önce dinimiz olan İslam’ın kadim ve çok zengin bir medeniyet birikimi var. İslam ilim adamlarının; tıptan astronomiye, matematikten kimyaya, fizikten siyaset bilimine kadar dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor” diye konuştu.

Bugün Türkiye’nin ve dünyanın pek çok yerinde, Müslüman bilim adamlarının ortaya koydukları eserleri, başarılarını iftiharla takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada üzerinde asıl uzun uzun düşünmemiz gereken husus, bu çalışmaları kendi medeniyet coğrafyamızda yürütecek iklimi niçin oluşturamadığımızdır. Türkiye olarak yavaş yavaş bu konuda kendimizi müspet yönde ayrıştırdığımıza inanıyorum. Bilim insanlarımıza birikimlerini ülkemizde değerlendirebileceklerini böyle bir zemini hazırlamaya başladığımızı da gösteriyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde ülkemizi, tüm bilim insanları için çok daha önemli bir cazibe merkezi hâline getireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“GÜÇLERİN DENGESİZ OLDUĞU BİR YERDE, İDEALLERİ HAYATA GEÇİRECEK İMKÂN OLUŞTURMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilimin ve teknolojinin insanlığa sağlayacağı faydaların veya zararların, onun gerisindeki felsefeyle, inançla, amaçla ilgili olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “İnsanı, herhangi bir meta olarak gören anlayışla üretilen bilim ve teknoloji, ancak dünyadaki adaletsizliği artırmaya, zulmü çoğaltmaya yarar. Buna karşılık, insanın yaratılmışların en şereflisi olduğu anlayışıyla yürütülen bilim ve teknoloji faaliyetleri, dünyadaki herkes için mutluluk, huzur, refah kaynağı hâline dönüşür. Nasıl aynı malzemeyle, sadece doz farkıyla zehir de ilaç da yapılabilirse, bilim ve teknolojinin sonuçlarıyla da benzer neticeler elde etmek mümkündür. Atomu parçalayarak insanlık için en ucuz enerji kaynağını üreten de insanları toplu şekilde katleden de aynı bilim, aynı teknoloji değil midir?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse biz, bilimi ve teknolojiyi sadece insanlığın hayrına kullanacağız. Bıçak katilin elinde insan öldürür ama aynı şekilde bıçak değil de neşter doktorun elinde, cerrahın elinde hayat kurtarır. Fark bu, bunun için önce dengeyi sağlamak gerekiyor. Türkiye olarak, savunma sanayiine verdiğimiz önemin gerisinde, işte bu anlayış vardır. Güçlerin dengesiz olduğu bir yerde, idealleri hayata geçirecek imkân oluşturmak mümkün değildir. Biz, milletimiz, mensubu olduğumuz ümmet ve tüm insanlık için barış, huzur, güven, refah, adalet, esenlik dolu bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere Gülhane Parkı içerisindeki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni gezmelerini tavsiye ederek müze ve Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Kütüphanesi’nin gençlere yeni ufuklar çizeceğini, gençlerin geleceğe bakışlarını teşvik edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı’nın Türkiye, İslam dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı programlarının düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

Tüm Haberler