Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü Sahibi Kutlu: “Sanat Hakikate Giden Yolda Bir Duraktır”

28.12.2016
Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü Sahibi Kutlu: “Sanat Hakikate Giden Yolda Bir Duraktır”

Edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı 2016 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü kazanan Mustafa Kutlu, hastalığı nedeniyle törene gönderdiği mektubunda “Sanat hakikate giden yolda bir duraktır. Bu yol akıl ve fikir ile başlar. Ardından felsefe gelir. İşin içine kalp ve ruh girince sanat dünyasına ulaşırız. Sanat hakikat için kalbimizi açar, ruhu kanatlandırır” ifadelerine yer verdi.


28 Aralık 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2016 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde, edebiyat alanında ödüle layık görülen Mustafa Kutlu adına oğlu Murat Kutlu babasının törene gönderdiği mektubu okudu.

Mektubunda, 48 yıldır hak ve halk için yazdığını kaydeden Kutlu, “Açık, anlaşılır, gürbüz bir dili tercih ettim. Karanlık, anlaşılmaz ifade bana göre değil. Milletin derdi ile dertlendim, onun sevinci ile sevindim. Bu anlamda toplumcu bir yazarım. Sanat hakikate giden yolda bir duraktır. Bu yol akıl ve fikir ile başlar. Ardından felsefe gelir. İşin içine kalp ve ruh girince sanat dünyasına ulaşırız. Sanat hakikat için kalbimizi açar, ruhu kanatlandırır” ifadelerine yer verdi.

“Son durak dindir. Dine varınca dalgalar diner, savaş yerini barışa bırakır!” diyen  Kutlu, mektubunda sanatçının hür olması gerektiğini vurgulayarak, “Burada hürriyetten ne anladığımızı açıkça söylemeliyiz. Hürriyet ancak Cenab-ı Hakk’a kul olunca kazanılır. Hakk’a kul olan fert başka hiçbir güce boyun eğmez. Din ile bir ahlak kazanırız. Dinsiz ahlak olmaz. Olursa ona ‘Menfaat ahlakı’ denir. Cenab-ı Hakk’a inanmayan, ahirete inanmayan, Mahkeme-i Kübra’ya inanmayan için ne ahlak vardır ne de hukuk” dedi.

“SAYIN CUMHURBAŞKANI, İSLAM ÂLEMİNİN PARLAYAN YILDIZIDIR”

Mustafa Kutlu, hukukun temelinin de ahlak olduğuna dikkat çekerek şu görüşlere yer verdi: “Ahlaksız bir hukuk ancak “’gücün hukuku’ olabilir. Ahlaksız bilim adamı, siyaset adamı, asker ve sanatçı on para etmez. İsterse ağzı ile kuş tutsun. Cemaat ile ferdin münasebeti yine ahlak ve adalet dairesinde olmalıdır. Fert cemaate hükmederse, bu istibdat olur. Cemaat ferdi ezerse bu kimlik kaybına yol açar. İkisi de birbirini beslemelidir. O zaman ortaya şahsiyet çıkar. İşte bizim için önemli olan da budur. Birey kavramı böyle oluşur. Aksi halde ‘ben’ diye ortalıkta dolaşmanın bir anlamı yoktur. Zaten bizde ben demek terk-i edeptir.”

Bu ödülü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan almasının kendisi için bir onur olduğunu dile getiren Kutlu, mektubunu şu ifadelerle tamamladı: “Çünkü o, milletin bağrından çıkmış bir kahramandır. O, mazlumların umududur. O, İslam âleminin parlayan yıldızıdır. Cumhurbaşkanımızın lütfen kıymetini bilelim. Son olarak bu ödülü vatan uğruna şehit düşen asker ve polislerimizin aziz ruhlarına armağan ediyorum.”

Tüm Haberler