“İslam'ın Kelime Anlamı Barıştır; İslam’la Terör Bir Araya Gelemez”

02.02.2017
“İslam'ın Kelime Anlamı Barıştır; İslam’la Terör Bir Araya Gelemez”

Almanya Şansölyesi Merkel ile görüşmesinin ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şansölye Merkel'in ‘İslamist terör’ ifadesine yönelik “İslamist terör ifadesi biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. Çünkü İslam'la terör bir araya gelemez. İslam'ın kelime anlamı barıştır. Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek, bu o dinin mensuplarını üzer” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki görüşmelerin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE, GÜÇLER AYRILIĞININ YOK EDİLMESİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bir Alman gazetecinin, “Anayasa değişikliği bu şekilde kabul edilirse muhalefette şöyle bir endişe var, ‘güçlerin dağılımının zarar göreceği’ yönünde” diye sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin özellikle güçler ayrılığıyla alakalı ileri sürmüş olduğu tezin, şu anda yapılmakta olan başkanlık sistemine yönelik veya cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik ki bugün, yarın bana Parlamentodan bu metin ulaşacak, ama ben tartışmalardan hareketle bunu söylüyorum, en ufak bir hakikat payı yok. Yasama organı yine var, yürütme aynı şekilde var, yargı yine var, yani burada güçler ayrılığı noktasında bunların yok edilmesi diye bir şey söz konusu değil” cevabını verdi.

“MİLLET NASIL BİR KARAR VERİRSE, BUNA HERKES UYMAK DURUMUNDA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Burada bütün mesele şudur, yürütmenin çok daha seri çalışmasını sağlayacak imkânlar verilmiş, yasama organının çok daha seri karar alma imkânına kavuşmasının yolları aynı şekilde açılmış, tabi ki yargı aynı şekilde yine burada varlığını koruyor ve o da işlevini aynı şekilde sürdürecektir. Yani muhalefetin şu anda bu konuyla ilgili hedef saptırmaya yönelik attığı adımlardan başka bir şey söz konusu değildir. Ve zaten yapılan müzakereler neticesinde de biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu referandumla ilgili kararını verdi, şimdi de nihai kararı verecek olan yer neresidir? Millettir. Millet nasıl bir karar verirse buna herkes de uymak durumundadır ve şu anda kampanya süreci başlayacaktır ve bu kampanyayla birlikte de öyle zannediyorum ki Nisan ayı içerisinde de sandık milletin önüne gelecektir ve nihai karar mercii de orasıdır.”

FETÖ MENSUPLARININ ALMANYA’DAN İADESİ

Bir Türk gazetecinin Almanya Şansölyesi Merkel’e, “Fetullahçı terör örgütü yandaşlarının bir kısmının Almanya’da olduğunu biliyoruz, bunlar Türkiye’de de aranıyor. Bunların geri verilmesi ve iadesi konusunda Almanya’nın spesifik bir adımı olacak mı? Gelecekteki adımlarınız ne olacak Almanya tarafı olarak?” diye sorması üzerine, Şansölye Merkel “Biz terörle mücadele konusunda ve bu suçlara karşı mücadele konusunda kararlıyız. Türkiye’nin beklediği şeklide her ülke bunu bekler. Fakat bizim adım atmamız, önlem almamız için elimizde kanıtların olması gerekiyor, mahkemeler bu kanıtları değerlendiriyor. Almanya’da bazı mahkeme kararları var bazı koşullarda iadelerin yapılamayacağı yönünde. Adalet bakanlarımız bu konuda görüşmeler yapacak bundan sonra da. Fakat mahkemelerin ve bağımsız incelemelerin sonucuna tabi ki saygı duymalıyız” cevabını verdi.

“İSLAMİST TERÖR İFADESİ, MÜSLÜMANLARI ÜZMEKTE”

Aynı soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Özellikle bir şeyi vurgulamam lazım, çünkü halkım da bu konuyu yanlış anlamış olabilir. Bir; ‘İslamist terör’ ifadesi ki bunu aslında ben Sayın Şansölye’ye de anlattım. Bakın ‘İslamist terör’ ifadesi, biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. Çünkü İslam’la terör bir araya gelemez. İslam’ın kelime anlamı barıştır. Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek, bu o dinin mensuplarını üzer. Yani burada biz DEAŞ terör örgütünden dolayı kalkıp ‘İslamist terörü’ kullanırsak bu üzücü olur. Yani bunu lütfen kullanmayalım, çünkü kullanıldığı sürece biz bunun karşısında durmak durumundayız. Sessiz kalırsak, bu kabul olur, ben şahsen bir Müslüman olarak, bir Müslüman Cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem” dedi.

“DEAŞ'A KARŞI, BİZİM VERDİĞİMİZ MÜCADELEYİ VEREN İKİNCİ BİR ÜLKE YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda dünyada DEAŞ’a karşı Türkiye’nin verdiği mücadeleyi veren ikinci bir ülke bulunmadığını belirterek, “Herkes işin lafında, ama biz ise mücadelede kararlılığımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Aynı şekilde Fetullahçı terör örgütüyle alakalı da, PKK neyse, PYD neyse, YPG neyse Fethullahçı Terör Örgütü de odur. Yani benim ülkemde devlete darbe yapacak ve bu darbe yapan eğer kalkıp Almanya’ya kaçıyorsa, Almanya’da barınıyorsa, bunlara karşı Alman yönetiminin de; haklısınız, adalet bakanları birbirleriyle ilişki kurmak suretiyle belge, bilgi, bunlar gönderilebilir. Ama biz Amerika’ya da 85 koli belge-bilgi gönderdik, hâlâ yargıdan çıkacak kararlar bekleniliyor. Biz aynı zamanda NATO’da beraberiz, iki dost, müttefik ülkeyiz. Bu konularda çok daha seri kararlar almak suretiyle inanıyorum ki geciken adalet adalet değildir anlayışını biz tersyüz edip bir an önce neticeye varırsak isabetli olur diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

ŞANSÖLYE MERKEL: “ALMANYA’DA MÜSLÜMANLARIN İNANÇLARINI ÖZGÜRCE YAŞAYABİLMELERİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ”

Aynı soruya devam olarak Şansölye Merkel ise, “Türkiye’deki insanlara şöyle bir sözü de ifade etmek istiyorum. Din özgürlüğü benim için çok önemli ve demokrasinin bir parçası olarak görüyorum, bu nedenle Almanya’da Müslümanların inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Ve bizdeki Müslüman dernekleri de her tür teröre karşı seslerini yükselttiler. Bu nedenle İslami ve İslamist arasında, bu terimler arasında bir fark var. İnsanlarımızın Müslümanlarla çok büyük takdir duyduklarını ve iş birliği içinde bu teröre karşı mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.

Tüm Haberler